bugün
- ioçk'nın mutfağı6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yağmurcu neden akpli13
- radikal karar almak5
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- tantuni4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- tost3
- erdal beşikçioğlu17
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- kızlar naber10
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- tai lung4
- borsa5
- call of duty black ops3
- pazartesi diyete başlamak4
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- komşuya kahveye gitmek8
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- seda akman2
- g3 ile intihar etmek3
- çok sıcak olması4
- öğrencilik halleri3
- ispanya6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- yeni gelin instagramı2
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- hamama gitmek4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- parmak kılları4
- en tehlikeli insan tipleri6
- aykolik bey birader2
- donald trump2
- mürted öldürmek2
b tipi korku filmlerini bile takip eden bir deli olarak beğenmediğim, gördüğü ilgiyi kesinlikle haketmeyen film serisi.
gösterime girer girmez olay yaratan ilk filmde, sanılanın aksine herhangi bir orjinallik bulunmamaktadır. ne oyunculukların, ne yönetmenliğin, ne de o öve öve bitirilemeyen hikayesinin hiç bir etkileyici tarafı yoktur.
bir iki tane gerçekten başarılı yapımın ardından artık neredese her tür hollywood filminde karşımıza çıkan etkileyici bir senaryo yazamayıp sadece seyirciyi ters köşeye yatırarak işi kotarmaya çalışma klişesinin bir diğer örneğidir.
kıyaslayacak olursak ilkokulda yazdığımız her hikayenin sonuna "...ve annemin 'börkecan uyan okula geç kalacaksın!' sesini duydum." cümlesini koymamız bile bu klişeden daha orjinaldir.
birincisinin başarısının ardından çekilen devam filminin akademide yazsanız dersten çakmanızı, üstüne birde hocadan fırça yemenizi sağlayacak olan senaryosu ise en hafif ifade ile saçmalıktır.
seyirciyi şaşırtmak başka şeydir seyirciye yalan söylemek başka şey. eğer filmin sonunda kahramanlar bir dumur yaşıyacak ve bizde o onların şaşkınlığına ortak olacaksak, elimizdeki enformasyonun onların sahip oldugunundan fazla olmaması gerekir. yani onların monitörden izlediği olayları bize içeriden yansıtıp sonrada "bunlar aslında kasetti. yaa nasıl kekledik ama sizi, salaklar." demek, senaryonuzun hem teknik hem mantık açısından sakatlamaktır.*
yok eğer bu filmi ilginç kılan içerdiği vahşet sahneleri ise -hemde hepsi gerçek olan- çok daha beterlerini internette ufak bir araştırma ile bulabilir kesmez ise el altından snuff filmlere ulaşarak pornografi açlığınızı dindirebilirsiniz.
durum böyleyken, yakın zamanda üçüncüsü* çıkan, en son dördüncü duyurulan bu seri ve bir benzeri olan hostel'in zannımca seksenlerin prototip bir senaryoda katilin kah oyuncak bebek, kah klasik bir otomobil, kah marstan gelen palyaçolar olduğu seri üretim korku filmleri kadar bile değeri yoktur.
gösterime girer girmez olay yaratan ilk filmde, sanılanın aksine herhangi bir orjinallik bulunmamaktadır. ne oyunculukların, ne yönetmenliğin, ne de o öve öve bitirilemeyen hikayesinin hiç bir etkileyici tarafı yoktur.
bir iki tane gerçekten başarılı yapımın ardından artık neredese her tür hollywood filminde karşımıza çıkan etkileyici bir senaryo yazamayıp sadece seyirciyi ters köşeye yatırarak işi kotarmaya çalışma klişesinin bir diğer örneğidir.
kıyaslayacak olursak ilkokulda yazdığımız her hikayenin sonuna "...ve annemin 'börkecan uyan okula geç kalacaksın!' sesini duydum." cümlesini koymamız bile bu klişeden daha orjinaldir.
birincisinin başarısının ardından çekilen devam filminin akademide yazsanız dersten çakmanızı, üstüne birde hocadan fırça yemenizi sağlayacak olan senaryosu ise en hafif ifade ile saçmalıktır.
seyirciyi şaşırtmak başka şeydir seyirciye yalan söylemek başka şey. eğer filmin sonunda kahramanlar bir dumur yaşıyacak ve bizde o onların şaşkınlığına ortak olacaksak, elimizdeki enformasyonun onların sahip oldugunundan fazla olmaması gerekir. yani onların monitörden izlediği olayları bize içeriden yansıtıp sonrada "bunlar aslında kasetti. yaa nasıl kekledik ama sizi, salaklar." demek, senaryonuzun hem teknik hem mantık açısından sakatlamaktır.*
yok eğer bu filmi ilginç kılan içerdiği vahşet sahneleri ise -hemde hepsi gerçek olan- çok daha beterlerini internette ufak bir araştırma ile bulabilir kesmez ise el altından snuff filmlere ulaşarak pornografi açlığınızı dindirebilirsiniz.
durum böyleyken, yakın zamanda üçüncüsü* çıkan, en son dördüncü duyurulan bu seri ve bir benzeri olan hostel'in zannımca seksenlerin prototip bir senaryoda katilin kah oyuncak bebek, kah klasik bir otomobil, kah marstan gelen palyaçolar olduğu seri üretim korku filmleri kadar bile değeri yoktur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar