bugün
- 0 0 78
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı31
- bakarız diyen erkek16
- semicenk şarkıları3
- gta 75
- yeni şafak4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- semicenk vs blok32
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- geceye bir söz bırak11
- sözlükten hatun indirmek4
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sırlar denizi2
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması3
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- alkol içmek yasak mıdır3
- afd'nin lideri alice weidel5
- oğlak burcu kadını7
- kıymalı kaşarlı pide6
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kiraz cicegi kolonyasi6
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın2
- erzurum gece hayatı5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- renault fluence5
- nervio25
- espri yapmaya çalışmak3
- taze fasulye yiyen erkek8
- vexillarius the slayer12
- aleksey batrakov7
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- çindistan4
- cübbeli ahmet hoca4
- şeriatı savunan seküler3
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- ankara da 2 milyon 160 bin makaron ele geçirilmesi2
- kötü bir gün geçirmek3
- türkiye kuş konferansı4
- akrep kadınları4
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın fotoğrafı5
- saten gecelik2
feuerbach, hegel'in fantastik sistemini bir kenara itip günlük yaşamın basit deneyimine yönelmiş ve dinin insan işi bir ürün olduğu sonucuna varmıştı. bundan kırık yıl sonra bile engels, feuerbach'ın eserinin çağdaşları üzerinde nasıl özgürleştirici bir etki yarattığını ve marx'ın da feuerbach'ın görüşlerini heyecanla karşıladığını coşkuyla anlatacaktı. marx açısından bunun anlamı, artık göksel birtakım imgelere saldırmak yerine, dünyevi şeyleri kavramaya çalışmak gerektiğiydi.
dinsel kavram ve fikirlerin maddi koşullardan türediğine işaret ederek, marx'tan önce materyalist yöntemi kullanmıştı. ona göre, bütün dinsel düşünce ve kavramların kaynağı yaşayan insandı. doktrini almanca'daki ünlü bir sözcük oyunuyla özetlenebilir: "insan, yediği şeydir." ancak feuerbach'ın materyalizminin geçerliliği, din hakkında net ve ikna edici bir açıklama yapıp yapamadığına bağlıydı. sorunu bulanık bırakan bir materyalizm yetersizdir ve idealizme geri dönmekten kurtulamaz. marx, yaşayan insanı çıkış noktası olarak alma ilkesinin tek başına yeterli olamayacağına işaret etti. 1845'te yazdığı feuerbach üzerine tezler'de, kendi materyalizmiyle feuerbach arasındaki başlıca farkı belirtmişti:
"feuerbach dinsel özü insani öze dönüştürerek çözümler. oysa insani öz her bireyde içkin olarak bulunan bir soyutlama değildir. asıl gerçekliği, toplumsal ilişkilerin birliği olmasıdır (6.tez). feuerbach'ın eseri, dinsel dünyanın çözülüp kendi seküler temeline döndürülmesinden oluşur. ne var ki, bu seküler temelin kendi kendisini çekip kaldırması ve bulutların arasında kendi bağımsız ülkesini kurması, ancak kendi bölünmüşlüğü ve iç çelişkileriyle açıklanabilir.onun için, bu ikincisi önce kendi çelişkileri içinde anlaşılmalı, sonra çelişkinin ortadan kaldırılmasıyla, pratikte devrim yoluyla dönüştürülmesidir (4.tez)."
kısacası, insan ancak toplumsal bir varlık olarak anlaşılabilir. bireyden topluma doğru ilerlemeli, sonra da dinin ortaya çıkmasına yol açan çelişkileri çözmeliyiz. her türlü ideoloji ve bilincin kökeni olan gerçek dünya, yani maddi duyular dünyası, gelişme halindeki insan toplumudur. tabii arka planda toplumun da dayanağı olan doğa vardır, toplum doğanın insan tarafından dönüştürülmüş bir parçasıdır.
dini gerçek insana dönerek açıklamaya girişen feuerbach, gerçek insanı bulamamıştır; çünkü onu bireyde, genel olarak insani varlıkta arar. bu yaklaşımla fikirler dünyasını açıklamak mümkün değildir. işte bu yüzden feuerbach evrensel insan sevgisi ideolojisine geri dönmek zorunda kalır. "feuerbach materyalist olduğunda," demiştir marx, "tarihle ilgilenmez, tarihi ele aldığı zaman da materyalist değildir."
feuerbach'ın başaramadığı şeyi marx'ın tarihsel materyalizmi başarmıştır: insan fikirlerinin maddi dünyadan hareketle açıklanması. toplumun tarihsel gelişimini ele alan parlak bir araştırma, felsefi özetini şu cümlede bulur: "kendi maddi üretimlerini ve maddi ilişkilerini ve bununla birlikte kendi gerçekliklerini geliştiren insanlar, düşünüşlerini ve düşünüşlerinin ürünlerini de değiştirirler." böylece, gerçeklikle düşünce arasındaki ilişki olarak materyalizm, pratikte doğruluğunu kanıtlamıştır. gerçekliği ancak duyular aracılığıyla bilebiliriz. bilgi kuramı olarak felsefenin temeli de şu ilkedir: ampirik olarak verili maddi dünya düşünceyi belirleyen gerçekliktir.
marx da feuerbach üzerine tezler'inde insanın pratik faaliyetinin, yaşamının asli içeriği olduğuna işaret eder:
"insan düşünüşüne nesnel doğruluk atfedilip edilemeyeceği sorusu kuramsal değil, pratik bir sorudur. insan doğruyu,yani düşüncesinin bu dünyaya ait olduğunu, gerçekliğini ve gücünü pratikte kanıtlamalıdır (2.tez). soyut düşünce ile tatmin olmayan feuerbach duyusal algıya başvurur, ama duyusallığı insan duyusallığının pratik bir faaliyeti olarak anlamaz (5.tez)."
dinsel kavram ve fikirlerin maddi koşullardan türediğine işaret ederek, marx'tan önce materyalist yöntemi kullanmıştı. ona göre, bütün dinsel düşünce ve kavramların kaynağı yaşayan insandı. doktrini almanca'daki ünlü bir sözcük oyunuyla özetlenebilir: "insan, yediği şeydir." ancak feuerbach'ın materyalizminin geçerliliği, din hakkında net ve ikna edici bir açıklama yapıp yapamadığına bağlıydı. sorunu bulanık bırakan bir materyalizm yetersizdir ve idealizme geri dönmekten kurtulamaz. marx, yaşayan insanı çıkış noktası olarak alma ilkesinin tek başına yeterli olamayacağına işaret etti. 1845'te yazdığı feuerbach üzerine tezler'de, kendi materyalizmiyle feuerbach arasındaki başlıca farkı belirtmişti:
"feuerbach dinsel özü insani öze dönüştürerek çözümler. oysa insani öz her bireyde içkin olarak bulunan bir soyutlama değildir. asıl gerçekliği, toplumsal ilişkilerin birliği olmasıdır (6.tez). feuerbach'ın eseri, dinsel dünyanın çözülüp kendi seküler temeline döndürülmesinden oluşur. ne var ki, bu seküler temelin kendi kendisini çekip kaldırması ve bulutların arasında kendi bağımsız ülkesini kurması, ancak kendi bölünmüşlüğü ve iç çelişkileriyle açıklanabilir.onun için, bu ikincisi önce kendi çelişkileri içinde anlaşılmalı, sonra çelişkinin ortadan kaldırılmasıyla, pratikte devrim yoluyla dönüştürülmesidir (4.tez)."
kısacası, insan ancak toplumsal bir varlık olarak anlaşılabilir. bireyden topluma doğru ilerlemeli, sonra da dinin ortaya çıkmasına yol açan çelişkileri çözmeliyiz. her türlü ideoloji ve bilincin kökeni olan gerçek dünya, yani maddi duyular dünyası, gelişme halindeki insan toplumudur. tabii arka planda toplumun da dayanağı olan doğa vardır, toplum doğanın insan tarafından dönüştürülmüş bir parçasıdır.
dini gerçek insana dönerek açıklamaya girişen feuerbach, gerçek insanı bulamamıştır; çünkü onu bireyde, genel olarak insani varlıkta arar. bu yaklaşımla fikirler dünyasını açıklamak mümkün değildir. işte bu yüzden feuerbach evrensel insan sevgisi ideolojisine geri dönmek zorunda kalır. "feuerbach materyalist olduğunda," demiştir marx, "tarihle ilgilenmez, tarihi ele aldığı zaman da materyalist değildir."
feuerbach'ın başaramadığı şeyi marx'ın tarihsel materyalizmi başarmıştır: insan fikirlerinin maddi dünyadan hareketle açıklanması. toplumun tarihsel gelişimini ele alan parlak bir araştırma, felsefi özetini şu cümlede bulur: "kendi maddi üretimlerini ve maddi ilişkilerini ve bununla birlikte kendi gerçekliklerini geliştiren insanlar, düşünüşlerini ve düşünüşlerinin ürünlerini de değiştirirler." böylece, gerçeklikle düşünce arasındaki ilişki olarak materyalizm, pratikte doğruluğunu kanıtlamıştır. gerçekliği ancak duyular aracılığıyla bilebiliriz. bilgi kuramı olarak felsefenin temeli de şu ilkedir: ampirik olarak verili maddi dünya düşünceyi belirleyen gerçekliktir.
marx da feuerbach üzerine tezler'inde insanın pratik faaliyetinin, yaşamının asli içeriği olduğuna işaret eder:
"insan düşünüşüne nesnel doğruluk atfedilip edilemeyeceği sorusu kuramsal değil, pratik bir sorudur. insan doğruyu,yani düşüncesinin bu dünyaya ait olduğunu, gerçekliğini ve gücünü pratikte kanıtlamalıdır (2.tez). soyut düşünce ile tatmin olmayan feuerbach duyusal algıya başvurur, ama duyusallığı insan duyusallığının pratik bir faaliyeti olarak anlamaz (5.tez)."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar