bugün
- ölümden korkuyor musunuz27
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- kadın dövmek3
- atatürk diyor ki8
- vedat muriqi6
- hamburgerin içindeki domates4
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- galatasaray5
- kafakoparan dede3
- trombosit bağışında bulunmak2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- gecenin şarkısı12
- her biji amed8
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- depresyon6
- adana saimbeylide deprem3
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- sabahları sevilen şeyler11
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- sıfır atık vakfı11
- claudian clouds33
- türk düşmanı piçler9
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sözlük kızlarının kekleri24
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- fusya semsiyeli yabanci25
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- cop318
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- bilerek ponziye dahil olmak7
zor sanat. insanların kafasındaki düşünceleri değiştirmedikçe bu ülkede, ortalık yerde yapana iyi gözle bakılmayacağı anlaşılır bir haldedir. "neden?" sorusunu duyar gibi oldum. şimdi ona geliyorum.
öğleden sonra, 15:15'teki dersi beklerken zaman geçmek bilmediği içi yeni aldığım kitaba başlama gereksinimi duydum. hem kitaba alışır, hemde boş zamanı değerlendiririm dedim. ilk başlarda kantinde rahat rahat okuyacak yer bulamadığımdan arkadaş ortamında kitabı açtım. açmamla tepkiler gelişti: olum ne yapıyon lan sen? , entelektüel mi oldun malak? vb. şeyler duymaya başladım. bi' an duraksadım, "ben mi normal değilim, yoksa onlar mı?" sorusunu sordum kendime. kitabı bir hazla çıkarmıştım ki çantamdan, hızla koydum yerine şaşırmış şekilde. sonrasında kalktım masana, yeni boşalmış bir masanın başına geçtim. oturdum, müziğimi açtım, kitabı çıkardım çantadan ve biraz önceki hazla açtım tekrar kapağı. okumaya başladım. 3-4 sayfa sonunda kitaba dalmaya başladım, müziği bile duymaz oldum neredeyse. tam odaklanmışken biri gelip ayağıma tekme attı. yine bi' aptallaştım. "noluyo lan?" dedim. kafamı kaldırdım, bi' arkadaş. elimden kitabı aldı bi anda, saygılıydı kendince. çünkü sayfasını kaybetmeden bakıyordu. "yazar güzel ama şizofrene bağlamasın?" diye bi' yorum yaptı. boş gözlerle yüzüne baktım gitsin diye. öylede yaptı kendisi. gidip bi' su aldım, bir kaç yudum aldım ki kendime geleyim. tekrar kitaba başladım kaldığım yerden. ilerliyordu sayfalar yavaşça ama ben anlam veremiyordum cümlelere. arkadaşın yaptığına kafam takılmıştı. eden böyle bir şeye kalkışmıştı ki?
düşüncelerim ve kitap arasında gelip giderken, birisi daha yanaştı yanıma, elini omzuma koydu. bende durdum, okumayı bıraktım bir şey soracak diye. kulaklığı çıkardım suali bekliyorum. ses yok. döndüm kendisine baktım. yüzüme döndü kafası ve şu soruyla karşılaştım: "sen kitap mı okuyon?" içimden söverek başlayacağım cümleler kurmak geçti ama yapmadım. sakindim. yine boş bakışlarla baktım ve o da gitti.
tekrar kitaba döndüm ama bu sefer okumuyor, sayfaları öylesine çeviriyor, sadece insanları bana bakışlarını ve hareketlerini gözlüyordum.önümden her geçen bi' bakıyor, sonra tekrar bakıyordu. anlam veremedim bu bakışlarına, beni ya hor görüyorlardı yada önemsiyorlardı. bir kaç kişi geçtikten sonra bir an duruldu. kimse bana bakmaz oldu.
kitabı okumaya başladım tekrardan. dakikalar geçti ki, kafamı kaldırmam ile 3 kişinin tepemde olduğunu gördüm. "ne yapıyon lan y.....mmm!" sözüyle karşılandım. çok güzel değil mi? kitap okuyorum, görmek için gözünü kullanman yeterli cevabı verdim. boş bir gülüş attı ve sonrasında "okuyup ta ne olcan ki?" sorusunu duydum.
o an kitabı kapadım ve çantama koydum. içimden ben ve benim gibiler adına işimiz zor, bizim gibiler bunlara fazla gelir dedim. oysaki çok bir şey yapmıyordum. altı üstü bir roman okuyordum. çok normal bi' durum olması gerekirdi. sonra dedim ki kendi kendime; olum elm, burası türkiye, burası düz mantıklıların bolca olduğu ülke.
edit: 15:15'te girdiğim derste ne mi oldu? düz mantıklılarla ne olabilir ki...
öğleden sonra, 15:15'teki dersi beklerken zaman geçmek bilmediği içi yeni aldığım kitaba başlama gereksinimi duydum. hem kitaba alışır, hemde boş zamanı değerlendiririm dedim. ilk başlarda kantinde rahat rahat okuyacak yer bulamadığımdan arkadaş ortamında kitabı açtım. açmamla tepkiler gelişti: olum ne yapıyon lan sen? , entelektüel mi oldun malak? vb. şeyler duymaya başladım. bi' an duraksadım, "ben mi normal değilim, yoksa onlar mı?" sorusunu sordum kendime. kitabı bir hazla çıkarmıştım ki çantamdan, hızla koydum yerine şaşırmış şekilde. sonrasında kalktım masana, yeni boşalmış bir masanın başına geçtim. oturdum, müziğimi açtım, kitabı çıkardım çantadan ve biraz önceki hazla açtım tekrar kapağı. okumaya başladım. 3-4 sayfa sonunda kitaba dalmaya başladım, müziği bile duymaz oldum neredeyse. tam odaklanmışken biri gelip ayağıma tekme attı. yine bi' aptallaştım. "noluyo lan?" dedim. kafamı kaldırdım, bi' arkadaş. elimden kitabı aldı bi anda, saygılıydı kendince. çünkü sayfasını kaybetmeden bakıyordu. "yazar güzel ama şizofrene bağlamasın?" diye bi' yorum yaptı. boş gözlerle yüzüne baktım gitsin diye. öylede yaptı kendisi. gidip bi' su aldım, bir kaç yudum aldım ki kendime geleyim. tekrar kitaba başladım kaldığım yerden. ilerliyordu sayfalar yavaşça ama ben anlam veremiyordum cümlelere. arkadaşın yaptığına kafam takılmıştı. eden böyle bir şeye kalkışmıştı ki?
düşüncelerim ve kitap arasında gelip giderken, birisi daha yanaştı yanıma, elini omzuma koydu. bende durdum, okumayı bıraktım bir şey soracak diye. kulaklığı çıkardım suali bekliyorum. ses yok. döndüm kendisine baktım. yüzüme döndü kafası ve şu soruyla karşılaştım: "sen kitap mı okuyon?" içimden söverek başlayacağım cümleler kurmak geçti ama yapmadım. sakindim. yine boş bakışlarla baktım ve o da gitti.
tekrar kitaba döndüm ama bu sefer okumuyor, sayfaları öylesine çeviriyor, sadece insanları bana bakışlarını ve hareketlerini gözlüyordum.önümden her geçen bi' bakıyor, sonra tekrar bakıyordu. anlam veremedim bu bakışlarına, beni ya hor görüyorlardı yada önemsiyorlardı. bir kaç kişi geçtikten sonra bir an duruldu. kimse bana bakmaz oldu.
kitabı okumaya başladım tekrardan. dakikalar geçti ki, kafamı kaldırmam ile 3 kişinin tepemde olduğunu gördüm. "ne yapıyon lan y.....mmm!" sözüyle karşılandım. çok güzel değil mi? kitap okuyorum, görmek için gözünü kullanman yeterli cevabı verdim. boş bir gülüş attı ve sonrasında "okuyup ta ne olcan ki?" sorusunu duydum.
o an kitabı kapadım ve çantama koydum. içimden ben ve benim gibiler adına işimiz zor, bizim gibiler bunlara fazla gelir dedim. oysaki çok bir şey yapmıyordum. altı üstü bir roman okuyordum. çok normal bi' durum olması gerekirdi. sonra dedim ki kendi kendime; olum elm, burası türkiye, burası düz mantıklıların bolca olduğu ülke.
edit: 15:15'te girdiğim derste ne mi oldu? düz mantıklılarla ne olabilir ki...
Gündemdeki Haberler