bugün
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim30
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- o 8 0 diyen biri vardı5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- türklerin özellikleri3
- terapi niteliğindeki şeyler10
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- emre iptal kuyt ile devam2
- sobaları hazırlayın2
- votka2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- kışın gelmesi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- nervio43
- soğuk sabah2
- aşk10
- arabada sakso4
- fenerbahçeli yazarlar8
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi menemenin sırrı7
- febelilerin herşeyi abartması3
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- almanca bilmek5
- kale3112 ifşa7
- muslettin amca14
- siyah sütyen5
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sözlük kürdü55
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- aleksey batrakov27
aristoteles'in de platon'un da ortak olarak sanatta var olduğunu ve hatta var olması gerektiğini savundukları kavram, taklit.
tek fark, ikisinin de bu taklit işine yaklaşımlarıdır.
arsisto, mimesis'in sanatın * doğduğu nokta olduğunu söyler. ancak her sanat eserinin de bariz taklit üzerine oluşması gerektiğini savunmaz. platon'dan ayrıldıkları nokta ise işte buradadır; platon sanatın saf kopyalama olduğunu söylerken, aristo kopya işinin, sanatın bir tür yaratım işi olduğunu söyler. insanların doğasında taklidin bulunduğunu, sanat eseri ortaya koyarken kendilerini bir nevi tatmin ettiklerini ve mutluluğa ulaştıklarını iddia eder. hatta sanatın saf kopyalama olmadığını, sanatçının gerçekliği bir başka boyuta, medyuma taşıdığını söyleyerek yüceltir.
bilinenin aksine platon mimesis'e tamamen tü kaka demez. ancak daha çok bilinen kendisinin devlet'teki yaklaşımı olduğundan yanılınır. devlet'te sanatçının gerçekten 3 kat uzaklaştığını söyleyerek (ideaları taklit eden dünya - dünyayı taklit eden sanatçı), sanatçıları, "şairleri" devletinden dışlar. ancak kendi içinde çelişir mi denir, nedir; bu sanatçıları ion dialogunda yeniden mazur gördüğünü bildirir. ion'da konuşan sokrates, mıknatıs metaforuyla sanat eseri oluşturma prosesini kutsal bir işmiş gibi aktarır. ona göre, bir mıknatısın demiri etkilediği gibi, muse da sanatçıyı etkiler, ilham verir, o da karşısındaki kişileri etkiler ve bu zincir homeros'dan ion'a, ondan da onu takdir eden halka kadar devam eder.
buradan da anlaşıldığı gibi platon yalnızca tanrısal kaynaklı, tanrıya ve devlete methiyeler düzecek şairleri/sanatçıları devletine -nispeten- kabul eder ve onları kötü bir taklitçi olarak görmez.
tek fark, ikisinin de bu taklit işine yaklaşımlarıdır.
arsisto, mimesis'in sanatın * doğduğu nokta olduğunu söyler. ancak her sanat eserinin de bariz taklit üzerine oluşması gerektiğini savunmaz. platon'dan ayrıldıkları nokta ise işte buradadır; platon sanatın saf kopyalama olduğunu söylerken, aristo kopya işinin, sanatın bir tür yaratım işi olduğunu söyler. insanların doğasında taklidin bulunduğunu, sanat eseri ortaya koyarken kendilerini bir nevi tatmin ettiklerini ve mutluluğa ulaştıklarını iddia eder. hatta sanatın saf kopyalama olmadığını, sanatçının gerçekliği bir başka boyuta, medyuma taşıdığını söyleyerek yüceltir.
bilinenin aksine platon mimesis'e tamamen tü kaka demez. ancak daha çok bilinen kendisinin devlet'teki yaklaşımı olduğundan yanılınır. devlet'te sanatçının gerçekten 3 kat uzaklaştığını söyleyerek (ideaları taklit eden dünya - dünyayı taklit eden sanatçı), sanatçıları, "şairleri" devletinden dışlar. ancak kendi içinde çelişir mi denir, nedir; bu sanatçıları ion dialogunda yeniden mazur gördüğünü bildirir. ion'da konuşan sokrates, mıknatıs metaforuyla sanat eseri oluşturma prosesini kutsal bir işmiş gibi aktarır. ona göre, bir mıknatısın demiri etkilediği gibi, muse da sanatçıyı etkiler, ilham verir, o da karşısındaki kişileri etkiler ve bu zincir homeros'dan ion'a, ondan da onu takdir eden halka kadar devam eder.
buradan da anlaşıldığı gibi platon yalnızca tanrısal kaynaklı, tanrıya ve devlete methiyeler düzecek şairleri/sanatçıları devletine -nispeten- kabul eder ve onları kötü bir taklitçi olarak görmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar