bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek7
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- queen ravenna ve cinleri14
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- patso3
- insanı yoran duygular6
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sinek as5
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- spora başladım4
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- at eti yemek3
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- pandela 310
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- özgüven3
- sözlüğün en masum yazarları18
- izmir yanıyor5
- taliban7
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- uludağ sözlük deli istilası4
- komünistlerin tatar sürgünü2
- s'i l v'e r m'i s t35
- sonbahar depresyonu4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- gocu34
- uludağ sözlük size ne kattı27
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- kulaklık6
- queen ravennadan mesaj var11
- kuru patlıcan dolması4
aristoteles'in de platon'un da ortak olarak sanatta var olduğunu ve hatta var olması gerektiğini savundukları kavram, taklit.
tek fark, ikisinin de bu taklit işine yaklaşımlarıdır.
arsisto, mimesis'in sanatın * doğduğu nokta olduğunu söyler. ancak her sanat eserinin de bariz taklit üzerine oluşması gerektiğini savunmaz. platon'dan ayrıldıkları nokta ise işte buradadır; platon sanatın saf kopyalama olduğunu söylerken, aristo kopya işinin, sanatın bir tür yaratım işi olduğunu söyler. insanların doğasında taklidin bulunduğunu, sanat eseri ortaya koyarken kendilerini bir nevi tatmin ettiklerini ve mutluluğa ulaştıklarını iddia eder. hatta sanatın saf kopyalama olmadığını, sanatçının gerçekliği bir başka boyuta, medyuma taşıdığını söyleyerek yüceltir.
bilinenin aksine platon mimesis'e tamamen tü kaka demez. ancak daha çok bilinen kendisinin devlet'teki yaklaşımı olduğundan yanılınır. devlet'te sanatçının gerçekten 3 kat uzaklaştığını söyleyerek (ideaları taklit eden dünya - dünyayı taklit eden sanatçı), sanatçıları, "şairleri" devletinden dışlar. ancak kendi içinde çelişir mi denir, nedir; bu sanatçıları ion dialogunda yeniden mazur gördüğünü bildirir. ion'da konuşan sokrates, mıknatıs metaforuyla sanat eseri oluşturma prosesini kutsal bir işmiş gibi aktarır. ona göre, bir mıknatısın demiri etkilediği gibi, muse da sanatçıyı etkiler, ilham verir, o da karşısındaki kişileri etkiler ve bu zincir homeros'dan ion'a, ondan da onu takdir eden halka kadar devam eder.
buradan da anlaşıldığı gibi platon yalnızca tanrısal kaynaklı, tanrıya ve devlete methiyeler düzecek şairleri/sanatçıları devletine -nispeten- kabul eder ve onları kötü bir taklitçi olarak görmez.
tek fark, ikisinin de bu taklit işine yaklaşımlarıdır.
arsisto, mimesis'in sanatın * doğduğu nokta olduğunu söyler. ancak her sanat eserinin de bariz taklit üzerine oluşması gerektiğini savunmaz. platon'dan ayrıldıkları nokta ise işte buradadır; platon sanatın saf kopyalama olduğunu söylerken, aristo kopya işinin, sanatın bir tür yaratım işi olduğunu söyler. insanların doğasında taklidin bulunduğunu, sanat eseri ortaya koyarken kendilerini bir nevi tatmin ettiklerini ve mutluluğa ulaştıklarını iddia eder. hatta sanatın saf kopyalama olmadığını, sanatçının gerçekliği bir başka boyuta, medyuma taşıdığını söyleyerek yüceltir.
bilinenin aksine platon mimesis'e tamamen tü kaka demez. ancak daha çok bilinen kendisinin devlet'teki yaklaşımı olduğundan yanılınır. devlet'te sanatçının gerçekten 3 kat uzaklaştığını söyleyerek (ideaları taklit eden dünya - dünyayı taklit eden sanatçı), sanatçıları, "şairleri" devletinden dışlar. ancak kendi içinde çelişir mi denir, nedir; bu sanatçıları ion dialogunda yeniden mazur gördüğünü bildirir. ion'da konuşan sokrates, mıknatıs metaforuyla sanat eseri oluşturma prosesini kutsal bir işmiş gibi aktarır. ona göre, bir mıknatısın demiri etkilediği gibi, muse da sanatçıyı etkiler, ilham verir, o da karşısındaki kişileri etkiler ve bu zincir homeros'dan ion'a, ondan da onu takdir eden halka kadar devam eder.
buradan da anlaşıldığı gibi platon yalnızca tanrısal kaynaklı, tanrıya ve devlete methiyeler düzecek şairleri/sanatçıları devletine -nispeten- kabul eder ve onları kötü bir taklitçi olarak görmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar