bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- rus kadınla evlenir misiniz8
- polis çevirmesi3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı16
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- okan buruk9
- bakarız diyen erkek17
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak2
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
- dm yazarlığı9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- serhat kılıç28
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- 0 0 710
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- recep tayyip erdoğan14
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız2
- gece gece bamya yenir mi5
- cübbeli ahmet hoca9
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- gta 78
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- yasa dışı bahis operasyonunda 17 tutuklama2
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması4
- dereden altın bulmak5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- uğurcan çakır4
- hala açılacak başlık bulunması4
- sırlar denizi5
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan2
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın görüntüsü27
- gocu34
- nervio25
kendisine inanmanın felsefe dersi "a" olan arkadaşlar tarafından kumarbaz argümanı (ya da pascal kumarı) ile rasyonalize edilmeye çalışılması, arkadaşların aldığı a ların felsefeye giriş dersinden olduğu izlenimini doğuruyor. pascal'ın şekillendirdiği söz konusu argümanda:
- tanrıya inanmak ve tanrının gerçekten var olması: "sınırlı" dünya zevklerinden (buna n deniyor) mahrum kalma sonucunda "sonsuz" ahiret zevklerinin kazanılması, dolayısıyla -n + sonsuz = sonsuz bir kar elde ediliyor.
- tanrıya inanmak ve tanrının var olmaması durumunda: sınırlı dünya zevklerinden bir hiç uğruna mahrum kalınıyor. dolayısıyla sonuçta -n zararda olunuyor.
- tanrıya inanmamak ve tanrının gerçekten var olmaması durumunda: dünya zevkleri yanınıza kar kalıyor. oyunu +n ile kapatıyorsunuz.
- tanrıya inanmamak ve tanrının var olması durumunda: +n - sonsuz, dolayısıyla sonsuz zararda oluyorsunuz.
pascal buradan yola çıkarak tanrının varlığı ve yokluğu durumunda hep yanlış tercihi yapmış olan kişinin, eğer tanrıya inanıp da bu yanlışı yaptıysa -n zararı; tanrıya inanmayarak bu yanlışı yaptıysa -sonsuz zararı olacağı sonucuna varıp, en mantıklı olanın tanrıya inanmak olduğu sonucuna varıyor.
şimdi aynı zamanda bir din adamı olan pascal'ın bu klasik felsefe argümanının sağlam gibi duran yapısını daha ayrıntılı incelediğinizde,
birincisi:
tanrıya inanmamak ve tanrının var olmaması durumunda, kişinin dünyevi zevklerden edindiği zevkin -n olarak belirtilmesi mantığa aykırıdır. çünkü bu durumda kişinin içinde bulunduğu gerçeklik, yani sahip olduğu tek gerçeklik olan "bu dünya", kişinin ve kişilerin bütün evrenini oluşturmaktadır. dolayısıyla burada kazanılacak olan "kar", sıfırla (yani kendini tanrı var yanılgısıyla dünya zevklerinden çeken kişinin elindekiyle) karşılaştırıldığında "sonsuzdur", 1/0 işleminin sonsuz bölünmeler gerektirmesi ve tanımlanamaz bir sonsuza sürüklenmesi durumunda olduğu gibi. bu durumda yukarıdaki dörtlüdeki bütün işlemlerin sonucu "sonsuz" çıkacaktır. tanrıya inanmak ya da inanmamak size herhengi bir kar-zarar getirmeyecektir.
ikinci itiraz;
kişilerin elde edecekleri getirilerin niteliksel olarak karşılaştırılamayacak olmasıdır. "zevk" veren bir şeyin matematiksel hesaplarla karşılaştırmaya sokulması zevkin göreli doğasına aykırıdır. kısaca sürekli elmalarala armutları toplayarak sonuca varmak zorunda kalırsınız.
üçüncü itiraz ise bu argümanın, dinlerin çoğunun ve özellikle de tek kitaplı dinlerin samimiyet talebine aykırı olmasından ileri gelmektedir. ilahi dinlerin temel şartı "koşulsuz" teslimiyettir, bu durumda böyle bir hesapla inanmış kişi zaten baştan kaybedecektir. bu da en bilinen itiraz noktasını oluşturur.
diğer yandan pascal bu argümanıyla herhangi bir dini işaret etmemiştir, dolayısıyla kişiler tanrıya inanıp inanmamak konusunda karar verirlerken inanma yolunu seçtilerse, bu sefer de doğru tanrıyı seçme problemiyle karşılaşacaklardır. dolayısıyla inanma yolunu seçen kişinin kazanma şansı, "insanlığın bu güne kadar tanımış olduğu bütün tanrılar"a bölünecektir. şu anda yeryüzünde inanılan ve bizler tarafından bilinen 100 den fazla tanrı/din vardır. bunlara mitolojik tanrılar dahil değildir. dolayısıyla güvenli bir seçim yaptığını zanneden bu çakal inananlar, çarpık matematik hesapları doğru kabul edilse bile bekledikleri mükafata ulaşmak için tombala çekmek zorundadırlar.
felsefe karne hediyesi olarak verdiğim artı oyunu geri alıyorum.
hakkari olur, yüksekova olur, istanbul olur, new york olur, ilk metallica konserinde bu felsefeci arkadaşlarla the god that failed eşliğinde kafa sallamak farz oldu artık. o kadar hukukumuz oldu.
- tanrıya inanmak ve tanrının gerçekten var olması: "sınırlı" dünya zevklerinden (buna n deniyor) mahrum kalma sonucunda "sonsuz" ahiret zevklerinin kazanılması, dolayısıyla -n + sonsuz = sonsuz bir kar elde ediliyor.
- tanrıya inanmak ve tanrının var olmaması durumunda: sınırlı dünya zevklerinden bir hiç uğruna mahrum kalınıyor. dolayısıyla sonuçta -n zararda olunuyor.
- tanrıya inanmamak ve tanrının gerçekten var olmaması durumunda: dünya zevkleri yanınıza kar kalıyor. oyunu +n ile kapatıyorsunuz.
- tanrıya inanmamak ve tanrının var olması durumunda: +n - sonsuz, dolayısıyla sonsuz zararda oluyorsunuz.
pascal buradan yola çıkarak tanrının varlığı ve yokluğu durumunda hep yanlış tercihi yapmış olan kişinin, eğer tanrıya inanıp da bu yanlışı yaptıysa -n zararı; tanrıya inanmayarak bu yanlışı yaptıysa -sonsuz zararı olacağı sonucuna varıp, en mantıklı olanın tanrıya inanmak olduğu sonucuna varıyor.
şimdi aynı zamanda bir din adamı olan pascal'ın bu klasik felsefe argümanının sağlam gibi duran yapısını daha ayrıntılı incelediğinizde,
birincisi:
tanrıya inanmamak ve tanrının var olmaması durumunda, kişinin dünyevi zevklerden edindiği zevkin -n olarak belirtilmesi mantığa aykırıdır. çünkü bu durumda kişinin içinde bulunduğu gerçeklik, yani sahip olduğu tek gerçeklik olan "bu dünya", kişinin ve kişilerin bütün evrenini oluşturmaktadır. dolayısıyla burada kazanılacak olan "kar", sıfırla (yani kendini tanrı var yanılgısıyla dünya zevklerinden çeken kişinin elindekiyle) karşılaştırıldığında "sonsuzdur", 1/0 işleminin sonsuz bölünmeler gerektirmesi ve tanımlanamaz bir sonsuza sürüklenmesi durumunda olduğu gibi. bu durumda yukarıdaki dörtlüdeki bütün işlemlerin sonucu "sonsuz" çıkacaktır. tanrıya inanmak ya da inanmamak size herhengi bir kar-zarar getirmeyecektir.
ikinci itiraz;
kişilerin elde edecekleri getirilerin niteliksel olarak karşılaştırılamayacak olmasıdır. "zevk" veren bir şeyin matematiksel hesaplarla karşılaştırmaya sokulması zevkin göreli doğasına aykırıdır. kısaca sürekli elmalarala armutları toplayarak sonuca varmak zorunda kalırsınız.
üçüncü itiraz ise bu argümanın, dinlerin çoğunun ve özellikle de tek kitaplı dinlerin samimiyet talebine aykırı olmasından ileri gelmektedir. ilahi dinlerin temel şartı "koşulsuz" teslimiyettir, bu durumda böyle bir hesapla inanmış kişi zaten baştan kaybedecektir. bu da en bilinen itiraz noktasını oluşturur.
diğer yandan pascal bu argümanıyla herhangi bir dini işaret etmemiştir, dolayısıyla kişiler tanrıya inanıp inanmamak konusunda karar verirlerken inanma yolunu seçtilerse, bu sefer de doğru tanrıyı seçme problemiyle karşılaşacaklardır. dolayısıyla inanma yolunu seçen kişinin kazanma şansı, "insanlığın bu güne kadar tanımış olduğu bütün tanrılar"a bölünecektir. şu anda yeryüzünde inanılan ve bizler tarafından bilinen 100 den fazla tanrı/din vardır. bunlara mitolojik tanrılar dahil değildir. dolayısıyla güvenli bir seçim yaptığını zanneden bu çakal inananlar, çarpık matematik hesapları doğru kabul edilse bile bekledikleri mükafata ulaşmak için tombala çekmek zorundadırlar.
felsefe karne hediyesi olarak verdiğim artı oyunu geri alıyorum.
hakkari olur, yüksekova olur, istanbul olur, new york olur, ilk metallica konserinde bu felsefeci arkadaşlarla the god that failed eşliğinde kafa sallamak farz oldu artık. o kadar hukukumuz oldu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar