bugün
- ya bi siktirin gidin11
- nick vermeden bir yazara seslen10
- şapka takar mısınız11
- ulu sözlük telegram grubu7
- istanbul10
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi6
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum8
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sezen taş6
- friedrich hegel la bi cay icek6
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- yemek yedikten sonra kusmak9
- özelden aktifim ben diyen yazar3
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar hesap sil butonu çalışmıyor2
- nervionun beni engellemesi10
- arkadaşlar ben de hesabımı sileceğim2
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak4
- takip edilesi discord sunucuları2
- danimarka birası2
- en güzel reçel2
- ucan tekme atan hipopotam43
- arkadaşlar buldum9
- kemalizmin çöküşü8
- tarihçi kimliğini kullanıp tarihçi olmayanlar3
- şükürcülük9
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- orijinalinden güzel olan cover lar2
- büyük oyunu görmek9
- dominika2
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar3
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- kemalizm neden çöktü5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- üstad kadir mısıroğlu3
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- ctrlx2
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- osman arıkan nacar6
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- özgüveni olmayan erkek2
hocam,
japon korku filmleri yüzünden;
küçük kız çocuklarından korkar oldum,
duştan sonra aynaya bakamaz oldum,
ıslak zeminden kıllanır oldum,
en sonunda manyak oldum.
duma duma dum,
kırmızı mum,
ben bir
yalan
uydur-
dum.
hiç te korkmuyorum bile, ne korkacağım abi, yalan söyledim, tek korkum var şu hayatta, o da o şarkı, o çocukken beynime kazınmış, o hüzünlü, o trt kokan çocuk korosunun şarkısı;
tohumlar fidana,
fidanlar ağaca,
ağaçlar ormana,
dönmeli yurduma.
bir de klibi vardı, böyle ormanda çocuklar koşuyor, sanırsın yıllar önce o ormanda kamp yaparken ölmüş çocukların ruhları onlar, nerede gözaltı kahverengi çocuk var, almışlar trt çocuk korosuna katmışlar. zaten ormanları sevmem abi ben, orman deyince piknik geliyor aklıma, piknik deyince de sarısı beklemekten kahverengiye dönmüş yumurtalı kumanya. kestane, gürgen, palamut. hastane'de bir ergen; alpagut.
o şarkıyı dinleyince, bunca yıllık pink floyd'um böyle saykodelik şarkı yapamadım demiş zamanında, mr. floyd;
mr. floyd bana göre waters,
ona göre gilmour,
ama gerçekte barrett.
he wears a pink jacket.
neyse hocam dağılmayalım. minimalist şiir yazalım, son dönemlerde çok moda, moda ne dersen abi, moraş dandurması, mado'muydu o yoksa, karıştı herşey bak yine. evet şiir demiştik, başlıyorum;
saykodelik;
cep delik,
cepken delik.
haykodelik;
haydan delinirik,
huydan dikilirik.
saykodelik,
cepken delik.
hayko cepkin,
pek kinetik.
potensiyelimi iyi değerlendiremiyormuşum oğuz abi, değerlendiremiyormuşum diyemiyormuşum, sen olsan derdin di mi abi, derdin derdin, demendi zaten derdin.
ne diyordum ben, aslında bir şey demiyordum galiba, son zamanlarda azıcık delirdim abi, düşünmekten bir haller oldu bana, üşüşüyo düşünceler, a-be-ce'ler, mini mini birler, mini cooper s'ler.
toparlamak lazım hocam şimdi, mektubu bitirmek, ama bitiresim yok, şiir yazmak istiyorum sürekli, ama yeteneğim yok, denedim bir kaç kere olmadı, damıtamadım düşünceleri, sığdıramadım minik anlamlı cümlelere, oysa nazım hikmet, oysa necip fazıl, ne de güzel yazmışlar değil mi. her ikisinin şiirlerinide seven insan sayısı artınca güzelleşecek belki süpersonik ülkem, ama ben pek rastlamadım öylesine, ya necip fazıl seveceksin, ya nazım hikmet, yahu ben ikisini de seviyorum, dost meclislerinde hep eleştiriliyorum.
eleştirildikçe, tiriliyorum, "tirilili tirilili" çalıyor telefonum sonra, açıyorum;
- efendim?
+ dada
- yok burada
+ dadadada
- baba seni istiyorlar galiba.
hörmetlerimi sunuyorum oğuz abi, hem sana, hem de dadaist olanlara.
eksper-i mental
oğuzatayokurunaedit: oğuz atay hocamız, ölümünün 30. yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversite'sinde düzenlenen bir sempozyum ile anıldı. iletişim yayınları da bu sempozyumun notlarını "oğuz atay için" isimli bir kitapta derleyip taze taze bastı. henüz okumadım zira yeni çıktı, lakin okunmalıdır diye düşünmekte, iyi olduğunu tahmin etmekteyim, ilgilenenlere duyurulur.
japon korku filmleri yüzünden;
küçük kız çocuklarından korkar oldum,
duştan sonra aynaya bakamaz oldum,
ıslak zeminden kıllanır oldum,
en sonunda manyak oldum.
duma duma dum,
kırmızı mum,
ben bir
yalan
uydur-
dum.
hiç te korkmuyorum bile, ne korkacağım abi, yalan söyledim, tek korkum var şu hayatta, o da o şarkı, o çocukken beynime kazınmış, o hüzünlü, o trt kokan çocuk korosunun şarkısı;
tohumlar fidana,
fidanlar ağaca,
ağaçlar ormana,
dönmeli yurduma.
bir de klibi vardı, böyle ormanda çocuklar koşuyor, sanırsın yıllar önce o ormanda kamp yaparken ölmüş çocukların ruhları onlar, nerede gözaltı kahverengi çocuk var, almışlar trt çocuk korosuna katmışlar. zaten ormanları sevmem abi ben, orman deyince piknik geliyor aklıma, piknik deyince de sarısı beklemekten kahverengiye dönmüş yumurtalı kumanya. kestane, gürgen, palamut. hastane'de bir ergen; alpagut.
o şarkıyı dinleyince, bunca yıllık pink floyd'um böyle saykodelik şarkı yapamadım demiş zamanında, mr. floyd;
mr. floyd bana göre waters,
ona göre gilmour,
ama gerçekte barrett.
he wears a pink jacket.
neyse hocam dağılmayalım. minimalist şiir yazalım, son dönemlerde çok moda, moda ne dersen abi, moraş dandurması, mado'muydu o yoksa, karıştı herşey bak yine. evet şiir demiştik, başlıyorum;
saykodelik;
cep delik,
cepken delik.
haykodelik;
haydan delinirik,
huydan dikilirik.
saykodelik,
cepken delik.
hayko cepkin,
pek kinetik.
potensiyelimi iyi değerlendiremiyormuşum oğuz abi, değerlendiremiyormuşum diyemiyormuşum, sen olsan derdin di mi abi, derdin derdin, demendi zaten derdin.
ne diyordum ben, aslında bir şey demiyordum galiba, son zamanlarda azıcık delirdim abi, düşünmekten bir haller oldu bana, üşüşüyo düşünceler, a-be-ce'ler, mini mini birler, mini cooper s'ler.
toparlamak lazım hocam şimdi, mektubu bitirmek, ama bitiresim yok, şiir yazmak istiyorum sürekli, ama yeteneğim yok, denedim bir kaç kere olmadı, damıtamadım düşünceleri, sığdıramadım minik anlamlı cümlelere, oysa nazım hikmet, oysa necip fazıl, ne de güzel yazmışlar değil mi. her ikisinin şiirlerinide seven insan sayısı artınca güzelleşecek belki süpersonik ülkem, ama ben pek rastlamadım öylesine, ya necip fazıl seveceksin, ya nazım hikmet, yahu ben ikisini de seviyorum, dost meclislerinde hep eleştiriliyorum.
eleştirildikçe, tiriliyorum, "tirilili tirilili" çalıyor telefonum sonra, açıyorum;
- efendim?
+ dada
- yok burada
+ dadadada
- baba seni istiyorlar galiba.
hörmetlerimi sunuyorum oğuz abi, hem sana, hem de dadaist olanlara.
eksper-i mental
oğuzatayokurunaedit: oğuz atay hocamız, ölümünün 30. yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversite'sinde düzenlenen bir sempozyum ile anıldı. iletişim yayınları da bu sempozyumun notlarını "oğuz atay için" isimli bir kitapta derleyip taze taze bastı. henüz okumadım zira yeni çıktı, lakin okunmalıdır diye düşünmekte, iyi olduğunu tahmin etmekteyim, ilgilenenlere duyurulur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar