bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez19
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- manifest grubu vs tarkan16
- çorumda konser için müzik grubu öner6
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- sözlük kızlarının kekleri13
- ona bir şey söyle8
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir4
- korkusuz korkak3
- yeni parti50
- bik bik'in mutfağına konuk olmak12
- galataport3
- sevgili4
- huzur5
- kıyafet alışverişi6
- habire1222
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- bana onu sormayin4
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim2
- hikayeyi devam ettir54
- yine çok fena burnum kanadı3
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- parcalandim toparlanamiyorum3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti6
- gebze fm5
- 4 mevsim lastiği kullanan erkek2
- the odyssey3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- manyak olmaya karar verdim6
- en iyi web tarayıcısı3
- çekirge istilası3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması6
- nickten isim tahmini yapmak72
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- taliban vs ışid3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- kedilerin artık fare yakalamaması6
- whopper2
- camlar açık çıplak yatmak5
- oooo manifest2
- sinem dedetaş6
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi3
- kemal kılıçdaroğlu16
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü3
- sözlük erkeklerinin kekleri2
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri3
- memeli kuvvetler2
cemal granda'nın kitabından :
Moda koyundayız. Sıcak bir yaz akşamı. Sakarya motoruyla bir deniz gezisine çıkmıştık. Mehtabın ilk günleriydi. Koyun manzarası Atatürk'ün çok hoşuna gitmişti.
Atatürk bize :
- " Buraya geldiğimizi kimse görmesin. Elektrikleri de söndürüp kendi kendimize rahat bir şekilde yeyip içelim. Mehtap da hazır " dedi.
Fakat daha on beş dakika bile geçmemişti ki, çevremizin sessiz sedasız sandallarla çevrilmekte olduğunu gördük. Atatürk sarıldığımızı görünce:
- "Karanlığın anlamı kalmadı. Elektrikleri yakın" dedi.
Ortalık ışıyınca beyaz yazlık elbiseleriyle gecenin içinde Atatürk'ün heybetli vücudu, bir heykel parlaklığıyla ortaya çıktı. O an denizin ortasında bir alkış sesi yükseldi. Bizim orada olduğumuzu öğrenen başka sandallar da kafileye katıldılar.
Atatürk, sevgi gösterisinde bulunan kalabalığa , sanki kendi konuklarıymış gibi sormaya başladı:
- " Size ne ikram edeyim, ne istersiniz? "
Sandallardaki kalabalık arasından sesler yükselmeye başladı:
- "Paşam seni isteriz."
Görülecek manzaraydı bu. Atatürk bir ara eliyle beni çağırdı:
- "Rakı, şarap ne varsa hepsini halka dağıt. Bana da bir şişe bırak" dedi.
Ben de ne kadar içki varsa, orada bulunan herkese dağıttım.
Bağırış, çağırış gırla gidiyor. O zaman Atatürk, karşısında coşan, sevgi gösterisi yapan halka doğru kadehini kaldırarak şöyle konuştu:
- "Vatandaşlarım... Buna rakı derler. Vaktiyle padişahlar gizli içerlerdi. Ben açık içiyorum. Siz de benimle beraber içiyorsunuz. Neticede unutmayın ki, ben de sizin gibi insanım. benim yaptıklarım sizinkilerden bir fazla değildir."
Moda koyundayız. Sıcak bir yaz akşamı. Sakarya motoruyla bir deniz gezisine çıkmıştık. Mehtabın ilk günleriydi. Koyun manzarası Atatürk'ün çok hoşuna gitmişti.
Atatürk bize :
- " Buraya geldiğimizi kimse görmesin. Elektrikleri de söndürüp kendi kendimize rahat bir şekilde yeyip içelim. Mehtap da hazır " dedi.
Fakat daha on beş dakika bile geçmemişti ki, çevremizin sessiz sedasız sandallarla çevrilmekte olduğunu gördük. Atatürk sarıldığımızı görünce:
- "Karanlığın anlamı kalmadı. Elektrikleri yakın" dedi.
Ortalık ışıyınca beyaz yazlık elbiseleriyle gecenin içinde Atatürk'ün heybetli vücudu, bir heykel parlaklığıyla ortaya çıktı. O an denizin ortasında bir alkış sesi yükseldi. Bizim orada olduğumuzu öğrenen başka sandallar da kafileye katıldılar.
Atatürk, sevgi gösterisinde bulunan kalabalığa , sanki kendi konuklarıymış gibi sormaya başladı:
- " Size ne ikram edeyim, ne istersiniz? "
Sandallardaki kalabalık arasından sesler yükselmeye başladı:
- "Paşam seni isteriz."
Görülecek manzaraydı bu. Atatürk bir ara eliyle beni çağırdı:
- "Rakı, şarap ne varsa hepsini halka dağıt. Bana da bir şişe bırak" dedi.
Ben de ne kadar içki varsa, orada bulunan herkese dağıttım.
Bağırış, çağırış gırla gidiyor. O zaman Atatürk, karşısında coşan, sevgi gösterisi yapan halka doğru kadehini kaldırarak şöyle konuştu:
- "Vatandaşlarım... Buna rakı derler. Vaktiyle padişahlar gizli içerlerdi. Ben açık içiyorum. Siz de benimle beraber içiyorsunuz. Neticede unutmayın ki, ben de sizin gibi insanım. benim yaptıklarım sizinkilerden bir fazla değildir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar