bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri31
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- allah11
- true'nun engelli olması6
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- okan buruk9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- amedspor maçından korkmak3
- sarapci koala hatayi33
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- sözlük kızlarının kekleri24
- meriç dükalığı8
- tai lung8
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- yazarların akşam yemekleri2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- sevdiğiniz yazarlar8
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- islamda namaz yoktur30
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- var ekranı2
- uğurcan çakır3
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- moral olsun bik bik ime2
- fusya semsiyeli yabanci22
- gecenin şarkısı17
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- okan çık hesap ver4
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- kürdistan10
- galatasaray10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- kadir inanır'ın mirası4
- habire124
- dantelli sütyen takan erkek12
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
Gittiğimde ilkbahardı. Ilık ve tadında yaşanmamış uzun bir kış ertesi gelen hüzünlü bir ilkbahar. Kışları severim aslında, her ne kadar zorlukları beraberinde getirse de. Hangi mevsimde yoktur ki soğuk...
Yüreğimin mevsimi sonbahardı. Tatlı ve yakıcı kısa bir yazdan arda kalan sararmış güz yaprakları. Yerlere yığılmış, üzerine basılmayı bekleyen.
Şimdi karışık bir mevsimdeyim. Yarı soğuk, yarı sıcak, yarı ılık... Kendimden yoksun, bensizlikte kaybolmuş ben. Giderek küçülen bir ayrıntı da; sen yoksun.
Mektubunu dün aldım. Bana nasıl ulaştığına anlam verememiş şaşkın ve heyecanlı bakışlarla açtım zarfı. Hoş bir koku yayıldı zarfı açınca. içinden iki küçük menekşe düştü. Onları görünce gözlerim buğulandı. işte yüreğimin kışı başladı. Mektubu açmadım, eve gidince okuyacaktım. Adımlarım giderek hızlanıyordu bir an önce varabilmek için eve. O kadar dalmışım ki karşıdan koşarak gelen küçük kız çocuğunu fark etmemişim bile. Olan oldu tabi, çarpıştık. Bir zarar gelecek korkusuyla sımsıkı tutmuşum küçük, sevimli kızın kollarını. Boncuk boncuk gözleri, gülümseyen muzip suratı ve porselen bebeklerinkini andıran güzel elbisesi, şirin pabuçları ile karşımda duruyordu. Annesinin kızgın bağırışıyla irkildim. Küçük kız cebinden aceleyle çıkardığı meyveyi elime tutuşturdu ve koşturarak annesinin yanına gitti...
Yürümeye devam ederken meyveyi ağzıma attım. Mayhoş bir tadı vardı. Önce yüzüm ekşidi, sonra yine sen geldin aklıma. Yüzümü böyle ekşittiğimde hep yanaklarımı aşağı indirir, eğlenirdin yüzüme bakarak. Bense hep kızardım sana, sinirlenirdim. Sonra bana sarılıp yüzümdeki bu ifadeyi görebilmek için her şeyi yapabileceğini söylerdin.
Bu satırları yazarken bile yüreğimde batıp çıkan gemileri su üstünde tutabilmek için çok çaba harcıyorum.
Neyse mektup demiştim. Eve ulaştığımda ilk işim mektubu açmak oldu. ilk satırlar ürküttü beni. Soğuk bir merhabayla başlayan boş bir giriş. Belli ki cümleleri bir araya toplamak için çok uğraşmışsın. " Gittiğinde ilkbahardı " .işte en tutuk cümlen. Üç mevsim geçmiş gidişimin üstünden. Kışı anlatmışsın bana. Sanki beni bana anlatmışsın.
Satırların ürkek ve yorgun. Özledin beni demek. Onca zamandan sonra hayatımı değiştirip, yeni bir düzen kurup, özellikle de sensizliğe alışmışken neden, neden hayatıma bu apansız girişin. Keşkelere, belkilere, o tereddütlü hikayeye neden tekrar soktun beni. Ama bu sefer biraz daha farklı, biraz daha yorgun ve tereddütlü hikayem...
Yüreğimin mevsimi sonbahardı. Tatlı ve yakıcı kısa bir yazdan arda kalan sararmış güz yaprakları. Yerlere yığılmış, üzerine basılmayı bekleyen.
Şimdi karışık bir mevsimdeyim. Yarı soğuk, yarı sıcak, yarı ılık... Kendimden yoksun, bensizlikte kaybolmuş ben. Giderek küçülen bir ayrıntı da; sen yoksun.
Mektubunu dün aldım. Bana nasıl ulaştığına anlam verememiş şaşkın ve heyecanlı bakışlarla açtım zarfı. Hoş bir koku yayıldı zarfı açınca. içinden iki küçük menekşe düştü. Onları görünce gözlerim buğulandı. işte yüreğimin kışı başladı. Mektubu açmadım, eve gidince okuyacaktım. Adımlarım giderek hızlanıyordu bir an önce varabilmek için eve. O kadar dalmışım ki karşıdan koşarak gelen küçük kız çocuğunu fark etmemişim bile. Olan oldu tabi, çarpıştık. Bir zarar gelecek korkusuyla sımsıkı tutmuşum küçük, sevimli kızın kollarını. Boncuk boncuk gözleri, gülümseyen muzip suratı ve porselen bebeklerinkini andıran güzel elbisesi, şirin pabuçları ile karşımda duruyordu. Annesinin kızgın bağırışıyla irkildim. Küçük kız cebinden aceleyle çıkardığı meyveyi elime tutuşturdu ve koşturarak annesinin yanına gitti...
Yürümeye devam ederken meyveyi ağzıma attım. Mayhoş bir tadı vardı. Önce yüzüm ekşidi, sonra yine sen geldin aklıma. Yüzümü böyle ekşittiğimde hep yanaklarımı aşağı indirir, eğlenirdin yüzüme bakarak. Bense hep kızardım sana, sinirlenirdim. Sonra bana sarılıp yüzümdeki bu ifadeyi görebilmek için her şeyi yapabileceğini söylerdin.
Bu satırları yazarken bile yüreğimde batıp çıkan gemileri su üstünde tutabilmek için çok çaba harcıyorum.
Neyse mektup demiştim. Eve ulaştığımda ilk işim mektubu açmak oldu. ilk satırlar ürküttü beni. Soğuk bir merhabayla başlayan boş bir giriş. Belli ki cümleleri bir araya toplamak için çok uğraşmışsın. " Gittiğinde ilkbahardı " .işte en tutuk cümlen. Üç mevsim geçmiş gidişimin üstünden. Kışı anlatmışsın bana. Sanki beni bana anlatmışsın.
Satırların ürkek ve yorgun. Özledin beni demek. Onca zamandan sonra hayatımı değiştirip, yeni bir düzen kurup, özellikle de sensizliğe alışmışken neden, neden hayatıma bu apansız girişin. Keşkelere, belkilere, o tereddütlü hikayeye neden tekrar soktun beni. Ama bu sefer biraz daha farklı, biraz daha yorgun ve tereddütlü hikayem...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar