bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı21
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- meriç dükalığı8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- tai lung12
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- habire124
- islamda namaz yoktur30
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız2
- okan çık hesap ver4
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray10
- sevdiğiniz yazarlar8
- galatasaray rezil oldu2
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- kadir inanır'ın mirası4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- fusya semsiyeli yabanci22
- sözlük kızlarının kekleri24
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- etli biber dolması5
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- kürdistan10
- azerice bir not bırak2
- şemsiyeli lavuk5
Psikiyatride ve genellikle Tıpta erkeklik ve dişilik seks organlarının beraberce taşınması haline hermaphroditismus ismi verilmektedir. Çok nadir olan bu malformasyonda kişi aynı zamanda hem erkek ve hem de kadındır. Genelde, hünsalık yani hermaphroditismus dış genital organları ilgilendiren bir anormali ise de, bazı nadir hallerde iç genital organlarda da kendisini gösterir.
Hermaphroditismus tabirinin ismini aldığı mitosa baktığımızda, esasında Hermaphroditosun hiç de hünsa olmadığını görürüz. Kendisi genç, yakışıklı, Aydınlı bir delikanlı imiş. Bodrumun yakınlarındaki Bardacıktaki bir gölü çevreleyen karşılıklı iki tepenin birinde haberleşme tanrısı bilge Hermesin, diğerinde ise, güzellik ve aşk tanrıçası Aphroditenin tapınakları varmış. Her iki tanrı da kendi tapınağında otururmuş; ve çok doğaldır ki, bu iki ilahtan çok güzel bir çocuk doğmuş Adını annesinin ve babasının isimlerinden alan bu erkek çocuk, yorulmadan koşma yeteneği ile bilgeliğini babası Hermesten, yakışıklığını da annesi Aphroditeden almış.
Her gün etraftaki dağ-tepelerde dolaşıp duran Hermaphroditos, Bardacık gölünün serin sularında çırılçıplak yüzermiş. Gölde yaşayan su perisi Salmakis de çırılçıplak yüzer, güzel saçlarını etrafa saçarak bazen bir çiçek, bazen bir rüzgar fısıltısı, bazen su, bazen de etraftaki mersin ve yabani sakız ağaçlarının kokusu olurmuş. işte insanı baştan çıkaran gizemli aşk serüvenlerine sürükleyen bu su perisi Salmakis, yakışıklı Hermaphroditosa aşık olmuş. Ona iltifat etmiş, davet etmiş, yalvarmış, onunla birleşmek istemiş ise de yakışıklı Hermaphroditos fettan Salmakise pek yüz vermemiş. Vermemiş ama, Salmakis de tanrılara ve bilhassa Zeusa yalvarmış yakarmış: Öyle bir sevişmemiz olsun ki, ikimiz tek bir vücud olalım, tek kişi olalım ve bu birleşmemiz hiç bitmesin diye göz yaşı dökmüş.
Zeus, böylesine güzel bir su perisinin yalvarmalarına dayanamamış. Olsun demiş ve bir gün Hermaphroditos çıplak olarak gölde yüzerken, Salmakis derinliklerden çıkarak ona öyle sonsuz ve bitmeyen bir arzu ile sarılmış ki; Hermaphroditos dayanamamış, o da Salmakise sarılmış. Öylesine arzulu, sonsuza dek sevişmeye başlamışlar ki, ikisi bir daha ayrılmamak üzere tek vücud olmuşlar; zaten ilahların da buyruğu bu değil miydi? Böylece Hermaphroditos, Salmakis ile birleşmesi sonunda, hem erkek ve hem de kadın seks organlarını taşımış
Platon ve komedya yazan Aristophanes de insanların en ilkel devrede, hem erkek ve hem de dişi olduklarını; ancak, bu nedenle çok kuvvetlendikleri için, tanrıların-insanların bir gün kendilerine rakip olabilecekleri korkusu ile- onların her birini ikiye ayırarak kadın ve erkek cinslerini oluşturduklarından söz ederler.
Hermaphroditismus tabirinin ismini aldığı mitosa baktığımızda, esasında Hermaphroditosun hiç de hünsa olmadığını görürüz. Kendisi genç, yakışıklı, Aydınlı bir delikanlı imiş. Bodrumun yakınlarındaki Bardacıktaki bir gölü çevreleyen karşılıklı iki tepenin birinde haberleşme tanrısı bilge Hermesin, diğerinde ise, güzellik ve aşk tanrıçası Aphroditenin tapınakları varmış. Her iki tanrı da kendi tapınağında otururmuş; ve çok doğaldır ki, bu iki ilahtan çok güzel bir çocuk doğmuş Adını annesinin ve babasının isimlerinden alan bu erkek çocuk, yorulmadan koşma yeteneği ile bilgeliğini babası Hermesten, yakışıklığını da annesi Aphroditeden almış.
Her gün etraftaki dağ-tepelerde dolaşıp duran Hermaphroditos, Bardacık gölünün serin sularında çırılçıplak yüzermiş. Gölde yaşayan su perisi Salmakis de çırılçıplak yüzer, güzel saçlarını etrafa saçarak bazen bir çiçek, bazen bir rüzgar fısıltısı, bazen su, bazen de etraftaki mersin ve yabani sakız ağaçlarının kokusu olurmuş. işte insanı baştan çıkaran gizemli aşk serüvenlerine sürükleyen bu su perisi Salmakis, yakışıklı Hermaphroditosa aşık olmuş. Ona iltifat etmiş, davet etmiş, yalvarmış, onunla birleşmek istemiş ise de yakışıklı Hermaphroditos fettan Salmakise pek yüz vermemiş. Vermemiş ama, Salmakis de tanrılara ve bilhassa Zeusa yalvarmış yakarmış: Öyle bir sevişmemiz olsun ki, ikimiz tek bir vücud olalım, tek kişi olalım ve bu birleşmemiz hiç bitmesin diye göz yaşı dökmüş.
Zeus, böylesine güzel bir su perisinin yalvarmalarına dayanamamış. Olsun demiş ve bir gün Hermaphroditos çıplak olarak gölde yüzerken, Salmakis derinliklerden çıkarak ona öyle sonsuz ve bitmeyen bir arzu ile sarılmış ki; Hermaphroditos dayanamamış, o da Salmakise sarılmış. Öylesine arzulu, sonsuza dek sevişmeye başlamışlar ki, ikisi bir daha ayrılmamak üzere tek vücud olmuşlar; zaten ilahların da buyruğu bu değil miydi? Böylece Hermaphroditos, Salmakis ile birleşmesi sonunda, hem erkek ve hem de kadın seks organlarını taşımış
Platon ve komedya yazan Aristophanes de insanların en ilkel devrede, hem erkek ve hem de dişi olduklarını; ancak, bu nedenle çok kuvvetlendikleri için, tanrıların-insanların bir gün kendilerine rakip olabilecekleri korkusu ile- onların her birini ikiye ayırarak kadın ve erkek cinslerini oluşturduklarından söz ederler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar