bugün
- insan olmaya ceyrek kala14
- velvet57
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- hurdacıya gidiyorum7
- ioçk silik yesin kampanyası6
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı4
- enayimiknatisii6
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry6
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- migros'a sorulacak tek soru23
- 2026 ekonomik krizi14
- kainatta her şey insanların iyiliği için yürüyor3
- bilinçaltı algılama4
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi6
- üniversiteli escort kızlar3
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar3
- avanos şu an 30 derece2
- victor osimhen19
- aleksey batrakov26
- hurdacıdan aldığım taklacı araba2
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- the odyssey5
- g i l d e d l i l y16
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- arkadaşlar kilo aldım4
- düşünmeden eyleme geçmek3
- 16 ekim 20262
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- tostumu yaptım11
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- 1 euro 56 25 tl6
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- herzevekil'in götçü oluşu3
- kızları çok seviyorum2
- clemence baptista3
- filistin2
- mersin4
- küfür eden kadın iticiliği2
- osuruktan şiirler59
- sıfırladım babacığım5
- spotify3
- çiğ köfte3
- deşkel2
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- sigara2
filme henüz dün gidebildim ve karar almış olmama rağmen dayanamayıp filme gitmeden önce sözlüklerden filmle ilgili yorumları okudum. öncelikle duyarlı vatandaş şapkamı takarak tüm arkadaşları uyarayım:
<caps>herhangi bir filme gitmeden önce o filmle ilgili entry okumayın.</caps>
çünkü o zaman önyargılı izliyorsun. cem yılmaz'ın da söylediği gibi takip mekanizmasını kırmadan izlediğin aktiviteden zevk alamazsın.
burdan sonrası spoiler. yani filmi izlemeyen arkadaşlar için okunmaması gereken bölüm. alıntı yani. (eğitici-öğretici sözlük yazarı)
--spoiler--
"çıkar yüzü boyalı bi karı.. iki daki- ne iki dakikası 45 saniye!.." repliğinde o ilk kelimeyi yarıda kesip sonradan 45 saniye demesi karakteri benim gözümde daha canlı kıldı. küçük ama etkili bir ayrıntıydı bana göre.
yaralı kadın teröristin kanaması durdurulmaya çalışırken o sırada açık bulunan televizyonda güzellik yarışmasının yayınlanıyor olması ve röportajdaki kızın "benim için çok önemli bir gündü gerçekten. heyecandan uyuyamadım." şeklindeki açıklaması oldukça ironik ve hoştu.
"büyük şehirlere aşk küçük gelir." lafının üzerine söylenecek kelime yok. yavaş yavaş yakalıyoruz bir şeyleri. filmi anımsatacak orijinal vecizeler, paha biçilemez elmas niteliğinde benim için.
çatışma sahnesinde bilincini kaybedip elinde ışıkla "komutanım size telefonu getirdim." diyen er, olayın psikolojik boyutunu, askerlerimizin delirmekle, savaşmak arasındaki o ince çizgi üzerindeki duruşunu çok mükemmel anlatmış.
--spoiler--
kısacası bu film, yıllardır pişirilip pişirilip önümüze konulan 2.dünya savaşındaki dandik amerikan conilerinden uzak, bizden, bizi anlatan, yıllardır beklediğimiz nitelikte bir film olmuş.
tek eksik yanı; tüm türk filmlerinin sorunu olduğunu düşündüm "tek koldan hikaye". yani film kompleks bir takım olaylar çerçevesinde ilerlese, örneğin bir yandan komutanın doktorla olan intikam ilişkisi incelenirken, diğer yandan doktor'un sevgilisiyle ilişkisi, onu karakola göndermeden önce yaptığı konuşma...(örnekler dandik oldu ama anlatmak istediğimi anlattım sanırım.) gibi seyirciyi 4 koldan saran bir senaryo yok. zaten o da olsa 10 üzerinden 10'u hak eden bir film olurdu...
filmde emeği geçen herkese çok teşekkürler.
<caps>herhangi bir filme gitmeden önce o filmle ilgili entry okumayın.</caps>
çünkü o zaman önyargılı izliyorsun. cem yılmaz'ın da söylediği gibi takip mekanizmasını kırmadan izlediğin aktiviteden zevk alamazsın.
burdan sonrası spoiler. yani filmi izlemeyen arkadaşlar için okunmaması gereken bölüm. alıntı yani. (eğitici-öğretici sözlük yazarı)
--spoiler--
"çıkar yüzü boyalı bi karı.. iki daki- ne iki dakikası 45 saniye!.." repliğinde o ilk kelimeyi yarıda kesip sonradan 45 saniye demesi karakteri benim gözümde daha canlı kıldı. küçük ama etkili bir ayrıntıydı bana göre.
yaralı kadın teröristin kanaması durdurulmaya çalışırken o sırada açık bulunan televizyonda güzellik yarışmasının yayınlanıyor olması ve röportajdaki kızın "benim için çok önemli bir gündü gerçekten. heyecandan uyuyamadım." şeklindeki açıklaması oldukça ironik ve hoştu.
"büyük şehirlere aşk küçük gelir." lafının üzerine söylenecek kelime yok. yavaş yavaş yakalıyoruz bir şeyleri. filmi anımsatacak orijinal vecizeler, paha biçilemez elmas niteliğinde benim için.
çatışma sahnesinde bilincini kaybedip elinde ışıkla "komutanım size telefonu getirdim." diyen er, olayın psikolojik boyutunu, askerlerimizin delirmekle, savaşmak arasındaki o ince çizgi üzerindeki duruşunu çok mükemmel anlatmış.
--spoiler--
kısacası bu film, yıllardır pişirilip pişirilip önümüze konulan 2.dünya savaşındaki dandik amerikan conilerinden uzak, bizden, bizi anlatan, yıllardır beklediğimiz nitelikte bir film olmuş.
tek eksik yanı; tüm türk filmlerinin sorunu olduğunu düşündüm "tek koldan hikaye". yani film kompleks bir takım olaylar çerçevesinde ilerlese, örneğin bir yandan komutanın doktorla olan intikam ilişkisi incelenirken, diğer yandan doktor'un sevgilisiyle ilişkisi, onu karakola göndermeden önce yaptığı konuşma...(örnekler dandik oldu ama anlatmak istediğimi anlattım sanırım.) gibi seyirciyi 4 koldan saran bir senaryo yok. zaten o da olsa 10 üzerinden 10'u hak eden bir film olurdu...
filmde emeği geçen herkese çok teşekkürler.
Gündemdeki Haberler