bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler46
- sarı tekeri tokatlamak7
- sözlük kapatılsın9
- sözlükte boş beleş başlık açmak4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- yılmaz güney adamlığı5
- romanya11
- benim de devletim olsun diyen kürt9
- ana bacı ya küfür eden insan4
- sözlükteki bölücüler16
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- yogartiksen22
- cumaya gitmeyen erkekleri aşağılayan kadın8
- akdeniz suyu2
- sarı renkli top7
- edepsiz yuzır2
- parcalandim toparlanamiyorum314
- ağlıyorum sözlük21
- kürtlerin futbol oynaması4
- ben vuruldukça çoğalırım yılanoğlu7
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek41
- türkiyelilik4
- coffy pumpkin latte2
- türkiye5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- fon vurgunu21
- süper lig maçlarının artık izlenemez olması4
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- türk arapsız yaşayamaz8
- istanbul'un göbeğinde 3 gün elektrik olmaması5
- dem parti'nin dönüş takvimi beklentisi4
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı20
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı11
- aşk8
- sen farklısın diyen erkek20
- yılbaşı bileti tuttu mu yapılacak şeyler2
- manifest dinleyen erkek10
- libya4
- donuzlanan başlığıma yazmasın8
- fransa4
- beni seviyor musun sözlük16
- seren serengil6
- ispanya3
- mutlu günlerin yakın olması4
- sözlük ablası16
- portekiz4
- gilded'in gözyaşları6
- silvermist12
- fon skandalı yasa teklifinin komisyonda kabulü4
filme henüz dün gidebildim ve karar almış olmama rağmen dayanamayıp filme gitmeden önce sözlüklerden filmle ilgili yorumları okudum. öncelikle duyarlı vatandaş şapkamı takarak tüm arkadaşları uyarayım:
<caps>herhangi bir filme gitmeden önce o filmle ilgili entry okumayın.</caps>
çünkü o zaman önyargılı izliyorsun. cem yılmaz'ın da söylediği gibi takip mekanizmasını kırmadan izlediğin aktiviteden zevk alamazsın.
burdan sonrası spoiler. yani filmi izlemeyen arkadaşlar için okunmaması gereken bölüm. alıntı yani. (eğitici-öğretici sözlük yazarı)
--spoiler--
"çıkar yüzü boyalı bi karı.. iki daki- ne iki dakikası 45 saniye!.." repliğinde o ilk kelimeyi yarıda kesip sonradan 45 saniye demesi karakteri benim gözümde daha canlı kıldı. küçük ama etkili bir ayrıntıydı bana göre.
yaralı kadın teröristin kanaması durdurulmaya çalışırken o sırada açık bulunan televizyonda güzellik yarışmasının yayınlanıyor olması ve röportajdaki kızın "benim için çok önemli bir gündü gerçekten. heyecandan uyuyamadım." şeklindeki açıklaması oldukça ironik ve hoştu.
"büyük şehirlere aşk küçük gelir." lafının üzerine söylenecek kelime yok. yavaş yavaş yakalıyoruz bir şeyleri. filmi anımsatacak orijinal vecizeler, paha biçilemez elmas niteliğinde benim için.
çatışma sahnesinde bilincini kaybedip elinde ışıkla "komutanım size telefonu getirdim." diyen er, olayın psikolojik boyutunu, askerlerimizin delirmekle, savaşmak arasındaki o ince çizgi üzerindeki duruşunu çok mükemmel anlatmış.
--spoiler--
kısacası bu film, yıllardır pişirilip pişirilip önümüze konulan 2.dünya savaşındaki dandik amerikan conilerinden uzak, bizden, bizi anlatan, yıllardır beklediğimiz nitelikte bir film olmuş.
tek eksik yanı; tüm türk filmlerinin sorunu olduğunu düşündüm "tek koldan hikaye". yani film kompleks bir takım olaylar çerçevesinde ilerlese, örneğin bir yandan komutanın doktorla olan intikam ilişkisi incelenirken, diğer yandan doktor'un sevgilisiyle ilişkisi, onu karakola göndermeden önce yaptığı konuşma...(örnekler dandik oldu ama anlatmak istediğimi anlattım sanırım.) gibi seyirciyi 4 koldan saran bir senaryo yok. zaten o da olsa 10 üzerinden 10'u hak eden bir film olurdu...
filmde emeği geçen herkese çok teşekkürler.
<caps>herhangi bir filme gitmeden önce o filmle ilgili entry okumayın.</caps>
çünkü o zaman önyargılı izliyorsun. cem yılmaz'ın da söylediği gibi takip mekanizmasını kırmadan izlediğin aktiviteden zevk alamazsın.
burdan sonrası spoiler. yani filmi izlemeyen arkadaşlar için okunmaması gereken bölüm. alıntı yani. (eğitici-öğretici sözlük yazarı)
--spoiler--
"çıkar yüzü boyalı bi karı.. iki daki- ne iki dakikası 45 saniye!.." repliğinde o ilk kelimeyi yarıda kesip sonradan 45 saniye demesi karakteri benim gözümde daha canlı kıldı. küçük ama etkili bir ayrıntıydı bana göre.
yaralı kadın teröristin kanaması durdurulmaya çalışırken o sırada açık bulunan televizyonda güzellik yarışmasının yayınlanıyor olması ve röportajdaki kızın "benim için çok önemli bir gündü gerçekten. heyecandan uyuyamadım." şeklindeki açıklaması oldukça ironik ve hoştu.
"büyük şehirlere aşk küçük gelir." lafının üzerine söylenecek kelime yok. yavaş yavaş yakalıyoruz bir şeyleri. filmi anımsatacak orijinal vecizeler, paha biçilemez elmas niteliğinde benim için.
çatışma sahnesinde bilincini kaybedip elinde ışıkla "komutanım size telefonu getirdim." diyen er, olayın psikolojik boyutunu, askerlerimizin delirmekle, savaşmak arasındaki o ince çizgi üzerindeki duruşunu çok mükemmel anlatmış.
--spoiler--
kısacası bu film, yıllardır pişirilip pişirilip önümüze konulan 2.dünya savaşındaki dandik amerikan conilerinden uzak, bizden, bizi anlatan, yıllardır beklediğimiz nitelikte bir film olmuş.
tek eksik yanı; tüm türk filmlerinin sorunu olduğunu düşündüm "tek koldan hikaye". yani film kompleks bir takım olaylar çerçevesinde ilerlese, örneğin bir yandan komutanın doktorla olan intikam ilişkisi incelenirken, diğer yandan doktor'un sevgilisiyle ilişkisi, onu karakola göndermeden önce yaptığı konuşma...(örnekler dandik oldu ama anlatmak istediğimi anlattım sanırım.) gibi seyirciyi 4 koldan saran bir senaryo yok. zaten o da olsa 10 üzerinden 10'u hak eden bir film olurdu...
filmde emeği geçen herkese çok teşekkürler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar