bugün
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak12
- aleksey batrakov27
- doların 50 tl olması10
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- emre belözoğlu8
- yeni tanışılan kimse2
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- galatasaray ın en başarılı türk takımı olması2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- cezaevine özenen gençler3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- lights out2
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- nükleer bomba7
- kırıkkaleli olmak istemek8
- netflix2
- kablosuz mouse13
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- arap götü9
- 394
- favlayan yazarın asıl amacı12
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yagmurcu çık açıkla7
- ismail kartal13
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler30
- millette manyak para var19
- durkheimın intihar teorisi7
- damla sakızlı muhallebi4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- flört etmeme ilkesi4
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- yazarların akşama dair planları7
- anın görüntüsü31
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- kale3112 tarzı entry girmek7
- atatürk düşmanı5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
BU BiR DEVRiMDiR
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar