bugün
- queen feristah12
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- ayıyla güreşmek7
- işiniz gücünüz yok mu11
- arkadaşlar çabuk buraya bakın4
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- ölümden korkuyor musunuz6
- gocu43
- bir bela geliyor29
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- fusya semsiyeli yabanci20
- hafızayı sildirmek2
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- uludağ itiraf14
- willem dafoe3
- gecenin şarkısı16
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız3
- abd'nin grönland da kalıcı kontrol anlaşması2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- uludağ sözlük evreni8
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- dizi izlemek4
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- heyt bea gocu mu5
- git4
- halil güneşli karizması4
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- bakkalda dondurma dolabını açınca yaşanan panik2
- kimseyle dertleşememek4
- 195 kaslı pilot14
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- apo'nun villası11
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- ilk kez böyle hissediyorum3
BU BiR DEVRiMDiR
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar