bugün
- katatespizartmasi14
- neli dondurma seversiniz12
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması8
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- onu özlediğiniz anlar6
- limonlu dondurma8
- kadın yazarların kavga etmesi5
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi5
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması6
- kızlar bir rezillik çıkarmayacaksa gidiyorum5
- sadece kadın yazarları artılamak4
- charlotte sullivan4
- limon yiyen erkek4
- alfa erkek5
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- katatespizartmasi benimle evlenir misin2
- ne yaptığı anlaşılmayan satranç oyuncusu3
- ağaçtan meyve koparıp yemek3
- türk insanın artık hiçbir şeye tepki vermemesi3
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu6
- gudat2
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek9
- aslan3
- en gey özelliğiniz8
- sosyal medya2
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- baden württemberg3
- artık film izleyememek2
- osmanlıca sözcükler5
- erkek yazara özel mesaj atan erkek yazar3
- karınca yuvasını tükürükle kapatan çocuk2
- makyaj yapan kadın çirkindir3
- gece havlayan köpek3
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor4
- depresyonun en kötü hali5
- tatilbudur tercih etmeyin3
- yazarların en son bitirdiği kitap8
- sivrisineklerin şerefsiz olması4
- artı oy alamayınca üzülen yazar modeli3
- bavyera2
- yağmurcu neden akpli13
- bu koyden olsam ne olacak5
- tantuni6
- daniel günther2
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- nasreddinhoca2
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- aleyna tilki nin ayakları3
- birader beyler bay beylerdir2
- tai lung8
BU BiR DEVRiMDiR
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
1934 yılı haziran ayı... Ankara önemli bir konugu agırlamaya hazırlanıyor. iran sahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek.
Atatürk yakın arkadaslarını cankaya köskünde topluyor.
Sah icin nasıl bir program yapalım ? diye soruyor.
Kimi orman ciftligine götürmeyi öneriyor kimi Merinosu gezdirelim diyor.
Begenmiyor önerileri Atatürk:
Bütün bunlar iran da da var. Onlarda olmayan bir sey yapmalı farkımızı ortaya koymalıyız.
Aklında bir sey oldugu belli... Sofradakiler merakla beklesirken kararını acıklıyor:
Opera yapacagız !
iste ilk Türk operası Özsoy un dogus sahnesi bu.... Atatürk operanın konusunu da kendisi belirliyor.
iranlıların seyhnamesinden esinlenmis bir destan planlıyor :
Öykü Hakan Feridun un ikiz ogulları Tur ile irac üzerine kurulu... ikizler dogdugunda seytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklasıyorlar. Ama yüzyıllar sonra bulusup kardes olduklarını anlıyorlar. Tıpkı ayrı yollara giden ikizler Türkiye ve iran gibi...
Bunu yazması icin Münir Hayri Egeli ye veriyorlar.. Librettoyu Libretto opera operet oratoryo bale müzikal gibi sahne eserlerinin yazılı metinlerine verilen addır.
Müzigin sözü olarak tanımlanabilir Egeli yazıyor. Sonra besteci arayısına girisiliyor. Adnan Saygun akıllarına geliyor. Saygun devlet bursuyla gönderildigi Paris ten yeni dönmüs. Musiki Muallim
Mektebi nde hocalık yapıyor. Henüz 27 yasında...
Librettoyu okutuyorlar kendisine...
Sah geliyor. Bundan bir opera yapacaksın diyorlar.
Seviniyor Saygun... Daha önce hic operası yok Türkiye nin...
Soruyor :
Solist var mı ?
Yok !
Koro var mı ?
Yok
Orkestra var mı ?
Yok
Ne kadar vaktimiz var ?
Bir ay !
Mucizevi bir öyküdür bu... 1 ayda 27 yasındaki o adam hem de Riyaseti Cumhur Orkestrası sefinin engelleme cabalarına ragmen solistleri bulur orkestrayı koroyu kurar eseri besteler ve Türkiye nin ilk opera eserini yaratır. O uykusuz geceler icin sonradan söyle yazacaktır : Ah bu calısma ! Zaman kısa imkanlar son derece sınırlı. Ama icimiz coskun...
Yalnız benim degil bütün görev almıs arkadaslarımın ici sevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında icimizde duydugumuz dinmek bilmez heyecanı sönmek bilmez atesi simdiki kusaklar nasıl duyuyorlardır.
Atatürk gelismeleri uzaktan takip eder. Bir ara Sovyet sefiri Karahana
Sen anlarsın git bir bak deyip provalara yollar. iyi haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı...
Ve Özsoy 19 Haziran 1934 gecesi iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.
Atatürk bu mucizenin yaratıcılarını gece Cankaya Köksünde agırlar kutlar ve engellemeye calışanlara der ki :
Bu bir devrim hareketidir !
7 Eylül de Adnan Saygun un 100. dogum yıl dönümü kutlandı. Saygunu ya da Özsoyu anımsayan kac kisi var bugün ?
Yada daha zor soru :
O devrim yıllarının dinmek bilmez heyecanını sönmek bilmez atesini simdikiler nasıl duyuyorlar ?
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar