bugün
- bir şeyler söyle4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- anın fotoğrafı14
- duyulan en ilginç isim5
- uludağ sözlük çeteleri9
- oralet içen erkek5
- mutsuz olmak3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- çaya şeker atan erkek5
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- kalem4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- en tehlikeli insan tipleri2
- en boktan on yıl7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- patates kızartması4
- yerinde dur3
- rennes2
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- yelpaze3
- erdal beşikçioğlu8
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ona bir şey söyle13
- gocu bak bi5
- doa otomatı3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- red flag erkek listesi9
- ayrılık8
- menemen9
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
--spoiler--
Savcı, doktor ve kolluk güçleri, can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle olay yerine uğramıyorlar.
Hukuk devletimiz, köy imamını gönderip elindeki kamerayla olay yerini çekmesini sağlıyor.
Ceylan'ının parçalarını eteklerine toplayan anası, karakola gidiyor. Karakol nizamiyesinde şıpınişi bir otopsi yapılıyor.
Olay yerini incelemeye Cumhuriyet Savcısı ancak üç gün sonra teşrif ediyor.
Ceylan, bu dağlarda avlanmış. Ama gezmesin de ne yapsın, koyunları otlatmak gerek.
Bize ondan kalan vesikalık bir fotografı.
Orada yaşayanların çoğu hayatlarında bir kez dururlar kameranın karşısında. Onların evlerinde yoksul bir nikâh fotoğrafı, belki bir de askerlik fotoğrafı dışında sabitlenmiş bir suret yoktur. Bir de devlete bakarken; kafa kâğıdına vesikalık.
Ceylan, kameraya nasıl bakacağını bilememiş. Belli, fotografı çeken, gözlerini aç, demiş ona.
Evet, Ceylan da, "Bir teneffüs daha yaşasaydı tabiattan derse kalkacak, devlet dersinde öldürülmüş" çocuklardan biri. Uğur Kaymaz gibi. Bir karışını vermem deyip ölüme adanmış topraklarda mayınlarla patlayan çobancıklar gibi. Taş attılar diye üzerlerine kurşun sıkılan, ölümleri sıkanın yanına kâr kalan çocuklar gibi.
--spoiler--
--spoiler--
Oraların, Kürt ellerinin kavruk, mutsuz bütün çocukları gibi.
Hayatları gözümüzde beş para etmeyen küçük ölü çocuklar.
Bu memleketin vatandaşları. Siyasileri. Gazetecileri. Hukuk insanları.
Ceylan'ın ölümü karşısında işte anlı şanlı ordumuz sessiz sedasız kırıtıyor yine.
Araştırmışlar da havan atılmadığını saptamışlar. Pekiyi ne? Ceylan'ın o topraklarda yaşıyor olması, o dağlarda geziyor olması ölümü için yeterli bir gerekçe, öyle değil mi?
Hesap vermenize hiç gerek yok elbet. Kendi hukukunuz, kendi savcılarınız nasılsa göğüslerini siper edip koruyorlar dokunulmazlığınızı. Seferberlik halidir, bir hatadır olmuş, öyle değil mi? Hatta bu konuyu deşmek, Ceylan'ın ölümü üstüne suskunluğa gömülmeyi reddetmek de, Allah bilir, vatan hainliğidir.
Askeri bir karakoldan atılan, henüz bilmediğimiz bir silahla katledilmiş olduğu ortada olan Ceylan'ın ölümünü de örtbas edivereceğinize inancınız tam, değil mi?
--spoiler--
yıldırım türker yazmış küçük ceylanlar'ın yaşadıklarını...
http://www.radikal.com.tr...ate=&ArticleID=957580
edit: imla
Savcı, doktor ve kolluk güçleri, can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle olay yerine uğramıyorlar.
Hukuk devletimiz, köy imamını gönderip elindeki kamerayla olay yerini çekmesini sağlıyor.
Ceylan'ının parçalarını eteklerine toplayan anası, karakola gidiyor. Karakol nizamiyesinde şıpınişi bir otopsi yapılıyor.
Olay yerini incelemeye Cumhuriyet Savcısı ancak üç gün sonra teşrif ediyor.
Ceylan, bu dağlarda avlanmış. Ama gezmesin de ne yapsın, koyunları otlatmak gerek.
Bize ondan kalan vesikalık bir fotografı.
Orada yaşayanların çoğu hayatlarında bir kez dururlar kameranın karşısında. Onların evlerinde yoksul bir nikâh fotoğrafı, belki bir de askerlik fotoğrafı dışında sabitlenmiş bir suret yoktur. Bir de devlete bakarken; kafa kâğıdına vesikalık.
Ceylan, kameraya nasıl bakacağını bilememiş. Belli, fotografı çeken, gözlerini aç, demiş ona.
Evet, Ceylan da, "Bir teneffüs daha yaşasaydı tabiattan derse kalkacak, devlet dersinde öldürülmüş" çocuklardan biri. Uğur Kaymaz gibi. Bir karışını vermem deyip ölüme adanmış topraklarda mayınlarla patlayan çobancıklar gibi. Taş attılar diye üzerlerine kurşun sıkılan, ölümleri sıkanın yanına kâr kalan çocuklar gibi.
--spoiler--
--spoiler--
Oraların, Kürt ellerinin kavruk, mutsuz bütün çocukları gibi.
Hayatları gözümüzde beş para etmeyen küçük ölü çocuklar.
Bu memleketin vatandaşları. Siyasileri. Gazetecileri. Hukuk insanları.
Ceylan'ın ölümü karşısında işte anlı şanlı ordumuz sessiz sedasız kırıtıyor yine.
Araştırmışlar da havan atılmadığını saptamışlar. Pekiyi ne? Ceylan'ın o topraklarda yaşıyor olması, o dağlarda geziyor olması ölümü için yeterli bir gerekçe, öyle değil mi?
Hesap vermenize hiç gerek yok elbet. Kendi hukukunuz, kendi savcılarınız nasılsa göğüslerini siper edip koruyorlar dokunulmazlığınızı. Seferberlik halidir, bir hatadır olmuş, öyle değil mi? Hatta bu konuyu deşmek, Ceylan'ın ölümü üstüne suskunluğa gömülmeyi reddetmek de, Allah bilir, vatan hainliğidir.
Askeri bir karakoldan atılan, henüz bilmediğimiz bir silahla katledilmiş olduğu ortada olan Ceylan'ın ölümünü de örtbas edivereceğinize inancınız tam, değil mi?
--spoiler--
yıldırım türker yazmış küçük ceylanlar'ın yaşadıklarını...
http://www.radikal.com.tr...ate=&ArticleID=957580
edit: imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar