bugün
- çağatay ulusoy3
- memduh bashgan14
- mohamed salah ghaly8
- zadar2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi22
- tuba büyüküstün7
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- nihoşun ölümü16
- ev temizleyen erkek5
- sibenik2
- asteğmen6
- simko39
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı5
- rambo ariel ortega8
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- dincilik2
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- varazdin2
- uyumanın en zevkli olduğu an3
- cakovec2
- pop dinleyenlern başka müzik türlerini eleştirmesi2
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- sırrı süreyya önder5
- helikopterlerin mantıksız davranması3
- karıncaların çok boş yapması2
- ünüversite okumanın zaman kaybı olması2
- özgür özel'in tutuklanması9
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- yaz sıcağında bot giyen metalci2
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- akşam yemeği2
- gram altındaki şiddetli yükseliş2
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması3
- aptal yazarlar2
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi3
- meal kuran değildir26
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- ev temizleyen kadın2
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- bakara suresi 107 ayet2
- ekmek3
- insanın inanmak istediğine inanması3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- hırvatistan15
- banu alkan serpil cakmakli bulusmasi2
- akp vs pkk6
- benim çocuğum yapmaz annesi5
witold gombrowicz romanı.
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar