bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı73
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar13
- febelilerin herşeyi abartması3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- fenerbahçeli yazarlar8
- terapi niteliğindeki şeyler8
- arabada sakso3
- nervio43
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik4
- galatasaray taraftarı2
- iyi menemenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- tarihin en kötü liverpollunu yenmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- almanca bilmek5
- kale3112 ifşa8
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- siyah sütyen5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- meme4
- muslettin amca14
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- sözlük klasikleri12
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- aleksey batrakov27
- sözlük kürdü55
- anın görüntüsü32
- engineer288
- aşk9
- ese dezze8
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- kassız erkek neye benzer5
- true esaretten kurtulacak4
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- fon vurguncularının fetva alması9
witold gombrowicz romanı.
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar