bugün
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok32
- hamburg toplu taşıma sistemi8
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı27
- ofsaytımsı vol 218
- simko332
- seminerlerde nefret ettiğiniz davranışlar4
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız7
- dem terör partisi7
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitap3
- seküler sanılan muhafazakarlar5
- nürnberg havalimanı5
- eylül ayında en çok satan arabanın togg olması2
- yavuz sultan selim11
- ilham aliyev26
- çivisi çıkmış boklu dünyanın azgın pompacıları3
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola7
- yulaf lapası5
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- heyt bea'nın mutfağına konuk olmak3
- fransa da akılalmaz siber saldırı2
- yağmurlu bir gecede uzun yolda araba sürmek2
- nervio16
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- atatürk'ü sevmeyen birinin chp'yi yönetebilmesi2
- çıkarıldığında rahatlatan şey2
- şabısgoy9
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti6
- husiler8
- mekke anlaşması10
- türkiye de artan okul saldırıları12
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- siyasal islamcıların ülkenin içinden geçmesi2
- sözlük kızlarının kombinleri45
- kara para nasıl aklanır sorunsalı5
- istanbul da sağanak ve fırtına uyarısı2
- yüksek enflasyon16
- cemil tugay17
- donunu ve yarağını satmak4
- moğolların araplara saldırma nedeni3
- bir önceki entryi devam ettir5
- son okunan kitap11
- soğuk havalarda da ince külotlu çorap giyen kadın3
- nürnberg2
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- kılıçdaroğlu bahçeli görüşmesi2
- tarhana4
- uludağ sözlüğe kayyum atanması4
1904-1969. Polonyalı yazar. insanı, "kişilerarası kilise" dediği, insanın etkileşimlerinde ve başkalarıyla davranışlarında gerçekleşen sürekli, psikolojik biçimlenme ile yorumladı. savaşla sürüklenen bir hayatı oldu. dehşete tanık olanların dehşeti anlamasının mümkün olmadığını, ve dehşeti asla tanımlayamayacaklarını iddia etti. insan özünün maruz kaldığı dehşeti algılamasının da mümkün olmadığını söyledi.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
Varşova'da hukuk fakültesini bitirdi. Paris'te ekonomi ve felsefe okudu.
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
"yıllar erir ay olur, aylar gün, günler saat, dakika, saniye, saniyeler de uçup gider. yakalayamazsınız, uçup giderler. neyim ben? bir saniyeler yığını -uçup gitmiş. sonuç: hiç. hiç."
kosmos
kosmos
onu anlatmak için söz bulmak zordur kanımca, bu nedenle kasmadan sadece bir alıntı yapmakla yetineceğim:
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar