bugün
- tantuni15
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı15
- kışın eve kapanıp novella yazmak4
- soslu adana kebap14
- sarapci koala23
- en zor zamanlarını tek başına atlatan insan4
- işkembe çorbası5
- sovyetler olmasaydı haftada 7 gün çalışırdınız2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- rasim ozan kütahyalı vs adnan aybaba2
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- türk kızı memesi2
- rasim ozan kütahyalı5
- bu toplumda normal olmanın anlamı2
- yalnızlık rahatlıktır7
- altı üstü istanbul dizisi2
- bir çatı katına kapanıp tüm gün yazmak3
- kürt düşmanı2
- erzurumspor3
- 24 ağustos 2026 kocaelispor amedspor maçı3
- akp ve mhplilerin pkklı sevdası3
- recep tayyip erdoğan17
- mevlid kandili10
- arda ilaldı2
- jitem terör örgütü2
- piyasadaki en iyi çay4
- kürt halkı ve türkiyeli halkları2
- aziz ihsan aktaş davası2
- persac6
- menzil'e büyük operasyon3
- beyaz götlü yabancılara tapmak suriyelilere sövmek7
- evlenmek yerine karıya gitmek6
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- togg13
- aşk3
- ciğerci apo5
- 24 ağustos 2026 türkiye macaristan voleybol maçı3
- ne kadar dikkatlisin7
- atatürkün kurduğu düzeni devirmek3
- şeyhlerin vatana millete faydası3
- hiç bir bayanla seksting yaptınız mı7
- palamut6
- her gün ne yapıyorsunuz9
- linkedin4
- hayvan gibi gözleme yemek5
- 0 0 72
- togg gören sikik çapulcu6
- ekşi sözlük rahmani değil şeytani bir yer2
- emret komutanım2
- islam barış dinidir22
1904-1969. Polonyalı yazar. insanı, "kişilerarası kilise" dediği, insanın etkileşimlerinde ve başkalarıyla davranışlarında gerçekleşen sürekli, psikolojik biçimlenme ile yorumladı. savaşla sürüklenen bir hayatı oldu. dehşete tanık olanların dehşeti anlamasının mümkün olmadığını, ve dehşeti asla tanımlayamayacaklarını iddia etti. insan özünün maruz kaldığı dehşeti algılamasının da mümkün olmadığını söyledi.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
Varşova'da hukuk fakültesini bitirdi. Paris'te ekonomi ve felsefe okudu.
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
"yıllar erir ay olur, aylar gün, günler saat, dakika, saniye, saniyeler de uçup gider. yakalayamazsınız, uçup giderler. neyim ben? bir saniyeler yığını -uçup gitmiş. sonuç: hiç. hiç."
kosmos
kosmos
onu anlatmak için söz bulmak zordur kanımca, bu nedenle kasmadan sadece bir alıntı yapmakla yetineceğim:
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar