bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    witold gombrowicz romanı.

    Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:

    "Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.

    Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.

    Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.

    Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.

    Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.

    Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.

    Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.

    Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...

    Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
    2 ... caty blake