bugün
- claudian clouds22
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri22
- sevdiğiniz yazarlar7
- şemsiyeli lavuk5
- islamda namaz yoktur32
- ağzı kokan insan5
- sözlük kızlarının kekleri24
- kürdistan10
- nervio15
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- bildiğiniz sure sayısı3
- anın görüntüsü24
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- lahmacun3
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası5
- tanrı nazarında insan nedir3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- 19 eylül 20264
- neme lazım diyen erkek6
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- mülk suresi 30 ayet2
- ölümsüzlük var4
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- sözlükten kız kaçırmak3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- türk açılımı5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- kefir patlaması3
- erkekle kadının arkadaş olması5
witold gombrowicz romanı.
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Pornografi adlı romanının önsözünde kendi diliyle:
"Ferdydurke kuşkusuz benim kim olduğumu, neyi anlatmaya çalıştığımı en iyi dile getiren, en önemli yapıtım. Yirmi yıl sonra yazdığım Pornografi, Ferdydureke"nin bir uzantısı. Bu nedenle Ferdydurke konusunda bir-iki söz etmeliyim.
Başkaları ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın gülünç öyküsüdür bu roman. Ferdydurke insanlığın Büyük Gelişmemişliğinin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan yansız, saydamsız bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışarıdan; başkaları için- tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur.
Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da "davranış biçimi" dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz.
Ferdydurke 1937 yılında, Sartre daha "ötekini'nin bakışı" kuramını ortaya atmadan önce yayımlandı. Ancak Sartre'cı kavramlar yaygınlaştıkça, benim kitabımın da bu yönü çok daha iyi anlaşıldı ve özümsendi.
Bununla birlikte Ferdydurke çok daha az işlenmiş başka alanlarda da gezinir: "Biçim" sözcüğü, "olgunlaşmamışlık" sözcüğüyle biraraya gelir kitapta. Bu Ferdydurke insanını nasıl tanımlamalı? Biçim tarafından yaratıldığı için, yalnızca dışarıdan yaratılmıştır, dahası gerçek değildir, özünden sapmıştır. insan olmak, hiçbir zaman kendi olmamak demektir.
Ferdydurke insanı aynı zamanda sürekli bir biçim üreticisidir de: Arının bal yapışı gibi, o da dur durak bilmeksizin biçim üretmektedir.
Öte yandan kendi biçimiyle mücadele eder. Ferdydurke, insanın kendi dışavurumuyla savaşının, insanlığın, Progrustes'in demir yatağında gördüğü işkencenin betimlenmesidir.
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avcunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi içine ittiği bir olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt kültür oluşturur gizlice: itiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan niteliksiz bir dünyadır bu. işte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar...
Pornografi´nin yanıbaşına gelmedik mi?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar