bugün
- atatürk ün hataları10
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi4
- arda güler10
- yemene asker gönderilme meselesi7
- jaws filmindeki sikko balik16
- oktay saral'ın görevden alınması4
- yetkisi alınan yetkili8
- insan sevmemek6
- iltica20
- oktay saral9
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- köri kokulu esmer vatandaş2
- sözlüğün kralı9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- ritmik cimnastik yarışması3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- israil seçimleri5
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
- galatasaray fenerbahçe derbisi3
- fon vurgunu50
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- moralin çok bozuk olması6
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- anthropic'e elvis presley davası2
- evlenmek4
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- fetöcü ünlüler3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- betray me7
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- doğru don seçimi4
- aç uyumak10
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- sevgi vs aşk9
- metamfetamin7
öncelikle (bkz: öğretmenlik mesleği)
başarılı bir şekilde yapılması en zor olan meslek.
bir ülkenin milletvekilini, polisini, askerini, amirini, memurunu, tornacısını, amelesini, doktorunu, hakimini, esnafını yetiştirmektir öğretmenlik. bu yola baş koymuş olanların, mesleklerini gerçek anlamda tanımış, benimsemiş olmalarını gerektirmektedir. illa ki her meslekte böyle bu. ama öğretmenlikte olduğu kadar değil sanki. uğraştığın şey bir ağaç değil yetiştirdiğin, bir dava değil üzerine kafa yorduğun, bir yangın değil savaştığın... uğraştığın şey bir birey. hem de sınıfa kendiyle beraber getirdiği her şeyiyle ! ihtiyaçları, duyguları, düşünceleri, çekinceleri... tüm bunları göz önüne alarak işini icra etmen gereken bir meslek. sorumlulukları, onu gerçekten taşıyabilecek olanlar için gerçekten çok ağır olan bir meslek.
ah, ülke içindeki sorunlarımızın bir kısmı dönüp dolaşıp nüfusumuza dayanmasa keşke.
bu kadar önemli konumdaki bir mesleğin çalışanlarını bir sınavla seçmek hiç bir mantık kalıbına sığdırılamaz ! bu işin içinde olan biri olarak söylemek istediğim bazı şeyler var. öyle sınıf öğretmenliği öğrencileri gördüm ki ! yahu adamın zerre çocuk sevgisi yok bi kere ! bir öğretmenimin söylediği gibi: " malzemeyi seveceksin ! ". e senin malzemen ne ? çocuk.
öyle ingilizce öğretmenliği bölümü öğrencileri gördüm; adamda ne gramer, ne telaffuz...
alan bilgisini bir yana bırakıyorum. olması gereken, bir öğretmenin kesinlikle alanında tam donanımlı olmasıdır. tam donanımlı değilsin diyelim, bazı eksiklerin var. bir şeyleri anlatma becerisine sahip olmayan kişileri nasıl öğretmen yapabilirsin ? ben, sen, evlatlarımızı nasıl teslim ederiz bu "öğretmen"lerin ellerine ? alanına tamamen hakim olsan da, kafandakileri karşıdakina farklı farklı yollarla anlatamadıktan sonra neye yarar senin öğretmenliğin, alanındaki üstün bilgilerin ?
öğretmenlik yapacak kişilerin seçimi, yine öğretmenlikten gelen ve deneyimli kişiler tarafında yapılacak bir mülakat yöntemiyle olmalıdır. olması gereken budur bence. fakat bu kadar aday sayısı varken "eleme" usulü devletimizce kaçınılmaz görünüyor.
- e mülakat diyorsun ama hocam, bu adamlar bunu zaten eğitim gördükleri dönemlerde yapmıyorlar mı ?
+ evet, yapıyorlar. sunumlar yapıyorlar mesela. öğretmenlik, bilgiyi öğrencinin anlayacağı şekilde sunmaktır, değil mi ? fakat yukarıda bahsettiğim eksikliklerin bir çoğunu içeren sunumlar bunlar. hala öğrenci havasında yapılan ve asla gerektiği önemi göremeyen sunumlar.
staj var sonra. bir eğitim fakültesi öğrencisi üç dönem staj görür. bunların sadece bir tanesi " öğretmenlik uygulaması " adı altında geçer ve ders anlatılan tek staj dönemi budur. diğer ikisinin adı " okul deneyimi "'dir. okula gidilir, genellikle sadece izlenimlerle deneyim elde edinilmeye çalışılır.* stajlar da okulda yapılan sunumlar gibi hakettiği özveriyi alamaz öğrenciden. ha bu bazen sadece öğrenciyle kalmaz. sizi izlemeye gelmesi gereken hocanız, gayet yeterli olduğuzunu düşündüğünden olsa gerek, sizi ders anlatırken izlemeye gelmez ! işin ciddiyetini bilen hocalar, o staj süresi boyunca sorumlu olduğu öğrenci güruhu tarafından lanet yağmuruna tutulur.
aslında salt bilgi sunmak da değildir öğretmenlik. diyelim ki alan bilgisi tam ve de bunu öğrencilerine çok güzel bir şekilde aktarabiliyor bir öğretmen. peki, konu alan bilgisinden çıkıp da gündelik hayata geldiği zaman ne olacak ? bi' kere, yeterince sosyal olmalı bir öğretmen. kesinlikle sahip olması gereken ve öğrencileri tarafından örnek alınabilecek idealleri, görüşleri olmalı bir öğretmenin. sunacağı tek şey bilgi değildir çünkü; öğretmen, öğrencileri için bir " rol modeli "dir.
tam anlamda bir sorumluluk mesleğidir öğretmenlik. eğer gerçekten özveri gösterilmeyecekse yapılmasındır.
başarılı bir şekilde yapılması en zor olan meslek.
bir ülkenin milletvekilini, polisini, askerini, amirini, memurunu, tornacısını, amelesini, doktorunu, hakimini, esnafını yetiştirmektir öğretmenlik. bu yola baş koymuş olanların, mesleklerini gerçek anlamda tanımış, benimsemiş olmalarını gerektirmektedir. illa ki her meslekte böyle bu. ama öğretmenlikte olduğu kadar değil sanki. uğraştığın şey bir ağaç değil yetiştirdiğin, bir dava değil üzerine kafa yorduğun, bir yangın değil savaştığın... uğraştığın şey bir birey. hem de sınıfa kendiyle beraber getirdiği her şeyiyle ! ihtiyaçları, duyguları, düşünceleri, çekinceleri... tüm bunları göz önüne alarak işini icra etmen gereken bir meslek. sorumlulukları, onu gerçekten taşıyabilecek olanlar için gerçekten çok ağır olan bir meslek.
ah, ülke içindeki sorunlarımızın bir kısmı dönüp dolaşıp nüfusumuza dayanmasa keşke.
bu kadar önemli konumdaki bir mesleğin çalışanlarını bir sınavla seçmek hiç bir mantık kalıbına sığdırılamaz ! bu işin içinde olan biri olarak söylemek istediğim bazı şeyler var. öyle sınıf öğretmenliği öğrencileri gördüm ki ! yahu adamın zerre çocuk sevgisi yok bi kere ! bir öğretmenimin söylediği gibi: " malzemeyi seveceksin ! ". e senin malzemen ne ? çocuk.
öyle ingilizce öğretmenliği bölümü öğrencileri gördüm; adamda ne gramer, ne telaffuz...
alan bilgisini bir yana bırakıyorum. olması gereken, bir öğretmenin kesinlikle alanında tam donanımlı olmasıdır. tam donanımlı değilsin diyelim, bazı eksiklerin var. bir şeyleri anlatma becerisine sahip olmayan kişileri nasıl öğretmen yapabilirsin ? ben, sen, evlatlarımızı nasıl teslim ederiz bu "öğretmen"lerin ellerine ? alanına tamamen hakim olsan da, kafandakileri karşıdakina farklı farklı yollarla anlatamadıktan sonra neye yarar senin öğretmenliğin, alanındaki üstün bilgilerin ?
öğretmenlik yapacak kişilerin seçimi, yine öğretmenlikten gelen ve deneyimli kişiler tarafında yapılacak bir mülakat yöntemiyle olmalıdır. olması gereken budur bence. fakat bu kadar aday sayısı varken "eleme" usulü devletimizce kaçınılmaz görünüyor.
- e mülakat diyorsun ama hocam, bu adamlar bunu zaten eğitim gördükleri dönemlerde yapmıyorlar mı ?
+ evet, yapıyorlar. sunumlar yapıyorlar mesela. öğretmenlik, bilgiyi öğrencinin anlayacağı şekilde sunmaktır, değil mi ? fakat yukarıda bahsettiğim eksikliklerin bir çoğunu içeren sunumlar bunlar. hala öğrenci havasında yapılan ve asla gerektiği önemi göremeyen sunumlar.
staj var sonra. bir eğitim fakültesi öğrencisi üç dönem staj görür. bunların sadece bir tanesi " öğretmenlik uygulaması " adı altında geçer ve ders anlatılan tek staj dönemi budur. diğer ikisinin adı " okul deneyimi "'dir. okula gidilir, genellikle sadece izlenimlerle deneyim elde edinilmeye çalışılır.* stajlar da okulda yapılan sunumlar gibi hakettiği özveriyi alamaz öğrenciden. ha bu bazen sadece öğrenciyle kalmaz. sizi izlemeye gelmesi gereken hocanız, gayet yeterli olduğuzunu düşündüğünden olsa gerek, sizi ders anlatırken izlemeye gelmez ! işin ciddiyetini bilen hocalar, o staj süresi boyunca sorumlu olduğu öğrenci güruhu tarafından lanet yağmuruna tutulur.
aslında salt bilgi sunmak da değildir öğretmenlik. diyelim ki alan bilgisi tam ve de bunu öğrencilerine çok güzel bir şekilde aktarabiliyor bir öğretmen. peki, konu alan bilgisinden çıkıp da gündelik hayata geldiği zaman ne olacak ? bi' kere, yeterince sosyal olmalı bir öğretmen. kesinlikle sahip olması gereken ve öğrencileri tarafından örnek alınabilecek idealleri, görüşleri olmalı bir öğretmenin. sunacağı tek şey bilgi değildir çünkü; öğretmen, öğrencileri için bir " rol modeli "dir.
tam anlamda bir sorumluluk mesleğidir öğretmenlik. eğer gerçekten özveri gösterilmeyecekse yapılmasındır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar