bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı19
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı4
- beni biraz da şu tarafa doğru sev2
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- distopik film önerisi6
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- galatasaray12
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- victor osimhen14
- yandım çavuş ayranı3
- aşkım sakso ne demek diye soran kız3
- dursun özbek3
- köprüleri yakmak2
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- la taverne des yeux2
- ishal olmak5
- discordçu iki arkadaşa rastlamak2
- uludağ sözlük evreni9
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sözlükteki galatasaraylılar2
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- sözlükten birine telefon vermek3
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- iremga32
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- velvet15
- bir bela geliyor8
- monica bellucci bakışı3
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- galatahahahahahaha2
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sebahattin şirin21
- gurbetçi mehdi2
- sözlükte marka olmak11
- ismet gurbuz 20242
- yakışıklı seri katil4
- kedi tekmelemek11
- brokeback dagindan ev almak3
- çorum fk2
- barış alper yılmaz2
- yunus akgün2
- chp'li kızların açık giyinmesi3
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- davinson sanchez2
- ömer karakaş3
Türk Rock Müziği'nin en büyük isimlerinden olan Erkin Koray, 24 Haziran 1941'de istanbul'da doğdu. Annesi Vecihe Koray'ın, istanbul Belediye Konservatuarı'nda Klasik Batı Müziği piyano öğretmeni olmasından dolayı, sanatçı küçük yaşlarda müzikle tanıştı. 5 yaşında annesinden piyano dersleri almaya başladıktan sonra, Alman Lisesi'nde okurken rock müziği ile tanıştı. Aynı zamanda okulda okurken konservatuara da devam etti. Sanatçı, 29 Aralık 1957 yılında, 16 yaşındayken, Galatasaray Lisesi'nde piyanoyla ilk konserini verdi.
Bu konser, Erkin Koray'ın hayatında büyük bir dönüm noktasını teşkil etti. Çünkü bu konser aynı zamanda sanatçının müzik hayatının da başlangıcı idi. ilk konserinden bir ay sonra Koray, 25 Ocak 1958'de Eminönü Halkevi'nde, 20 gün sonra da Almanya ve Avusturya Liselerinde konserler verdi ve artık konserler birbirini takip etmeye başladı. Bu konserlerden sonra gazeteler artık kendisinden "Rock'n'Roll Kralı" diye bahsetmeye başladılar.
1960'ların ilk dönemlerine gelince Koray, "Erkin Koray ve Ritmcileri" isimli grubuyla, kendisinin gitar çalıp söylediği ve rock'n'roll çaldığı bar ve klüp programları yaptı. 1962 yılında ise ilk 45'liği "Bir Eylül Akşamı"/It's So Long'u yayınladı. Çıkarttığı 45'likten sonra askerliğini 1963 - 1965 yılları arasında Eskişehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda gitarist - solist olarak yaptı. Askerden döndükten sonra bir süre daha ingilizce çalışmalarına ve klüp programlarına devam eden sanatçı, bu programlarından birinde istanbul Plak şirketinin yetkilileri ile tanıştı ve 1967 yılında ülkede büyük şöhret olmasını sağlayan "Kızları da Alın Askere" isimli 45'liğini yayınladı.
Saçlarının uzunluğundan dolayı tepkiler de alan sanatçı, 1970'e geldiğinde, "Yeraltı Dörtlüsü" grubunu kurdu. Daha sonra Batı müziğini yerinde tanımak ve incelemek amacıyla, O sırada Beatles'ın da oradan şöhret olduğu, müziğin kalbinin attığı yer sayılan Almanya'nın Hamburg kentindeki Star Club'a gitti. Koray, burada her gün çalan en az üç ingiliz grubunu izledi ve bir çoğuyla da tanıştı. Bu arada Hiccups adlı bir Alman Grubu'yla da sahneye çıktı ve daha sonra o grubun basçısı Bernhard Weber'i yanına alarak Türkiye'ye döndü ve bu olay Türkiye'de Hard Rock döneminin başlangıcı oldu.
Çıkarttığı hit parçalarla o dönem gündemde olan sanatçı, tekrar Avrupa'ya gitti ve Fransa'da Beatles'ın efsanevi ismi John Lennon'la tanıştı. Koray'ın "Yeraltı Dörtlüsü" ile müzik yaparken yararlandıkları en büyük avantaj, batıdaki Pink Floyd, Grateful Dead gibi aynı tarz gruplarından daha doğuda bir ülkede yaşamalarıydı. Dönemin Avrupalı çoğu rock müzisyeninin doğu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a merakı vardı ve bu merakı müziklerine de bol miktarda yansıtabiliyorlardı. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'ın önce "Norwegian Wood" adlı 45'liklerinde, daha sonra da "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümlerinin "Within You Without You" parçasında "Sitar" kullanmasıydı. Sitar, kökeni doğudan gelen bir enstrümandı ve bu enstrümanı ingiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müziği ile oldukça ilgili bir müzisyen olan Orhan Gencebay kullanıyordu.
istanbul'a tekrar döndükten sonra "Supergroup" ile "Yağmur" isimli 45'liğini çıkardı. Maddi sıkıntılardan dolayı dağılan Supergroup'un ardından kısa bir süre sonra kurduğu 'Ter' adlı grupla "Hor Görme Garibi" isimli 45'liğe imzasını attı. Fakat "Ter" grubu da dağıldıktan sonra 'Stop!' isimli bir grup kuran Koray, bu grupla da uzun süre devam edemeden ayrıldı ve grup dağıldı.
Avrupa'da Alice Cooper ve David Bowie renkli yüz makyajlarıyla sahneye çıkmaya başladı ve Erkin Koray!da bu modaya uyarak sahneye renkli yüz makyajlarıyla çıkmaya başladı ve büyük ilgi gördü. Bu çalışmalarından sonra da uzun süreliğine yurtdışına gitti. Koray, yurt dışından döndükten sonra tekrar çalışmalarına devam etti ve bu çalışmalar, Türkiye'nin çok iyi bildiği "Şaşkın", "Arap Saçı", "Fesuphanallah" gibi çalışmalardı. Bu dönemde bu tarz çalışmalara ağırlık vermesinin yanında "Krallar", "Hadi Hadi Oradan" gibi rock çalışmaları, hatta başlı başına rock parçalarından oluşan "Elektronik Türküler" adında bir tane de LP yaptı. 1977 yılında, son rock grubu olan "Erkin Koray Tutkusu" isimli grubunu kurup, bu grupla aynı adı taşıyan bir rock LP'si çıkarttıktan sonra uzun süreliğine tekrar yurt dışına çıktı. Koray'ın Türkiye'yi terk etmesinin en önemli sebebi, 70'lerin ikinci yarısında Türkiye'de cereyan eden politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapılamayacak hale getirmesiydi.
12 Eylül Askeri Darbesi'nin haberini yurt dışında iken almasından bir yıl sonra,1982 sonbaharında, yurda dönmeye karar verdi. Yurtdışından döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalışmalar yapan Erkin Koray'ın bu dönemdeki en ünlü çalışması şüphesiz 'Çöpçüler'dir. * *
Bu konser, Erkin Koray'ın hayatında büyük bir dönüm noktasını teşkil etti. Çünkü bu konser aynı zamanda sanatçının müzik hayatının da başlangıcı idi. ilk konserinden bir ay sonra Koray, 25 Ocak 1958'de Eminönü Halkevi'nde, 20 gün sonra da Almanya ve Avusturya Liselerinde konserler verdi ve artık konserler birbirini takip etmeye başladı. Bu konserlerden sonra gazeteler artık kendisinden "Rock'n'Roll Kralı" diye bahsetmeye başladılar.
1960'ların ilk dönemlerine gelince Koray, "Erkin Koray ve Ritmcileri" isimli grubuyla, kendisinin gitar çalıp söylediği ve rock'n'roll çaldığı bar ve klüp programları yaptı. 1962 yılında ise ilk 45'liği "Bir Eylül Akşamı"/It's So Long'u yayınladı. Çıkarttığı 45'likten sonra askerliğini 1963 - 1965 yılları arasında Eskişehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda gitarist - solist olarak yaptı. Askerden döndükten sonra bir süre daha ingilizce çalışmalarına ve klüp programlarına devam eden sanatçı, bu programlarından birinde istanbul Plak şirketinin yetkilileri ile tanıştı ve 1967 yılında ülkede büyük şöhret olmasını sağlayan "Kızları da Alın Askere" isimli 45'liğini yayınladı.
Saçlarının uzunluğundan dolayı tepkiler de alan sanatçı, 1970'e geldiğinde, "Yeraltı Dörtlüsü" grubunu kurdu. Daha sonra Batı müziğini yerinde tanımak ve incelemek amacıyla, O sırada Beatles'ın da oradan şöhret olduğu, müziğin kalbinin attığı yer sayılan Almanya'nın Hamburg kentindeki Star Club'a gitti. Koray, burada her gün çalan en az üç ingiliz grubunu izledi ve bir çoğuyla da tanıştı. Bu arada Hiccups adlı bir Alman Grubu'yla da sahneye çıktı ve daha sonra o grubun basçısı Bernhard Weber'i yanına alarak Türkiye'ye döndü ve bu olay Türkiye'de Hard Rock döneminin başlangıcı oldu.
Çıkarttığı hit parçalarla o dönem gündemde olan sanatçı, tekrar Avrupa'ya gitti ve Fransa'da Beatles'ın efsanevi ismi John Lennon'la tanıştı. Koray'ın "Yeraltı Dörtlüsü" ile müzik yaparken yararlandıkları en büyük avantaj, batıdaki Pink Floyd, Grateful Dead gibi aynı tarz gruplarından daha doğuda bir ülkede yaşamalarıydı. Dönemin Avrupalı çoğu rock müzisyeninin doğu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a merakı vardı ve bu merakı müziklerine de bol miktarda yansıtabiliyorlardı. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'ın önce "Norwegian Wood" adlı 45'liklerinde, daha sonra da "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümlerinin "Within You Without You" parçasında "Sitar" kullanmasıydı. Sitar, kökeni doğudan gelen bir enstrümandı ve bu enstrümanı ingiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müziği ile oldukça ilgili bir müzisyen olan Orhan Gencebay kullanıyordu.
istanbul'a tekrar döndükten sonra "Supergroup" ile "Yağmur" isimli 45'liğini çıkardı. Maddi sıkıntılardan dolayı dağılan Supergroup'un ardından kısa bir süre sonra kurduğu 'Ter' adlı grupla "Hor Görme Garibi" isimli 45'liğe imzasını attı. Fakat "Ter" grubu da dağıldıktan sonra 'Stop!' isimli bir grup kuran Koray, bu grupla da uzun süre devam edemeden ayrıldı ve grup dağıldı.
Avrupa'da Alice Cooper ve David Bowie renkli yüz makyajlarıyla sahneye çıkmaya başladı ve Erkin Koray!da bu modaya uyarak sahneye renkli yüz makyajlarıyla çıkmaya başladı ve büyük ilgi gördü. Bu çalışmalarından sonra da uzun süreliğine yurtdışına gitti. Koray, yurt dışından döndükten sonra tekrar çalışmalarına devam etti ve bu çalışmalar, Türkiye'nin çok iyi bildiği "Şaşkın", "Arap Saçı", "Fesuphanallah" gibi çalışmalardı. Bu dönemde bu tarz çalışmalara ağırlık vermesinin yanında "Krallar", "Hadi Hadi Oradan" gibi rock çalışmaları, hatta başlı başına rock parçalarından oluşan "Elektronik Türküler" adında bir tane de LP yaptı. 1977 yılında, son rock grubu olan "Erkin Koray Tutkusu" isimli grubunu kurup, bu grupla aynı adı taşıyan bir rock LP'si çıkarttıktan sonra uzun süreliğine tekrar yurt dışına çıktı. Koray'ın Türkiye'yi terk etmesinin en önemli sebebi, 70'lerin ikinci yarısında Türkiye'de cereyan eden politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapılamayacak hale getirmesiydi.
12 Eylül Askeri Darbesi'nin haberini yurt dışında iken almasından bir yıl sonra,1982 sonbaharında, yurda dönmeye karar verdi. Yurtdışından döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalışmalar yapan Erkin Koray'ın bu dönemdeki en ünlü çalışması şüphesiz 'Çöpçüler'dir. * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar