bugün
- sabah yürüyüşü5
- biranın üstüne rakı içmek6
- damacanayla çay içmek3
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak4
- okan buruk9
- alevi kızların alev alev yanması9
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı21
- cover nedir ve neden vardır2
- tugrulkut2
- sözlükteki galatasaraylılar4
- hp omnibook 5 flip 142
- babaların acayip huyları3
- adana rakı festivali2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- ona bir şey söyle3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- iremga32
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı6
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- anın görüntüsü31
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- velvet15
- distopik film önerisi6
- sözlükte marka olmak11
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- kedi tekmelemek11
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- monica bellucci bakışı4
- sebahattin şirin21
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- galatasaray12
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- victor osimhen14
- haftanın gammazları listesi25
- dusan vlahovic9
- ishal olmak5
- uludağ sözlük evreni9
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- bir bela geliyor8
- süleymancılar14
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
Sanat filmi. Yok yok, film gibi film.
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar