bugün
- iç sıkıntısından intihar etmek8
- birader beylerin birader beyler olmaları6
- yazarları gülümseten şeyler6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- 60 saat boyunca uyumayan insan4
- iş sıkıntısı olmasa okuyacağınız bölüm4
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı3
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- sarı yeleli aslan trump8
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- yaz günü bira içmek6
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler12
- sıradan biri olarak ölmek istememek2
- hababam sınıfı semra hoca7
- mardin de bir ağanın inşa ettirdiği ilginç köy evi2
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- kontrat fosfor karburator2
- kıçına tekmeyi basmak2
- ya maho ağa feyzo yla anlaşsaydı2
- montla sıçmak3
- sıradan bir hayatın güzel olmadığının sanılması2
- zallın fake hesabı var mı9
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- klima çarpması2
- mor semsiyeli yabanci21
- anın görüntüsü19
- kendi kendine konuşmak5
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- kalmadı3
- en gey özelliğiniz13
- siyah araba4
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- ani gelen can sıkıntısı2
- gocu26
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
- ben bir hata yaptım4
- 40 yaşında bekar kadın6
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı3
- dinciler4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- türkiye a milli futbol takımı2
- chp'nin hali ne olacak49
- disclosure day3
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- ben geldim naneler6
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
Sanat filmi. Yok yok, film gibi film.
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--