bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sözlük elden gidiyor3
- erlik5
- cep telefonu17
- nokia16
- günün sözü6
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- rüzgar12
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- bal10
- pizza bira ikilisi4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- var olmak için ne yaptınız13
- pazar günleri ekmek almak3
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- kader4
- fil9
- yogartiksen39
- aslan15
- billie eilish'in memeleri7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- gül7
- brezilya7
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- ankara8
- galatasaray balı2
Sanat filmi. Yok yok, film gibi film.
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--
--spoiler--
hamuru düşmüş bir adamın hayal gücüdür bu hikâyenin, yoğuransa hayalleridir küçük bir rumen kızının.
yumruk yiyerek, yuvarlanarak, kemiklerini kırarak ya da bir yerlerden atlayarak para kazanan, kısacası dublörlük yapan roy walkerın* yolu film esnasında köprüden atlarken atın üzerini tutturamayıp ayakları felç olunca, bir zamanlar los angelesda bir hastaneye düşer. dokuz yaşında bir kız çocuğu olan alexandria* da aynı hastanede, kırık koldan muzdarip, kalmaktadır. roy walkerla tanışıp onun anlattıklarını beyninde resmetmesiyle her şey akar, ortaya çıkan yeni dünya gözleri kamaştırır ve yönetmen çay molasından döndüğünü bağıra bağıra belli eder.
orta halli dedektifçilikli müthiş göz ziyafetli the cell filmiyle beğenimi kazanan tarsem singh bu filminde de geleneği bozmuyor ve tablo gibi (ya da doğrudan tablolardan) görüntüler yakalıyor. klasik bir intikam hikâyesi üzerine kurulu senaryo oyunculuklar ve görüntü yönetmeninin çılgın renkleri ve kostüm departmanının uç noktadaki doğu esintili kıyafet seçimleriyle bu açığını kapatıyor.
senaryoya klişe dedik lakin içinde barındırdığı türlü metaforlar ve hint destanlarından aldığı mekânlar ve olaylarla akıcılık konusunda klişeden kopuverip sinema sanatına bir kez daha hayranlık duyduruyor. müzikleri ayriyeten dinleme olanağı bulamasam da film içinde kullanılışları yerindeydi. küçük kızın doğal, hatta doğaçlama takılıyor diyebileceğiniz kadar doğal, oyunculuğu bile bu filmi. eğer tüm bunlar ilginizi çekmediyse, görme sebebidir. 2006 yılının en filmlerinden, david fincher ve spike jonze tavsiyeli.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar