bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı19
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan çık hesap ver5
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- meriç dükalığı8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- şemsiyeli benim4
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- bana onu sormayin8
- azerice bir not bırak2
- kadir inanır'ın mirası3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği2
- 18 eylül 2026 bayern münih union berlin maçı2
- yeminli tercümanlar nasıl yemin ediyor sorunsalı2
- sözlük kızlarının kekleri24
- galatasaray9
- galatahahahahahaha2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız4
- bildiğiniz sure sayısı4
- şemsiyeli lavuk5
- katatespizartmasi2
- islamda namaz yoktur32
- kürdistan10
- etli biber dolması4
- beşiktaş5
- sıcak havada çay içmek2
- kamudaki torpil durumları3
- ağzı kokan insan5
- neden güneşli havada şemsiyeyle dolaşmıyoruz2
- dantelli sütyen takan erkek12
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- günün sözü16
- yalancıyı sikmiyorlar2
- hayat kalitesini düşüren şeyler3
- nervio15
- futbol10
- anın görüntüsü23
- türkiye6
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ölümden korkuyor musunuz17
- olympique marseille5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
tüm emniyet teşkilatını töhmet altında bırakan polislerdir aynı zamanda. bir anekdot:
lise ikinci sınıfta olduğum sene bir nisan akşamı arkadaşımla(f diyeceğiz bu arkadaşa) sokaklarda dolaşmak için evden çıktığımızda sefaköy'de oturduğunu bildiğimiz bir arkadaşımızı(bu da m olacak) görüyorduk fatih'te ki kendisi ev ahalisi ile kavga etmiş ve eskiden oturdukları semte atmış kendisini. bizi görünce sevindi birden... birimize gidelim dedik istemedi. dışarıda duracağını söyledi ki onu tek başına bırakmak bizim "arkadaşlık" algılarımızda yer almamakta idi... sadede geleyim yavuz selim otobüs durağı'nda oturduk ve sohbet ediyoruz. gece 4 civarı idi dün gibi aklımdadır. durağın hemen yanıbaşında da polis karakolu var... derken arkadaşımız f'nin telefonu çaldı ki arayan sevgilisi(o dönemde hesap vereceği tek insan) idi. panikledik ve ana caddeden daha sakin olan sokak arasına çıktık. telefonu açıp "arkadaşımda kalacağım" dedi. telefonu kapattığında havanın da serin olması dolayısı ile otobüs durağında ısıttığımız oturaklarımızı soğuğa kurban vermek istemedik ve koşarak durağa gidiyorduk... tam o sırada karakolda nöbette olan polis ile karşı karşıya geldik kimlik istedi:
nöbetteki polis: şşş gençler ne işiniz var burda? nereye koşuyorsunuz? çıkarın kimlikleri...
p: buyrun kimlik. durum böyle böyle...
m: bende kimlik yok ama pasom var.
np: ver ver, paso da olur...
f: bende her ikisi de yok...
np: potansiyel suçlu tipi var zaten sizde. öğrenci misiniz?
p: hee öyle sayılır. cibali lisesi'nde kaydımız var ama...
np: artizlik de dizboyu... bu saç-sakal ile nasıl öğrenciysen.
p: neyse bize müsade artık.
f: aahaha
np: ne gülüyorsun? içtiniz mi siz? (koklama efekti)
m: ben de aynı şeyi size soracaktım memur bey...
np: seliiiim bunları nezarete al.
komiser yardımcısı: noluyor mehmet?
np: amirim gençler eğlence arıyorlar sanırım...
ky: öyle mi gençler?
p: hayır efendim durumumuz böyle böyledir. memur beye de anlattık ama o kendince özetledi durumu size.
ky: tamam gençler o halde sorun yok. gidebilirsiniz...
p, f, m: teşekkürler efendim. hayırlı geceler....
ky: dikkatli olun çocuklar. gene durakta oturun, bir sıkıntınız olursa da gelin çekinmeden.
şimdi filmlerden alışık olduğumuz iyi polis, kötü polis hikayesini es geçerek diyorum ki ilgili olayda da görüldüğü üzere polis teşkilatının da içinde iyiler ve kötüler olabiliyorlar. mesele ayrımlarını yapabilmekte...
lise ikinci sınıfta olduğum sene bir nisan akşamı arkadaşımla(f diyeceğiz bu arkadaşa) sokaklarda dolaşmak için evden çıktığımızda sefaköy'de oturduğunu bildiğimiz bir arkadaşımızı(bu da m olacak) görüyorduk fatih'te ki kendisi ev ahalisi ile kavga etmiş ve eskiden oturdukları semte atmış kendisini. bizi görünce sevindi birden... birimize gidelim dedik istemedi. dışarıda duracağını söyledi ki onu tek başına bırakmak bizim "arkadaşlık" algılarımızda yer almamakta idi... sadede geleyim yavuz selim otobüs durağı'nda oturduk ve sohbet ediyoruz. gece 4 civarı idi dün gibi aklımdadır. durağın hemen yanıbaşında da polis karakolu var... derken arkadaşımız f'nin telefonu çaldı ki arayan sevgilisi(o dönemde hesap vereceği tek insan) idi. panikledik ve ana caddeden daha sakin olan sokak arasına çıktık. telefonu açıp "arkadaşımda kalacağım" dedi. telefonu kapattığında havanın da serin olması dolayısı ile otobüs durağında ısıttığımız oturaklarımızı soğuğa kurban vermek istemedik ve koşarak durağa gidiyorduk... tam o sırada karakolda nöbette olan polis ile karşı karşıya geldik kimlik istedi:
nöbetteki polis: şşş gençler ne işiniz var burda? nereye koşuyorsunuz? çıkarın kimlikleri...
p: buyrun kimlik. durum böyle böyle...
m: bende kimlik yok ama pasom var.
np: ver ver, paso da olur...
f: bende her ikisi de yok...
np: potansiyel suçlu tipi var zaten sizde. öğrenci misiniz?
p: hee öyle sayılır. cibali lisesi'nde kaydımız var ama...
np: artizlik de dizboyu... bu saç-sakal ile nasıl öğrenciysen.
p: neyse bize müsade artık.
f: aahaha
np: ne gülüyorsun? içtiniz mi siz? (koklama efekti)
m: ben de aynı şeyi size soracaktım memur bey...
np: seliiiim bunları nezarete al.
komiser yardımcısı: noluyor mehmet?
np: amirim gençler eğlence arıyorlar sanırım...
ky: öyle mi gençler?
p: hayır efendim durumumuz böyle böyledir. memur beye de anlattık ama o kendince özetledi durumu size.
ky: tamam gençler o halde sorun yok. gidebilirsiniz...
p, f, m: teşekkürler efendim. hayırlı geceler....
ky: dikkatli olun çocuklar. gene durakta oturun, bir sıkıntınız olursa da gelin çekinmeden.
şimdi filmlerden alışık olduğumuz iyi polis, kötü polis hikayesini es geçerek diyorum ki ilgili olayda da görüldüğü üzere polis teşkilatının da içinde iyiler ve kötüler olabiliyorlar. mesele ayrımlarını yapabilmekte...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar