bugün
- geceye güzel bir söz bırak5
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi2
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi2
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- insanlar sizi nasıl tanımlar5
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- bella hadid5
- gecenin film sahnesi4
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- günün iddaa kuponu2
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- halit bolkan2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- iremga12
- mohamed salah ghaly5
- duş almak vs duş yapmak4
- 31 çekerken eli kırmak4
- velvet almanyaya gel5
- kahve falı3
- afrika nasıl kalkınabilir15
- kız arkadaş kiralamak8
- kendini anlatamamak6
- ıban at4
- velvet14
- gürkan uygun3
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- eğitimde itaat kültürü2
- romantik komedi izleyen erkek2
- 5 ağustos 20262
- online kumar2
- fatih tekke2
- dünya sivaslılar günü3
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- yunanistan30
- arkadaşlar bakar mısınız9
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- uzak diyar4
- iki elle 31 çekmek2
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- justin bieber3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- had bildirmek7
mafya polis oyununun başka bir türevi.
kibrit çöpleriyle oynanan bir çocuk oyunu. hatırladığım kadarıyla kısa çöpü çeken katil oluyordu. polise yakalanmadan herkesi göz kırparak öldürmeye çalışıyordu. burdaki tek eksik polisin nasıl belirlendiği; bi türlü çıkartamadım. o da sizin hayalgücünüze kalsın. *
tüm emniyet teşkilatını töhmet altında bırakan polislerdir aynı zamanda. bir anekdot:
lise ikinci sınıfta olduğum sene bir nisan akşamı arkadaşımla(f diyeceğiz bu arkadaşa) sokaklarda dolaşmak için evden çıktığımızda sefaköy'de oturduğunu bildiğimiz bir arkadaşımızı(bu da m olacak) görüyorduk fatih'te ki kendisi ev ahalisi ile kavga etmiş ve eskiden oturdukları semte atmış kendisini. bizi görünce sevindi birden... birimize gidelim dedik istemedi. dışarıda duracağını söyledi ki onu tek başına bırakmak bizim "arkadaşlık" algılarımızda yer almamakta idi... sadede geleyim yavuz selim otobüs durağı'nda oturduk ve sohbet ediyoruz. gece 4 civarı idi dün gibi aklımdadır. durağın hemen yanıbaşında da polis karakolu var... derken arkadaşımız f'nin telefonu çaldı ki arayan sevgilisi(o dönemde hesap vereceği tek insan) idi. panikledik ve ana caddeden daha sakin olan sokak arasına çıktık. telefonu açıp "arkadaşımda kalacağım" dedi. telefonu kapattığında havanın da serin olması dolayısı ile otobüs durağında ısıttığımız oturaklarımızı soğuğa kurban vermek istemedik ve koşarak durağa gidiyorduk... tam o sırada karakolda nöbette olan polis ile karşı karşıya geldik kimlik istedi:
nöbetteki polis: şşş gençler ne işiniz var burda? nereye koşuyorsunuz? çıkarın kimlikleri...
p: buyrun kimlik. durum böyle böyle...
m: bende kimlik yok ama pasom var.
np: ver ver, paso da olur...
f: bende her ikisi de yok...
np: potansiyel suçlu tipi var zaten sizde. öğrenci misiniz?
p: hee öyle sayılır. cibali lisesi'nde kaydımız var ama...
np: artizlik de dizboyu... bu saç-sakal ile nasıl öğrenciysen.
p: neyse bize müsade artık.
f: aahaha
np: ne gülüyorsun? içtiniz mi siz? (koklama efekti)
m: ben de aynı şeyi size soracaktım memur bey...
np: seliiiim bunları nezarete al.
komiser yardımcısı: noluyor mehmet?
np: amirim gençler eğlence arıyorlar sanırım...
ky: öyle mi gençler?
p: hayır efendim durumumuz böyle böyledir. memur beye de anlattık ama o kendince özetledi durumu size.
ky: tamam gençler o halde sorun yok. gidebilirsiniz...
p, f, m: teşekkürler efendim. hayırlı geceler....
ky: dikkatli olun çocuklar. gene durakta oturun, bir sıkıntınız olursa da gelin çekinmeden.
şimdi filmlerden alışık olduğumuz iyi polis, kötü polis hikayesini es geçerek diyorum ki ilgili olayda da görüldüğü üzere polis teşkilatının da içinde iyiler ve kötüler olabiliyorlar. mesele ayrımlarını yapabilmekte...
lise ikinci sınıfta olduğum sene bir nisan akşamı arkadaşımla(f diyeceğiz bu arkadaşa) sokaklarda dolaşmak için evden çıktığımızda sefaköy'de oturduğunu bildiğimiz bir arkadaşımızı(bu da m olacak) görüyorduk fatih'te ki kendisi ev ahalisi ile kavga etmiş ve eskiden oturdukları semte atmış kendisini. bizi görünce sevindi birden... birimize gidelim dedik istemedi. dışarıda duracağını söyledi ki onu tek başına bırakmak bizim "arkadaşlık" algılarımızda yer almamakta idi... sadede geleyim yavuz selim otobüs durağı'nda oturduk ve sohbet ediyoruz. gece 4 civarı idi dün gibi aklımdadır. durağın hemen yanıbaşında da polis karakolu var... derken arkadaşımız f'nin telefonu çaldı ki arayan sevgilisi(o dönemde hesap vereceği tek insan) idi. panikledik ve ana caddeden daha sakin olan sokak arasına çıktık. telefonu açıp "arkadaşımda kalacağım" dedi. telefonu kapattığında havanın da serin olması dolayısı ile otobüs durağında ısıttığımız oturaklarımızı soğuğa kurban vermek istemedik ve koşarak durağa gidiyorduk... tam o sırada karakolda nöbette olan polis ile karşı karşıya geldik kimlik istedi:
nöbetteki polis: şşş gençler ne işiniz var burda? nereye koşuyorsunuz? çıkarın kimlikleri...
p: buyrun kimlik. durum böyle böyle...
m: bende kimlik yok ama pasom var.
np: ver ver, paso da olur...
f: bende her ikisi de yok...
np: potansiyel suçlu tipi var zaten sizde. öğrenci misiniz?
p: hee öyle sayılır. cibali lisesi'nde kaydımız var ama...
np: artizlik de dizboyu... bu saç-sakal ile nasıl öğrenciysen.
p: neyse bize müsade artık.
f: aahaha
np: ne gülüyorsun? içtiniz mi siz? (koklama efekti)
m: ben de aynı şeyi size soracaktım memur bey...
np: seliiiim bunları nezarete al.
komiser yardımcısı: noluyor mehmet?
np: amirim gençler eğlence arıyorlar sanırım...
ky: öyle mi gençler?
p: hayır efendim durumumuz böyle böyledir. memur beye de anlattık ama o kendince özetledi durumu size.
ky: tamam gençler o halde sorun yok. gidebilirsiniz...
p, f, m: teşekkürler efendim. hayırlı geceler....
ky: dikkatli olun çocuklar. gene durakta oturun, bir sıkıntınız olursa da gelin çekinmeden.
şimdi filmlerden alışık olduğumuz iyi polis, kötü polis hikayesini es geçerek diyorum ki ilgili olayda da görüldüğü üzere polis teşkilatının da içinde iyiler ve kötüler olabiliyorlar. mesele ayrımlarını yapabilmekte...
insan öldürmüş polistir.
bir de katil polislere elinize sağlık diyen bir kesim vardır ki hala düşünüyorum anlayamıyorum o zihniyeti. giden candır. ethem sarısülük'ün katili serbest bırakılmıştır.
bir daha bir daha bir daha söylenesi sözdür.
gencecik bir insanın canını almışsın ve meşru müdafa diye serbest bırakılmışsın.
halk inadına duyarlı ve sağduyulu. polisin ve provokatörlerin oyununa gelmiyor ve gelmemeli. polise rağmen sakin olmalı ve meşru olan mücadele zeminini kaybetmemeli. ethem in canını alanların hesabının sorulacağı özgür günleri kurmalı.
gencecik bir insanın canını almışsın ve meşru müdafa diye serbest bırakılmışsın.
halk inadına duyarlı ve sağduyulu. polisin ve provokatörlerin oyununa gelmiyor ve gelmemeli. polise rağmen sakin olmalı ve meşru olan mücadele zeminini kaybetmemeli. ethem in canını alanların hesabının sorulacağı özgür günleri kurmalı.
türk polisine en çok yakışan yakıştırmadır.
son kurbanı ahmet atakandır. allah sizin belanizi versin.
katil polis 10 yıl önce vardi.
evcilleştirilmiş bir türdür.
efendisinin emri ile harekete geçer ve gözü bir şey görmez saldırır öldürür.
efendisinin emri ile harekete geçer ve gözü bir şey görmez saldırır öldürür.
haklı bir önermedir.
(bkz: polissiz sokaklar istiyoruz)
türkiyede ki son kurbanı berkin elvandır.
1982 yılındaki cuntacıların yeni adıdır.
"diyorlar ki polise emri kim verdi. ben verdim"- recep tayyip erdoğan 23 haziran 2013.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar