bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak7
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek11
- kızlar naber5
- yağmurcu neden akpli4
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- isana3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- çay içen kız13
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- galatasaray10
- ateizm2
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- bir şeyler söyle5
- en tehlikeli insan tipleri3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- doruklara sevdalanmak2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- dönmek istenilen yıl2
- yunanistan29
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- hırvatistan14
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- kalem4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
corduk'a düştüğüm notlardan az da olsa anlaşılabileceğini umduğum düşünürdür...
--spoiler--
teşekkür ederim hocam, zorlu bir süreç beni bekliyor ama hayatımın konusunu bulduğum ve kendi dert ettiğim şeyi çalışacağım için heyecanlı ve mutluyum. bakalım sonrası nasıl olacak.
senin durumun için yapabileceğim şey çok ama sanırım vakit kısıtlı. elimden geldiğince anlatayım. bakhtin'in dil anlayışı hakkında şöyle kısa notlar düşebilirim belki...
adam saussure'ün dil incelemesini içeriksiz buluyor, dil yetisinin incelenmesinin dildeki değişimleri ve gerilimleri açıklamada yetersiz kaldığını söylüyor. dil yetisinin altına somut dillerin koyulduğunu ve her somut dilin içerisinde canlı söylemlerin birbirleri üzerine katlanarak bir heteroglossia oluşturduğunu söylüyor. bu söylemlerin içerisindeki canlı sözceler üzerinden söylemlerin canlılık kazandığını belirtiyor. her söylemin nesnesine yaklaşım tarzı farklı olabilir, başka söylemlerin bakış açısı ile kesişebilir veya örtüşebilir. bunun nedeni nesneye her yeni bir yönelimin nesneyi yeniden tasarlaması, bunu yaparken de nesneye daha önceden yönelmiş bakışların gerilimleri ile hesaplaşmak zorunda kalması olarak açıklıyor. buna "nesnenin diyalojisi" diyor. ben ankara dilbilim mülakatında buna örnek olarak türban dediğimiz bir bezin ne hallere geldiğini anlatmıştım ve mülakatı geçmiştim.
şimdi... diyaloji terimi, söylemlerin karşı karşıya gelmesini anlatır. farklı söylemlerin birbiri ile karşılaştıkları temel mekan dil dünyası, yaşayan dünya. fakat bir de kendi söylemine sahip olan edebiyat, sanat, siyaset, hukuk gibi kurmaca söylemler var. bakhtin özellikle edebiyatın söylemlerini incelemek istiyor. ona göre roman, farklı söylemlerin karşılaştığı bir yapıyı sağlayan temel edebi tür. romanın ayrıca kendi söylemi olması da onu ayrıcalıklı kılıyor. şiir ise yalnızca şairin egemen söylemini içerdiği için monolojik ve söylemlerin karşılaşması ile oluşacak diyalojik yapıdan yoksun. bu açıdan bakthin şiiri dışlama heveslisi.
--spoiler--
--spoiler--
teşekkür ederim hocam, zorlu bir süreç beni bekliyor ama hayatımın konusunu bulduğum ve kendi dert ettiğim şeyi çalışacağım için heyecanlı ve mutluyum. bakalım sonrası nasıl olacak.
senin durumun için yapabileceğim şey çok ama sanırım vakit kısıtlı. elimden geldiğince anlatayım. bakhtin'in dil anlayışı hakkında şöyle kısa notlar düşebilirim belki...
adam saussure'ün dil incelemesini içeriksiz buluyor, dil yetisinin incelenmesinin dildeki değişimleri ve gerilimleri açıklamada yetersiz kaldığını söylüyor. dil yetisinin altına somut dillerin koyulduğunu ve her somut dilin içerisinde canlı söylemlerin birbirleri üzerine katlanarak bir heteroglossia oluşturduğunu söylüyor. bu söylemlerin içerisindeki canlı sözceler üzerinden söylemlerin canlılık kazandığını belirtiyor. her söylemin nesnesine yaklaşım tarzı farklı olabilir, başka söylemlerin bakış açısı ile kesişebilir veya örtüşebilir. bunun nedeni nesneye her yeni bir yönelimin nesneyi yeniden tasarlaması, bunu yaparken de nesneye daha önceden yönelmiş bakışların gerilimleri ile hesaplaşmak zorunda kalması olarak açıklıyor. buna "nesnenin diyalojisi" diyor. ben ankara dilbilim mülakatında buna örnek olarak türban dediğimiz bir bezin ne hallere geldiğini anlatmıştım ve mülakatı geçmiştim.
şimdi... diyaloji terimi, söylemlerin karşı karşıya gelmesini anlatır. farklı söylemlerin birbiri ile karşılaştıkları temel mekan dil dünyası, yaşayan dünya. fakat bir de kendi söylemine sahip olan edebiyat, sanat, siyaset, hukuk gibi kurmaca söylemler var. bakhtin özellikle edebiyatın söylemlerini incelemek istiyor. ona göre roman, farklı söylemlerin karşılaştığı bir yapıyı sağlayan temel edebi tür. romanın ayrıca kendi söylemi olması da onu ayrıcalıklı kılıyor. şiir ise yalnızca şairin egemen söylemini içerdiği için monolojik ve söylemlerin karşılaşması ile oluşacak diyalojik yapıdan yoksun. bu açıdan bakthin şiiri dışlama heveslisi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar