bugün
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız8
- anın görüntüsü26
- sabahları nefret edilen şeyler10
- en lezzetli balık16
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin11
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- asena keskinci3
- true nickli yazar23
- bozo2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın6
- karşı cinsteki en itici özellik12
- can holding'in 33 şirketini geri alması2
- ben geldim naneler13
- uludağ sözlük evreni9
- how'i met your mother marshall6
- sevgiliye hitap biçimleri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- gocu33
- online listesindeki sıralama mantığı9
- mansur yavaş14
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- online listesi neden kaldırıldı10
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- en son neye çok üzüldünüz12
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- inci sözlük8
- game of thrones taki kerhaneci21
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- başkent istanbul olsun11
- tai lung vs gocu22
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- mamudo gurban niye doğdun9
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- insanların sizden uzak durması7
- arkadaşlar5
- iş yerindeki orospu çocukları8
kendisiyle filmlerini izlerken hep "sen mi zekisin, ben mi?" şeklinde saçma bir ego yarışına girmem nedeniyle, izlemek için kafamın rahat olmasını beklediğim (3 yıl olmuş) bugün nihayet huzura erip izleyebildiğim , tüm kritiklerin tersine, izlediğim en iyi david lynch filmi olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim 3 saatlik arıza.
film; ilk saniyesinden itibaren, ekrana kitlenmenizi sağlıyor ki sanıyorum çok sevmemin nedenlerinden biri dijital kamera ile çekilmiş olması. lynch nihayet kamerasını bulmuş, arızasına arıza, sürrealliğine sürreallik katmış bu sayede.
--spoiler--
lynch filmlerinin çözümlenmesini sevmese de, kolaylıkla filmin kadınlar ve içlerine düştükleri buhranlar hakkında olduğu söylenebilir. özellikle değer yargıları ve ahlak üzerine çok fazla gönderme var.
filmde; iyi ev hanımı imajı çizen bir kadının içinde ki fahişeye ve polonya'da bir fahişenin içinde yatan ev hanımına yönelik bir öykü çatısı var. aslında muhtemelen bu ablalar aynı kişiler, zaten ortada sayabildiğim kadarıyla 9'a bölünmüş bir kişilik var. bu bölünmüşlüğün ya da içte barındırılan farklı kişiliklerin eleştirisi kesinlikle kadın üzerine değil, mecbur bırakılmak üzerine. top biraz da evlilik kurumuna gidiyor. (korkutucu betimlenmiş koca, arkadaşları ve de ebeveynler)
sokakta ablamız ölürken, çinli ablanın yaptığı diyalog'ta akıllara kazınır cinsten. yanında ki iri yarı zenci erkek arkadaşı, aşırı dominant karakteri sebebiyle ablanın kafasında bir mit kurmuş, ve vajinasında fahişeler olan bir kuzeninden bahsetmesine neden olmuş. Bu fahişeleri ameliyatla almak çok pahalıymış. ahlak kavramının dayatımına bir gönderme olsa gerek bu.
filmde güzel bir süpriz de lynch'in eski bir kısa filminden alıntı yaptığı (bkz: rabbits), tavşan adamlar tarafından canlandırılmış sitcom tarzı televizyon skeçleri.
aslında film ile ilgili anlatılabilecek, tartışılabilecek pek çok şey var, en iyisi bir kaç kez izlemek, sonra da arkadaşlarla üzerine konuşmak olur. yine her zaman ki gibi postmodern bilmeceyi atmış önümüze çözelim diye bekliyor.
son not : film sonunda yazılar akarken ki dans ve müzik mükemmeldi. lakin ilginç olan, bu filmde müzikleri angelo badalamenti yapmamış. umarım küsmemişlerdir.
son not 2 : laura dern için tek diyebileceğim, bir insanın bakışları bu kadar mı anlamlı olur.
--spoiler--
film; ilk saniyesinden itibaren, ekrana kitlenmenizi sağlıyor ki sanıyorum çok sevmemin nedenlerinden biri dijital kamera ile çekilmiş olması. lynch nihayet kamerasını bulmuş, arızasına arıza, sürrealliğine sürreallik katmış bu sayede.
--spoiler--
lynch filmlerinin çözümlenmesini sevmese de, kolaylıkla filmin kadınlar ve içlerine düştükleri buhranlar hakkında olduğu söylenebilir. özellikle değer yargıları ve ahlak üzerine çok fazla gönderme var.
filmde; iyi ev hanımı imajı çizen bir kadının içinde ki fahişeye ve polonya'da bir fahişenin içinde yatan ev hanımına yönelik bir öykü çatısı var. aslında muhtemelen bu ablalar aynı kişiler, zaten ortada sayabildiğim kadarıyla 9'a bölünmüş bir kişilik var. bu bölünmüşlüğün ya da içte barındırılan farklı kişiliklerin eleştirisi kesinlikle kadın üzerine değil, mecbur bırakılmak üzerine. top biraz da evlilik kurumuna gidiyor. (korkutucu betimlenmiş koca, arkadaşları ve de ebeveynler)
sokakta ablamız ölürken, çinli ablanın yaptığı diyalog'ta akıllara kazınır cinsten. yanında ki iri yarı zenci erkek arkadaşı, aşırı dominant karakteri sebebiyle ablanın kafasında bir mit kurmuş, ve vajinasında fahişeler olan bir kuzeninden bahsetmesine neden olmuş. Bu fahişeleri ameliyatla almak çok pahalıymış. ahlak kavramının dayatımına bir gönderme olsa gerek bu.
filmde güzel bir süpriz de lynch'in eski bir kısa filminden alıntı yaptığı (bkz: rabbits), tavşan adamlar tarafından canlandırılmış sitcom tarzı televizyon skeçleri.
aslında film ile ilgili anlatılabilecek, tartışılabilecek pek çok şey var, en iyisi bir kaç kez izlemek, sonra da arkadaşlarla üzerine konuşmak olur. yine her zaman ki gibi postmodern bilmeceyi atmış önümüze çözelim diye bekliyor.
son not : film sonunda yazılar akarken ki dans ve müzik mükemmeldi. lakin ilginç olan, bu filmde müzikleri angelo badalamenti yapmamış. umarım küsmemişlerdir.
son not 2 : laura dern için tek diyebileceğim, bir insanın bakışları bu kadar mı anlamlı olur.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar