bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı47
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- sözlük erkeklerinin bicepsleri80
- benim bileğim yamuk mu10
- kimsenin memleket takımı tutmaması6
- ısparta da gece hayatı14
- sözlükteki fenerbahçeliler5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız4
- modacı erkeklerin top olması7
- türk tarihinden kim bu adam3
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz4
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- erzurum vs sivas6
- akplisin yani27
- bir tırcı sevmek6
- duanın bir şeye yaramaması28
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- eski sevgiliyle tinder da eşleşmek3
- victor osimhen5
- anın görüntüsü23
- düşün ki o bunu okuyor6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı11
- 20242
- hiç uçağa binmemek7
- erecto bey birader birader beydir4
- bicepsiz fakir erkek6
- ismail arı3
- terlikle döven anne14
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- pıttığını diktiren sözlük yazarı3
- samsun gece hayatı3
- reddedilince öldürmek3
- avrupa fatihi galatasaray2
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- fon vurgunu52
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- nişanlının gay çıkması3
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- sudekiray3
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması2
- true nerede3
- uzaylılar futbol takımı tutuyorlar mı2
- kahraman tazeoğlu ahmet batman okuyan tip2
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- nusret3
dünyanın en ilginç duygularından birisi.
bende vakti zamanında aşık olmuştum. aslında hala o aşkı içimde barındırıyorum. sanıyorum unutamadım onu.
en kötüsü sevildiğinizi bildiğiniz halde sevdiğiniz aşık olduğunuz kişinin de size aşık olduğunu bildiğiniz halde kavuşamamak herhalde. aşk işte bu.
16 yaşındayım. teyzemler beni evlerine çağırmışlardı. 1 ay teyzemlerde kalacaktım sonrasında denize gidecektik ailecek. yattığım yatak salondaydı. o kız teyzemlere ara ara gelen birisiydi. o gün gelmiş apartmanın toplantısı varmış onu demeye gelmiş. ilk orda gördüm. o zamanlar pek anlamazdım o konulardan. sonrasında o kız teyzemlerden çıkmamaya başladı. baya iyi arkadaş olmuştuk.
aslında arkadaştan öte duygulardı ama ben bilmiyordum ki bu duyguları anlamlandıramamıştım o zaman.
sonraları sık sık bu kızla görüştük bizim eve geldi denize yanımıza geldi bizde kaldı. çok fazla olaylar oldu ve ben hissettiğim duyguları anlamlandırmaya başlamıştım ancak bunu kimseye söyleyemiyordum.
kız teyzeme beni sevdiğini söylemiş en sonunda. teyzem bunu bana söyledi ancak kızın haberi yoktu bunu bana söylediğinden çünkü söz almış teyzem dayanamamış bana söylemiş.
kız çok hassas birisiydi. benim hayatımın büyük bir bölümü hastanelerde geçiiyordu ve bu kız beni ziyarete falan çok geldi. yüzü gülüyordu ama gözlerinin içindeki hüzünü görebiliyordum. hissediyordum ve bu bana acı veriyordu.
genelde isyan etmeyen biriyimdir. ama hayatımda ilk defa halime isyan ediyordum. neden değer verdiğim! sevdiğim insanları üzüyorum diye isyan etmeye başlaştım. o an bu işin olmayacağını bunun ikimizede ciddi zarar vereceğini anlamıştım.
işte teyzem bana dedi böyleyken böyle diye. o andan sonra kendimden nefret ettirmek için elimden geleni yaptım. ancak ilginç bir biçimde ne o ne ben asla kopamadık. ne yaparsam yapayım olmadı bir türlü. bu bana daha büyük acı verdi.
neler yapmadım ki o geldiği zaman hasta numaraları yaptım görüşmedim onunla konuşurken yanında küfürlü konuşmalar yaptım hatta başka birini sevdiğimi bile söyledim ama hayır bir türlü nefret ettiremedim kendimden.
en sonunda 3 sene önce belçika'ya gelecektim ve annesiyle beraber beni uğurlamak için geldiler. tabi bir ara yalnız kaldık ve gözlerimin içine bakarak ''gitme'' dedi.. o an içimden haykırdım ''gitmiyorum'' diye ancak dilimden ''gitmemem için bir sebep yok'' dedim. bu benim en büyük salaklığımdı belki ama bunu yapmak zorundaydım. hayatımın büyük bir bölümü hastanelerde geçti ve görünüşe göre hayatım hastanelerde geçmeye devam edecek. o kızı nasıl peşimden sürükleyebilirdim ki?
geçen sene evlenmiş....
bende vakti zamanında aşık olmuştum. aslında hala o aşkı içimde barındırıyorum. sanıyorum unutamadım onu.
en kötüsü sevildiğinizi bildiğiniz halde sevdiğiniz aşık olduğunuz kişinin de size aşık olduğunu bildiğiniz halde kavuşamamak herhalde. aşk işte bu.
16 yaşındayım. teyzemler beni evlerine çağırmışlardı. 1 ay teyzemlerde kalacaktım sonrasında denize gidecektik ailecek. yattığım yatak salondaydı. o kız teyzemlere ara ara gelen birisiydi. o gün gelmiş apartmanın toplantısı varmış onu demeye gelmiş. ilk orda gördüm. o zamanlar pek anlamazdım o konulardan. sonrasında o kız teyzemlerden çıkmamaya başladı. baya iyi arkadaş olmuştuk.
aslında arkadaştan öte duygulardı ama ben bilmiyordum ki bu duyguları anlamlandıramamıştım o zaman.
sonraları sık sık bu kızla görüştük bizim eve geldi denize yanımıza geldi bizde kaldı. çok fazla olaylar oldu ve ben hissettiğim duyguları anlamlandırmaya başlamıştım ancak bunu kimseye söyleyemiyordum.
kız teyzeme beni sevdiğini söylemiş en sonunda. teyzem bunu bana söyledi ancak kızın haberi yoktu bunu bana söylediğinden çünkü söz almış teyzem dayanamamış bana söylemiş.
kız çok hassas birisiydi. benim hayatımın büyük bir bölümü hastanelerde geçiiyordu ve bu kız beni ziyarete falan çok geldi. yüzü gülüyordu ama gözlerinin içindeki hüzünü görebiliyordum. hissediyordum ve bu bana acı veriyordu.
genelde isyan etmeyen biriyimdir. ama hayatımda ilk defa halime isyan ediyordum. neden değer verdiğim! sevdiğim insanları üzüyorum diye isyan etmeye başlaştım. o an bu işin olmayacağını bunun ikimizede ciddi zarar vereceğini anlamıştım.
işte teyzem bana dedi böyleyken böyle diye. o andan sonra kendimden nefret ettirmek için elimden geleni yaptım. ancak ilginç bir biçimde ne o ne ben asla kopamadık. ne yaparsam yapayım olmadı bir türlü. bu bana daha büyük acı verdi.
neler yapmadım ki o geldiği zaman hasta numaraları yaptım görüşmedim onunla konuşurken yanında küfürlü konuşmalar yaptım hatta başka birini sevdiğimi bile söyledim ama hayır bir türlü nefret ettiremedim kendimden.
en sonunda 3 sene önce belçika'ya gelecektim ve annesiyle beraber beni uğurlamak için geldiler. tabi bir ara yalnız kaldık ve gözlerimin içine bakarak ''gitme'' dedi.. o an içimden haykırdım ''gitmiyorum'' diye ancak dilimden ''gitmemem için bir sebep yok'' dedim. bu benim en büyük salaklığımdı belki ama bunu yapmak zorundaydım. hayatımın büyük bir bölümü hastanelerde geçti ve görünüşe göre hayatım hastanelerde geçmeye devam edecek. o kızı nasıl peşimden sürükleyebilirdim ki?
geçen sene evlenmiş....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar