bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- from gold'un bicepsleri10
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kokoreç6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı16
- yarayı ateşle dağlamak2
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- fon vurgunu43
- kolpa insanlar6
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- carlsberg3
- victor osimhen9
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- vedat muriqi2
- kolye140
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- kabaklı börek3
- anın görüntüsü21
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- ismail kartal14
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- sergen yalçın10
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- muzlu centro2
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- true tarzında entry girmek2
- arkadaşlar bu nedir sizce11
beraber geçirdiği, aynı ortamlarda çalıştığı irfan özfatura'nın kaleminden okuyalım seyyid ahmet arvasi'nin hayatının kısacık bir özetini...
ahmed arvasi hoca doğubeyazıt'lıdır. öğretmen okulundayken evlenir ve genç yaşta çoluk çocuğa karışır. mezun olunca onu tutak'ın mollaşemdin köyü'ne yollarlar. bir kış günü eşyasını at kızağına yükleyerek yola vurur. ancak sıcak bir lojman hayal ederken sırılsıklam bir dam bulur. evet onun gibi bir idealistler tek göz odadan da tad almasını bilirler, lâkin okul perişandır. bırakın masayı, sırayı, odun bile yoktur. cılız çocuklar yamalı bir hasırın üstüne oturur, birbirlerine sokulurlar. arvasi beyin ilk işi eğreti bir soba uydurmak ve bir miktar tezek bulmak olur. çocuklar önce ellerinin buzlarını çözer, sonra samanlı kağıtlara eğri büğrü harfler çizerler. bu garipler kimsenin umurunda değildir, işte sırf onlar için yüksek tahsil yapma kararı alır, eğitim yılını bitirince gazi üniversitesi pedagoji bölümüne yazılır. gelgelelim burada köy enstitülülerin kesin bir hakimiyeti vardır. anadolu'dan gelen temiz gençler karargâha dönen okulda geleneklerinden inançlarından koparılmakta, beyinleri yıkanmaktadır. ahmed arvasi bey bu güçlü sele ecdad sevgisi ile karşı koyar. ancak arkadaşları kaybolur gider, mâlum cenaha katılırlar. işte o günlerde derin fikir çileleri çeken arvasi hoca "kendini arayan insan" kitabını kaleme alır. balıkesir savaştepe öğretmen okulu'nda ders vermeye başladığında anlatacak çok şeyi vardır ve dağarcığındakileri temiz anadolu çocuklarına aktarır. seyyid ahmed arvasi "insan ve insan ötesi" ve "türk islâm ülküsü"nün ardından şirin bir şiir kitabı çıkarır. fikirtepe eğitim enstitüsü'nde "ilmihal" ve "doğu anadolu gerçeği" isimli akademik eserini kaleme alır.
büyük mütefekkir emeklilik yıllarında çalışma dozunu artırır. türkiye gazetesi'nde günlük makaleler yazar, peş peşe kitap çıkarır. evi gençlerle dolup taşar, onlara "asr-ı saadet" yıllarını, alperenleri, derviş gazileri anlatır. elceğiziyle çay, çörek taşır, tek tek hatırlarını sorup gönüllerini alır.
arvasi hoca sevdirir, kızmaz, müjdeler, korkutmaz. çocukları adam gibi karşısına alır dertlerine derman olmaya bakar. her ne kadar saklasa da maaşının irice bir bölümünü muhtaç öğrencilere dağıttığını cümle âlem bilir. dersini misallerle renklendirir, son üç beş dakikada ilmi, insani, islâmi öğütler verir. lakin...
lakin, sigarayı biraz fazlaca içmektedir...
bir gün muallim arkadaşlarından biri "çocuklar size özeniyor hocam" der, "sigarayı aynı sizin gibi yakıyor, izmariti sizin gibi söndürüyorlar."
hiçbir şey söylemez. derhal kantine girer, gençlerin şaşkın bakışları arasında cebinden paketini çıkarır ve parça parça edip ortaya atar. çocuklar mesajı alırlar. eller bellere, çoraplara, gider, büyük bir hınçla paketlerini paralarlar... döşemede bir anda tütünden bir tepecik yükselir. belki inanmayacaksınız ama o günden sonra okulda sigara içen tek talebe kalmaz.
aradan yıllar, uzuuun yıllar geçer...
hoca öğretmenliği bırakır, yazarlığa başlar. memleket sıkıntılıdır, zira aydın geçinenler başka tellerden çalarlar. birilerinin onlara cevap vermesi lâzımdır. sıhhati de iyi değildir ama seminerler konferanslar düzenlemeli, bildiklerini gençlerle paylaşmalıdır. yükü öylesine ağırdır ki uyuduğu geceler sayılıdır. çok yoğun çalışır, sadece çay ve sigara ile ayakta kalır. işte bu hengame içinde yolu bir zamanlar öğretmenlik yaptığı balıkesir'e düşer. dostları tabakalarını çıkarır kehribar renkli tütünleri sarıp hocaya uzatırlar. olacak şey değildir, hoca sigaraya "hayır" der, yüzüne bile bakmaz.
o gün, sonraki gün ve daha sonraki gün bütün teklifleri red eder, tek dal yakmaz.
ta ki yola çıkana ve "bursa il hududu" tabelasını görene kadar.
zira bu ilde verilmiş bir sözü vardır ve hoca verdiği sözü asla unutmaz!
Not:itü sözlük' den alıntıdır.
ahmed arvasi hoca doğubeyazıt'lıdır. öğretmen okulundayken evlenir ve genç yaşta çoluk çocuğa karışır. mezun olunca onu tutak'ın mollaşemdin köyü'ne yollarlar. bir kış günü eşyasını at kızağına yükleyerek yola vurur. ancak sıcak bir lojman hayal ederken sırılsıklam bir dam bulur. evet onun gibi bir idealistler tek göz odadan da tad almasını bilirler, lâkin okul perişandır. bırakın masayı, sırayı, odun bile yoktur. cılız çocuklar yamalı bir hasırın üstüne oturur, birbirlerine sokulurlar. arvasi beyin ilk işi eğreti bir soba uydurmak ve bir miktar tezek bulmak olur. çocuklar önce ellerinin buzlarını çözer, sonra samanlı kağıtlara eğri büğrü harfler çizerler. bu garipler kimsenin umurunda değildir, işte sırf onlar için yüksek tahsil yapma kararı alır, eğitim yılını bitirince gazi üniversitesi pedagoji bölümüne yazılır. gelgelelim burada köy enstitülülerin kesin bir hakimiyeti vardır. anadolu'dan gelen temiz gençler karargâha dönen okulda geleneklerinden inançlarından koparılmakta, beyinleri yıkanmaktadır. ahmed arvasi bey bu güçlü sele ecdad sevgisi ile karşı koyar. ancak arkadaşları kaybolur gider, mâlum cenaha katılırlar. işte o günlerde derin fikir çileleri çeken arvasi hoca "kendini arayan insan" kitabını kaleme alır. balıkesir savaştepe öğretmen okulu'nda ders vermeye başladığında anlatacak çok şeyi vardır ve dağarcığındakileri temiz anadolu çocuklarına aktarır. seyyid ahmed arvasi "insan ve insan ötesi" ve "türk islâm ülküsü"nün ardından şirin bir şiir kitabı çıkarır. fikirtepe eğitim enstitüsü'nde "ilmihal" ve "doğu anadolu gerçeği" isimli akademik eserini kaleme alır.
büyük mütefekkir emeklilik yıllarında çalışma dozunu artırır. türkiye gazetesi'nde günlük makaleler yazar, peş peşe kitap çıkarır. evi gençlerle dolup taşar, onlara "asr-ı saadet" yıllarını, alperenleri, derviş gazileri anlatır. elceğiziyle çay, çörek taşır, tek tek hatırlarını sorup gönüllerini alır.
arvasi hoca sevdirir, kızmaz, müjdeler, korkutmaz. çocukları adam gibi karşısına alır dertlerine derman olmaya bakar. her ne kadar saklasa da maaşının irice bir bölümünü muhtaç öğrencilere dağıttığını cümle âlem bilir. dersini misallerle renklendirir, son üç beş dakikada ilmi, insani, islâmi öğütler verir. lakin...
lakin, sigarayı biraz fazlaca içmektedir...
bir gün muallim arkadaşlarından biri "çocuklar size özeniyor hocam" der, "sigarayı aynı sizin gibi yakıyor, izmariti sizin gibi söndürüyorlar."
hiçbir şey söylemez. derhal kantine girer, gençlerin şaşkın bakışları arasında cebinden paketini çıkarır ve parça parça edip ortaya atar. çocuklar mesajı alırlar. eller bellere, çoraplara, gider, büyük bir hınçla paketlerini paralarlar... döşemede bir anda tütünden bir tepecik yükselir. belki inanmayacaksınız ama o günden sonra okulda sigara içen tek talebe kalmaz.
aradan yıllar, uzuuun yıllar geçer...
hoca öğretmenliği bırakır, yazarlığa başlar. memleket sıkıntılıdır, zira aydın geçinenler başka tellerden çalarlar. birilerinin onlara cevap vermesi lâzımdır. sıhhati de iyi değildir ama seminerler konferanslar düzenlemeli, bildiklerini gençlerle paylaşmalıdır. yükü öylesine ağırdır ki uyuduğu geceler sayılıdır. çok yoğun çalışır, sadece çay ve sigara ile ayakta kalır. işte bu hengame içinde yolu bir zamanlar öğretmenlik yaptığı balıkesir'e düşer. dostları tabakalarını çıkarır kehribar renkli tütünleri sarıp hocaya uzatırlar. olacak şey değildir, hoca sigaraya "hayır" der, yüzüne bile bakmaz.
o gün, sonraki gün ve daha sonraki gün bütün teklifleri red eder, tek dal yakmaz.
ta ki yola çıkana ve "bursa il hududu" tabelasını görene kadar.
zira bu ilde verilmiş bir sözü vardır ve hoca verdiği sözü asla unutmaz!
Not:itü sözlük' den alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar