annem

geceyi kapatmadan bahsini etmek istediğim bir kadın var.

hayatımda tanıdığım en güzel kadın. bunu bir evladın annesine yakıştırdığı, söylenmesi kolay bir iltifat sanmayın. gerçekten öyle. gerçi güzelliğinin bir miktar bana da sirayet etmiş olması, yakışıklılığımın kaynağını nihayet açıklıyor olabilir. bu konuda mütevazı davranıp genetiğin hakkını yemeyeceğim.

fakat yıllar geçtikçe insan güzelliğin yalnızca yüzde taşınmadığını da öğreniyor.

bana annelik yaptığı kadar, gerektiğinde babalık da yaptı. tek başına büyüttü, hayatın önüme fırlatıp attığı nice çıkmazdan beni çekip aldı. bazen konuşarak, bazen hiçbir şey söylemeden. insanın kendisini kaybettiği yerde ona kim olduğunu hatırlatan birinin bulunması, sonradan anlaşılan nimetlerden.

bir de muhabbeti var. görüp geçirmişlik, kibirle değil tevazuyla birleşince nasıl bir şey ortaya çıkıyor, bunu onda gördüm. konuşurken dinlemek istiyorsunuz. anlattığı şey kadar anlatışında da insanı kendisine çeken bir taraf var.

eskiden arkadaşlarım eve geldiğinde bunun küçük bir ispatı olurdu. bir müddet sonra beni bırakıp annemin yanına geçerlerdi. onunla oturur, konuşur, dertleşirlerdi. bazen ben başka odada kendi halimde takılırken onların salondan yükselen kahkahalarını duyardım. giderken de sanki beni ziyarete değil, annemle görüşmeye gelmiş gibi bir halleri olurdu.

şimdi o arkadaşların çoğu hayatımda yok. hepsini bir şekilde geride bıraktım. annem ise hala orada.

galiba insan bazı kıymetleri, yanında oldukları için değil; etrafındaki her şey eksilmeye başladığında hala yerli yerinde durduklarını görünce anlıyor.

benim için o kıymetlerden biri değil.

bizzat kendisi.

tşkrler.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026