bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır6
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak5
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması27
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- her şeye neden diye sormak4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı25
- erzurum vs sivas3
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- fon vurgunu52
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- ay bayılazaam3
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- biberiye turşusu4
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- fatma betül sayan kaya22
- aykirikadin13
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- ne yapıyorsun8
- akp li akp li bakan tip8
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- ona bir cümle bırak2
- çirkin ama fakir erkek7
- neden 50 tane arap devleti var12
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- galatasaray11
- akşamki tantana15
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- geliyorum diyen erkek4
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- kısa boylu ama kaba erkek3
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim4
- sözlük çok bozdu4
- ben memeye meme demem halka arz edilmedikten sonra5
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- at gözlüklü insanlar6
- kıyamet suresi 22 ayet2
- hz yuşa2
- menuet4
- kadınların çalışması5
- bugün uyuyakalmışım11
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
Modernist ideolojilerin mantıksal argümanlar dizisi oluşturup bunları istediği sonuca doğru bir araya getirmeyi marifet sanması, gerçeği araştırmak değil, kendi önyargılarını rasyonalize etmek, zihinsel bir illüzyon inşa ederek ideolojik bir kurguya zemin hazırlamak ve sonucu baştan belli bir kurguyu meşrulaştırmaya çalışmaktır. Daha dikkatle bakarsanız, tüm egaliteryen görüşlerde aynı örüntüyü tespit edersiniz.
Örneğin Karl Marx, teorisini inşa ederken;
• Hegel'in tarihsel diyalektik teorisinin doğru olduğunu,
• insan doğasını veya tarihini yalnızca ekonomik veya maddi değişkenlerin harekete geçirdiğini, (?)
• tarihin kaçınılmaz olarak işçi sınıfının güçlenmesi ve zaferiyle sonuçlanacak "önceden belirlenmiş (?)" bir yolu izlediğini, (???)
• Ekonomik ilerlemedeki tek değişkenin üst sınıfların alt sınıfları ezmesi olduğunu, (???)
• insan doğasının doğuştan eşit olduğunu, (???)
• Bu sürecin doruk noktasının, tarih tarafından kaderinde yazılı olduğu veya öyle takdir edildiği için devrim yoluyla uygulamaya konulduğunda kendiliğinden işleyecek olan, anarşist, bütünleştirici ya da daha açık ifadeyle totaliter bir state'in yaratılması olduğunu
öne sürdü.
Burada Marx'ın kullandığı yöntem aslında bilgisayar programlama ya da yazılım geliştirmedeki "eğer öyleyse" komutlarını art arda eklemektir. Problem şu ki, insan toplulukları sosyolojik, ekonomik, kültürel ve politik olarak bilgisayar programları gibi basit ilkelerle çalışmaz. Gerçeklik ile sürekli etkileşim hâlinde bulunan insan doğasının, bir bilgisayar programından çok daha kaotik ve öngörülemez olduğunu herkes bilmektedir.
Örneğin, "Eğer Hürmüz Boğazı'ndan dünya petrolünün %20'si geçiyorsa, Hürmüz Boğazı'nın kapanması global petrol fiyatlarını %20 artırır." gibi bir sonuca varamazsınız. Ancak sanayileşmenin getirdiği devasa üretim ve refah, insanlığı o kadar büyük bir kibre ve şımarıklığa sürükledi ki insanlar, ne kadar çok "eğer öyleyse" komutu eklerlerse o kadar zeki olduklarını sanıyorlar.
Kafanızda önceden rastgele belirlediğiniz nihai varış noktasına (örn. eşitliği sağlamak) ulaşmak için ne kadar çok komut eklerseniz, argümanınızın nihai varış noktasının doğru olma ihtimali o kadar azalır. Bu tür argümanlardaki sorun, bu mantık zincirindeki tek bir halka bile yanlışsa veya maddeler belli bir yüzdede yanlış içeriyorsa, Marksizm'in bir ideoloji olarak gerçek dünyada işlemeyeceği anlamına gelmesidir; çünkü gerçeklik aslında çok boyutlu ve karmaşıktır.
Marksist "eğer öyleyse" komutları, göründüğünden daha ciddi bir sorundur; çünkü tam da bu mantık zinciri, yüz milyona varan insanın katledilmesinde kullanılmıştır. Modernitenin en büyük sorunu, ideolojiyi kanıttan, tanımı, tanımlanan nesne, olgu veya varlığın kendisinden; soyut düşünceyi somut gerçeklikten üstün tutarak gerçekliğin temsilini gerçekliğin kendisiyle karıştırmaktır. Bu durum, kültürünüzü son derece saf ve gülünç bir hâle getiriyor; çünkü tamamen yanlış temeller üzerine büyük bir dünya görüşü inşa ediyor, ardından da projenin tamamını geçersiz kılıyorsunuz.
Modernite, mantıklı bile olmayan hedeflere ulaşmak uğruna muazzam bir çaba ve irade gücü talep eder. Örneğin, 80 milyon insanı öldüren egaliteryen bir deney olan komünizm, daha Marx döneminde bile az çok bilgi veya feraset sahibi herkesin tamamen yanlış olduğunu bildiği ekonomik ilkelere dayanıyordu. Benzer şekilde, komünizm, wokeizm, feminizm veya nasyonal sosyalizm nesnel olarak yanlış ilkelere veya fikirlere dayanır; bu nedenle onlara ulaşmaya yönelik her girişim her zaman ters teper.
• erkek ve kadının eşit olduğu,
• cinsiyetlerin sosyal bir kurgu olduğu,
• kültür diye bir kavramın gerçek olmadığı,
• Irk denilen kavramın da aslında kültürel ve sosyal bir kurgu olduğu için var olmadığı, bu yüzden sınırsız sayıda Meksikalıyı veya Cezayirliyi hiçbir toplumsal bedel ödemeden ithal edebileceğiniz
gibi yanlış fikirlere sahip olup, sonra da bu yanlış fikirlerin uygulamada, yani gerçeklik içinde işe yaramamasına şaşıramazsınız.
Eylül 18, 2026
Örneğin Karl Marx, teorisini inşa ederken;
• Hegel'in tarihsel diyalektik teorisinin doğru olduğunu,
• insan doğasını veya tarihini yalnızca ekonomik veya maddi değişkenlerin harekete geçirdiğini, (?)
• tarihin kaçınılmaz olarak işçi sınıfının güçlenmesi ve zaferiyle sonuçlanacak "önceden belirlenmiş (?)" bir yolu izlediğini, (???)
• Ekonomik ilerlemedeki tek değişkenin üst sınıfların alt sınıfları ezmesi olduğunu, (???)
• insan doğasının doğuştan eşit olduğunu, (???)
• Bu sürecin doruk noktasının, tarih tarafından kaderinde yazılı olduğu veya öyle takdir edildiği için devrim yoluyla uygulamaya konulduğunda kendiliğinden işleyecek olan, anarşist, bütünleştirici ya da daha açık ifadeyle totaliter bir state'in yaratılması olduğunu
öne sürdü.
Burada Marx'ın kullandığı yöntem aslında bilgisayar programlama ya da yazılım geliştirmedeki "eğer öyleyse" komutlarını art arda eklemektir. Problem şu ki, insan toplulukları sosyolojik, ekonomik, kültürel ve politik olarak bilgisayar programları gibi basit ilkelerle çalışmaz. Gerçeklik ile sürekli etkileşim hâlinde bulunan insan doğasının, bir bilgisayar programından çok daha kaotik ve öngörülemez olduğunu herkes bilmektedir.
Örneğin, "Eğer Hürmüz Boğazı'ndan dünya petrolünün %20'si geçiyorsa, Hürmüz Boğazı'nın kapanması global petrol fiyatlarını %20 artırır." gibi bir sonuca varamazsınız. Ancak sanayileşmenin getirdiği devasa üretim ve refah, insanlığı o kadar büyük bir kibre ve şımarıklığa sürükledi ki insanlar, ne kadar çok "eğer öyleyse" komutu eklerlerse o kadar zeki olduklarını sanıyorlar.
Kafanızda önceden rastgele belirlediğiniz nihai varış noktasına (örn. eşitliği sağlamak) ulaşmak için ne kadar çok komut eklerseniz, argümanınızın nihai varış noktasının doğru olma ihtimali o kadar azalır. Bu tür argümanlardaki sorun, bu mantık zincirindeki tek bir halka bile yanlışsa veya maddeler belli bir yüzdede yanlış içeriyorsa, Marksizm'in bir ideoloji olarak gerçek dünyada işlemeyeceği anlamına gelmesidir; çünkü gerçeklik aslında çok boyutlu ve karmaşıktır.
Marksist "eğer öyleyse" komutları, göründüğünden daha ciddi bir sorundur; çünkü tam da bu mantık zinciri, yüz milyona varan insanın katledilmesinde kullanılmıştır. Modernitenin en büyük sorunu, ideolojiyi kanıttan, tanımı, tanımlanan nesne, olgu veya varlığın kendisinden; soyut düşünceyi somut gerçeklikten üstün tutarak gerçekliğin temsilini gerçekliğin kendisiyle karıştırmaktır. Bu durum, kültürünüzü son derece saf ve gülünç bir hâle getiriyor; çünkü tamamen yanlış temeller üzerine büyük bir dünya görüşü inşa ediyor, ardından da projenin tamamını geçersiz kılıyorsunuz.
Modernite, mantıklı bile olmayan hedeflere ulaşmak uğruna muazzam bir çaba ve irade gücü talep eder. Örneğin, 80 milyon insanı öldüren egaliteryen bir deney olan komünizm, daha Marx döneminde bile az çok bilgi veya feraset sahibi herkesin tamamen yanlış olduğunu bildiği ekonomik ilkelere dayanıyordu. Benzer şekilde, komünizm, wokeizm, feminizm veya nasyonal sosyalizm nesnel olarak yanlış ilkelere veya fikirlere dayanır; bu nedenle onlara ulaşmaya yönelik her girişim her zaman ters teper.
• erkek ve kadının eşit olduğu,
• cinsiyetlerin sosyal bir kurgu olduğu,
• kültür diye bir kavramın gerçek olmadığı,
• Irk denilen kavramın da aslında kültürel ve sosyal bir kurgu olduğu için var olmadığı, bu yüzden sınırsız sayıda Meksikalıyı veya Cezayirliyi hiçbir toplumsal bedel ödemeden ithal edebileceğiniz
gibi yanlış fikirlere sahip olup, sonra da bu yanlış fikirlerin uygulamada, yani gerçeklik içinde işe yaramamasına şaşıramazsınız.
Eylül 18, 2026
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar