bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak6
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir5
- kolye142
- ofis pornosu7
- nervionun mavi gözleri11
- ilişkiye ara vermek4
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- yazarların telefon numaraları3
- teselli vermek6
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- marka giyinmek4
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- kadın istihdamı2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- diksiyon4
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- from gold from dust5
- sexting3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- cep telefonu22
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bik bik'in kraliçe olması10
- nokia20
- engineer284
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fransa11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- migren2
- sineklikle sinek öldürmek3
- sarı tekerin yazar olamaması8
görsel
Halaçlar, tarihî kaynaklarda erken Orta Çağ'dan itibaren adı geçen bir Türk topluluğudur. Günümüzde en çok iran'ın Kum (Halacistan) bölgesindeki toplulukları ve kendilerine özgü Halaçça (Khalaj) diliyle tanınırlar; tarih boyunca Orta Asya, Afganistan ve Kuzey Hindistan'ın siyasi tarihinde de önemli roller üstlenmişlerdir.
IX. yüzyıldan itibaren islam coğrafyacıları ve tarihçileri Halaçlardan söz etmektedir. Orta Çağ kaynakları onları Türk kökenli bir topluluk olarak tanımlar; tarih boyunca Ceyhun Nehri'nin batısına geçerek bugünkü doğu iran, güney Afganistan ve daha sonra Kuzey Hindistan'a yayılmışlardır. Kökenleri hakkında farklı akademik görüşler bulunsa da Türk dünyasının tarihî boylarından biri olarak kabul edilirler.
Halaçların en dikkat çekici özelliklerinden biri Halaççadır. Bu dil, diğer çağdaş Türk dillerinden erken dönemde ayrıldığı düşünülen, birçok eski Türkçe özelliğini korumuş bir Türk dilidir. Bu nedenle Halaçça, Türk dili tarihi ve karşılaştırmalı dilbilim açısından büyük bilimsel önem taşır. Günümüzde Halaçların önemli bir bölümü Farsça gibi çevre dilleriyle birlikte Halaççayı da konuşmaktadır; ancak dil, sınırlı konuşur sayısı nedeniyle korunması gereken diller arasında değerlendirilmektedir.
Halaçlar, özellikle Gazneliler ve Gurlular dönemlerinde askerî güç olarak öne çıkmış, ardından Kuzey Hindistan'da önemli siyasi oluşumlar kurmuşlardır. Halaç kökenli hanedanlar arasında Bengal'deki Leknevtî Halacîleri, Delhi Halacîleri ve Mâlvâ Halacîleri yer alır. Bu devletler 13. ve 16. yüzyıllar arasında Hindistan'ın siyaset, kültür ve sanat tarihinde etkili olmuşlardır.
Bugün Halaç toplulukları ağırlıklı olarak iran'ın Halacistan olarak bilinen bölgesinde yaşamaktadır. Ayrıca Afganistan, Türkiye ve başka bazı bölgelerde tarihî göçlerin izlerini taşıyan Halaç kökenli yerleşimler ve aileler bulunmaktadır. Halaçların nüfusu ve etnik kimliğinin kapsamına ilişkin tahminler değişiklik gösterse de, tarihî mirasları ve özellikle dilleri nedeniyle Türkoloji araştırmalarında önemli bir yere sahiptir.
Halaçlar, tarihî kaynaklarda erken Orta Çağ'dan itibaren adı geçen bir Türk topluluğudur. Günümüzde en çok iran'ın Kum (Halacistan) bölgesindeki toplulukları ve kendilerine özgü Halaçça (Khalaj) diliyle tanınırlar; tarih boyunca Orta Asya, Afganistan ve Kuzey Hindistan'ın siyasi tarihinde de önemli roller üstlenmişlerdir.
IX. yüzyıldan itibaren islam coğrafyacıları ve tarihçileri Halaçlardan söz etmektedir. Orta Çağ kaynakları onları Türk kökenli bir topluluk olarak tanımlar; tarih boyunca Ceyhun Nehri'nin batısına geçerek bugünkü doğu iran, güney Afganistan ve daha sonra Kuzey Hindistan'a yayılmışlardır. Kökenleri hakkında farklı akademik görüşler bulunsa da Türk dünyasının tarihî boylarından biri olarak kabul edilirler.
Halaçların en dikkat çekici özelliklerinden biri Halaççadır. Bu dil, diğer çağdaş Türk dillerinden erken dönemde ayrıldığı düşünülen, birçok eski Türkçe özelliğini korumuş bir Türk dilidir. Bu nedenle Halaçça, Türk dili tarihi ve karşılaştırmalı dilbilim açısından büyük bilimsel önem taşır. Günümüzde Halaçların önemli bir bölümü Farsça gibi çevre dilleriyle birlikte Halaççayı da konuşmaktadır; ancak dil, sınırlı konuşur sayısı nedeniyle korunması gereken diller arasında değerlendirilmektedir.
Halaçlar, özellikle Gazneliler ve Gurlular dönemlerinde askerî güç olarak öne çıkmış, ardından Kuzey Hindistan'da önemli siyasi oluşumlar kurmuşlardır. Halaç kökenli hanedanlar arasında Bengal'deki Leknevtî Halacîleri, Delhi Halacîleri ve Mâlvâ Halacîleri yer alır. Bu devletler 13. ve 16. yüzyıllar arasında Hindistan'ın siyaset, kültür ve sanat tarihinde etkili olmuşlardır.
Bugün Halaç toplulukları ağırlıklı olarak iran'ın Halacistan olarak bilinen bölgesinde yaşamaktadır. Ayrıca Afganistan, Türkiye ve başka bazı bölgelerde tarihî göçlerin izlerini taşıyan Halaç kökenli yerleşimler ve aileler bulunmaktadır. Halaçların nüfusu ve etnik kimliğinin kapsamına ilişkin tahminler değişiklik gösterse de, tarihî mirasları ve özellikle dilleri nedeniyle Türkoloji araştırmalarında önemli bir yere sahiptir.
Gündemdeki Haberler