bugün
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- sözlüğün mal dolması5
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması6
- gizli artı vermek5
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması3
- diamond bohsporus gayi2
- diamond bosphorus11
- tai lung30
- bir demlik kahve içmek3
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- deniz göktaş31
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- kadın siniri5
- lionel messi2
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- emam ashour2
- lana lang vs mary jane watson2
- haklı çıkmak3
- penisden kot pantolunun belli olması5
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- ioçk geldi buranın tadı kaçtı2
- radamel falcao garcia2
- evagreen2
- aç yatıyorum8
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı4
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- 4 temmuz 2026 kolombiya gana maçı3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı3
- birader yazar başlıkları5
- kalem koleksiyonu yapan erkek2
- seyredilmiş en zevkli dünya kupası4
- kız arkadaşın menemen yüzünden ayrılmak istemesi3
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği4
- amor fati2
başlık konu harici olarak, malumunuz...
ırkçı denecek kadar milliyetçi, fundamentalist denecek kadar din inancı, statükocu-tutucu denecek şekilde yurttaşlık-vatandaşlık bilinci taşırım.
örn: çalışma-iş hayatı gereği isveç'e gitsem, orada yaşamak zorunda kalıp bir iş veya arkadaş toplantısında bulunup; 600 yıl önce danimarka, norveç, isveç olarak birlik içinde, birlikten ayrılıp son 500 yıldır bağımsız olarak yaşayan ve hiçbir işgale uğramamış ve işgal altında yaşamamış isveç'in hakkında birkaç kelam edecek konuşacak olsam kral 1. gustav'ı (Gustav vasa) anmamazlık etmez ve 1. gustav hakkında birkaç söz ederdim.
almanya veya rusya ya da amerika vs başka ülkede yaşıyor-çalışıyor olsam da aynı davranırdım.
neden mi?
bana orada yaşama ve orada bu imkanların sağlanmasına, kazanımlarıma vesile olan, bunun temelini inşa eden tarihi kişiliklere saygım yüzündendir.
halk arasında - avamda bazı deyimler vardır.
örnek olarak "sakalında oturup bıyığını yolmak" veya "tavuk su içer allah'a bakar" ya da "yemek yediği tasa sıçmak" vb gibi eşsiz tanımlar, söylemler vardır.
hepsi de nankörlüğü, hainliği, fesatlığı, kötülüğü, iki yüzlülüğü, kadir kıymet bilmemeyi, fesatlığı, yılan dilli/çatal dilli olmayı, sinsiliği, kötü niyetliliği, güvenilir ve dürüst olmayanları, kalleşliği, hayırsızlığı, insanları arkasından vuran korkaklar için söylenir.
en sevdiğim deyim de "baba oğluna bir üzüm bağı bağışlamış. oğlu babasına bir cıngıl (bir salkımdan küçük-bir avuç kadar üzüm) bağışlamamış" sözüdür.
ne bileyim, babam bana araba alsa ve "oğlum beni hastaneye bırak" dese, babama kalkıp işim var, orada trafik var, bu kadar yol çekilir mi vb gerekçe ne olursa olsun "al şu taksi parasını git" veya "uygulamadan taksi yolladım, sen git" denilebilir mi?
bırakın baba olmasını, elin adamı bana "al bu araba senin bin" dese allah korkum olmasa bile insan utancım olduğu için "beni hastaneye bırak, şuraya beni götürür müsün?" dediğinde yok demem.
başkaları ne düşünür bilmem - karışmam - eleştirmem de ama benim eğer yargım bu.
beni insan yapan türk olmam (veya başka ırk) değildir.
beni insan yapan türkiye cumhuriyeti vatandaşı-yurttaşı (veya başka ülke vatandaşı) olmam değildir.
beni insan yapan türkçe konuşmam (veya başka dil) kültür sahibi olmam değildir.
beni insan yapan yaşadığım coğrafya ülke değildir.
beni insan yapan dinim islam veya yahudi, hristiyan vb ya da inançsız olmam değildir.
beni insan yapan etik ve ahlak değerlerimdir.
beni hayvanlardan ayıran özellik etik ve ahlak değerin yansıması olan utanma duygusudur.
ali erbaş konusuna gelirsek...
atatürk için bir kelam edecek ama arapça söylemek istiyor. malum, arapça da bilmediğinden konuşamıyor olabilir.
nedeni ne olursa olsun bu insanı eleştirme hakkımı kendimde görmüyorum.
ülkede yaşanan islam dininden tutun da idari olarak-kamu idaresi olarak yaşanan çöküş ve atamalarda liyakatsizlikler tartışmalarını da göz önünde bulundurarak... bence makamına yakışan biri.
neden davranışı, konuşması, yaklaşımını eleştireyim ki... ali erbaş'ı eleştirmek bana göre haksızlık, ali erbaş bir sonuç.
iyi ya da kötü - olumlu veya olumsuz sonuçları tartışacak kadar zeka ve akla sahip değilim.
ırkçı denecek kadar milliyetçi, fundamentalist denecek kadar din inancı, statükocu-tutucu denecek şekilde yurttaşlık-vatandaşlık bilinci taşırım.
örn: çalışma-iş hayatı gereği isveç'e gitsem, orada yaşamak zorunda kalıp bir iş veya arkadaş toplantısında bulunup; 600 yıl önce danimarka, norveç, isveç olarak birlik içinde, birlikten ayrılıp son 500 yıldır bağımsız olarak yaşayan ve hiçbir işgale uğramamış ve işgal altında yaşamamış isveç'in hakkında birkaç kelam edecek konuşacak olsam kral 1. gustav'ı (Gustav vasa) anmamazlık etmez ve 1. gustav hakkında birkaç söz ederdim.
almanya veya rusya ya da amerika vs başka ülkede yaşıyor-çalışıyor olsam da aynı davranırdım.
neden mi?
bana orada yaşama ve orada bu imkanların sağlanmasına, kazanımlarıma vesile olan, bunun temelini inşa eden tarihi kişiliklere saygım yüzündendir.
halk arasında - avamda bazı deyimler vardır.
örnek olarak "sakalında oturup bıyığını yolmak" veya "tavuk su içer allah'a bakar" ya da "yemek yediği tasa sıçmak" vb gibi eşsiz tanımlar, söylemler vardır.
hepsi de nankörlüğü, hainliği, fesatlığı, kötülüğü, iki yüzlülüğü, kadir kıymet bilmemeyi, fesatlığı, yılan dilli/çatal dilli olmayı, sinsiliği, kötü niyetliliği, güvenilir ve dürüst olmayanları, kalleşliği, hayırsızlığı, insanları arkasından vuran korkaklar için söylenir.
en sevdiğim deyim de "baba oğluna bir üzüm bağı bağışlamış. oğlu babasına bir cıngıl (bir salkımdan küçük-bir avuç kadar üzüm) bağışlamamış" sözüdür.
ne bileyim, babam bana araba alsa ve "oğlum beni hastaneye bırak" dese, babama kalkıp işim var, orada trafik var, bu kadar yol çekilir mi vb gerekçe ne olursa olsun "al şu taksi parasını git" veya "uygulamadan taksi yolladım, sen git" denilebilir mi?
bırakın baba olmasını, elin adamı bana "al bu araba senin bin" dese allah korkum olmasa bile insan utancım olduğu için "beni hastaneye bırak, şuraya beni götürür müsün?" dediğinde yok demem.
başkaları ne düşünür bilmem - karışmam - eleştirmem de ama benim eğer yargım bu.
beni insan yapan türk olmam (veya başka ırk) değildir.
beni insan yapan türkiye cumhuriyeti vatandaşı-yurttaşı (veya başka ülke vatandaşı) olmam değildir.
beni insan yapan türkçe konuşmam (veya başka dil) kültür sahibi olmam değildir.
beni insan yapan yaşadığım coğrafya ülke değildir.
beni insan yapan dinim islam veya yahudi, hristiyan vb ya da inançsız olmam değildir.
beni insan yapan etik ve ahlak değerlerimdir.
beni hayvanlardan ayıran özellik etik ve ahlak değerin yansıması olan utanma duygusudur.
ali erbaş konusuna gelirsek...
atatürk için bir kelam edecek ama arapça söylemek istiyor. malum, arapça da bilmediğinden konuşamıyor olabilir.
nedeni ne olursa olsun bu insanı eleştirme hakkımı kendimde görmüyorum.
ülkede yaşanan islam dininden tutun da idari olarak-kamu idaresi olarak yaşanan çöküş ve atamalarda liyakatsizlikler tartışmalarını da göz önünde bulundurarak... bence makamına yakışan biri.
neden davranışı, konuşması, yaklaşımını eleştireyim ki... ali erbaş'ı eleştirmek bana göre haksızlık, ali erbaş bir sonuç.
iyi ya da kötü - olumlu veya olumsuz sonuçları tartışacak kadar zeka ve akla sahip değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar