bugün
- nervio'nun erkek olması12
- özelden muzunu atan yazar10
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı8
- tinder'ın eşleşme algoritması4
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları4
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek4
- iltica27
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- bana onu sormayin15
- nervionun sevgili yapması8
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- game of thrones taki kerhaneci15
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- etli nohut vs kuru fasulye6
- soğuk odalar2
- renkli gözlü insanlar7
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- 2 2 milyar tl5
- anın görüntüsü26
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- ibnelik yapmak4
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- izmir bombası7
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- fatma betül sayan kaya47
- gecenin şarkısı10
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- kadın cinayetleri4
- silvermist15
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- akp seçmeni18
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- uğurcan çakır10
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- exlerini anlatan fingirfoş4
- sarapci koala hatayi6
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
başlık konu harici olarak, malumunuz...
ırkçı denecek kadar milliyetçi, fundamentalist denecek kadar din inancı, statükocu-tutucu denecek şekilde yurttaşlık-vatandaşlık bilinci taşırım.
örn: çalışma-iş hayatı gereği isveç'e gitsem, orada yaşamak zorunda kalıp bir iş veya arkadaş toplantısında bulunup; 600 yıl önce danimarka, norveç, isveç olarak birlik içinde, birlikten ayrılıp son 500 yıldır bağımsız olarak yaşayan ve hiçbir işgale uğramamış ve işgal altında yaşamamış isveç'in hakkında birkaç kelam edecek konuşacak olsam kral 1. gustav'ı (Gustav vasa) anmamazlık etmez ve 1. gustav hakkında birkaç söz ederdim.
almanya veya rusya ya da amerika vs başka ülkede yaşıyor-çalışıyor olsam da aynı davranırdım.
neden mi?
bana orada yaşama ve orada bu imkanların sağlanmasına, kazanımlarıma vesile olan, bunun temelini inşa eden tarihi kişiliklere saygım yüzündendir.
halk arasında - avamda bazı deyimler vardır.
örnek olarak "sakalında oturup bıyığını yolmak" veya "tavuk su içer allah'a bakar" ya da "yemek yediği tasa sıçmak" vb gibi eşsiz tanımlar, söylemler vardır.
hepsi de nankörlüğü, hainliği, fesatlığı, kötülüğü, iki yüzlülüğü, kadir kıymet bilmemeyi, fesatlığı, yılan dilli/çatal dilli olmayı, sinsiliği, kötü niyetliliği, güvenilir ve dürüst olmayanları, kalleşliği, hayırsızlığı, insanları arkasından vuran korkaklar için söylenir.
en sevdiğim deyim de "baba oğluna bir üzüm bağı bağışlamış. oğlu babasına bir cıngıl (bir salkımdan küçük-bir avuç kadar üzüm) bağışlamamış" sözüdür.
ne bileyim, babam bana araba alsa ve "oğlum beni hastaneye bırak" dese, babama kalkıp işim var, orada trafik var, bu kadar yol çekilir mi vb gerekçe ne olursa olsun "al şu taksi parasını git" veya "uygulamadan taksi yolladım, sen git" denilebilir mi?
bırakın baba olmasını, elin adamı bana "al bu araba senin bin" dese allah korkum olmasa bile insan utancım olduğu için "beni hastaneye bırak, şuraya beni götürür müsün?" dediğinde yok demem.
başkaları ne düşünür bilmem - karışmam - eleştirmem de ama benim eğer yargım bu.
beni insan yapan türk olmam (veya başka ırk) değildir.
beni insan yapan türkiye cumhuriyeti vatandaşı-yurttaşı (veya başka ülke vatandaşı) olmam değildir.
beni insan yapan türkçe konuşmam (veya başka dil) kültür sahibi olmam değildir.
beni insan yapan yaşadığım coğrafya ülke değildir.
beni insan yapan dinim islam veya yahudi, hristiyan vb ya da inançsız olmam değildir.
beni insan yapan etik ve ahlak değerlerimdir.
beni hayvanlardan ayıran özellik etik ve ahlak değerin yansıması olan utanma duygusudur.
ali erbaş konusuna gelirsek...
atatürk için bir kelam edecek ama arapça söylemek istiyor. malum, arapça da bilmediğinden konuşamıyor olabilir.
nedeni ne olursa olsun bu insanı eleştirme hakkımı kendimde görmüyorum.
ülkede yaşanan islam dininden tutun da idari olarak-kamu idaresi olarak yaşanan çöküş ve atamalarda liyakatsizlikler tartışmalarını da göz önünde bulundurarak... bence makamına yakışan biri.
neden davranışı, konuşması, yaklaşımını eleştireyim ki... ali erbaş'ı eleştirmek bana göre haksızlık, ali erbaş bir sonuç.
iyi ya da kötü - olumlu veya olumsuz sonuçları tartışacak kadar zeka ve akla sahip değilim.
ırkçı denecek kadar milliyetçi, fundamentalist denecek kadar din inancı, statükocu-tutucu denecek şekilde yurttaşlık-vatandaşlık bilinci taşırım.
örn: çalışma-iş hayatı gereği isveç'e gitsem, orada yaşamak zorunda kalıp bir iş veya arkadaş toplantısında bulunup; 600 yıl önce danimarka, norveç, isveç olarak birlik içinde, birlikten ayrılıp son 500 yıldır bağımsız olarak yaşayan ve hiçbir işgale uğramamış ve işgal altında yaşamamış isveç'in hakkında birkaç kelam edecek konuşacak olsam kral 1. gustav'ı (Gustav vasa) anmamazlık etmez ve 1. gustav hakkında birkaç söz ederdim.
almanya veya rusya ya da amerika vs başka ülkede yaşıyor-çalışıyor olsam da aynı davranırdım.
neden mi?
bana orada yaşama ve orada bu imkanların sağlanmasına, kazanımlarıma vesile olan, bunun temelini inşa eden tarihi kişiliklere saygım yüzündendir.
halk arasında - avamda bazı deyimler vardır.
örnek olarak "sakalında oturup bıyığını yolmak" veya "tavuk su içer allah'a bakar" ya da "yemek yediği tasa sıçmak" vb gibi eşsiz tanımlar, söylemler vardır.
hepsi de nankörlüğü, hainliği, fesatlığı, kötülüğü, iki yüzlülüğü, kadir kıymet bilmemeyi, fesatlığı, yılan dilli/çatal dilli olmayı, sinsiliği, kötü niyetliliği, güvenilir ve dürüst olmayanları, kalleşliği, hayırsızlığı, insanları arkasından vuran korkaklar için söylenir.
en sevdiğim deyim de "baba oğluna bir üzüm bağı bağışlamış. oğlu babasına bir cıngıl (bir salkımdan küçük-bir avuç kadar üzüm) bağışlamamış" sözüdür.
ne bileyim, babam bana araba alsa ve "oğlum beni hastaneye bırak" dese, babama kalkıp işim var, orada trafik var, bu kadar yol çekilir mi vb gerekçe ne olursa olsun "al şu taksi parasını git" veya "uygulamadan taksi yolladım, sen git" denilebilir mi?
bırakın baba olmasını, elin adamı bana "al bu araba senin bin" dese allah korkum olmasa bile insan utancım olduğu için "beni hastaneye bırak, şuraya beni götürür müsün?" dediğinde yok demem.
başkaları ne düşünür bilmem - karışmam - eleştirmem de ama benim eğer yargım bu.
beni insan yapan türk olmam (veya başka ırk) değildir.
beni insan yapan türkiye cumhuriyeti vatandaşı-yurttaşı (veya başka ülke vatandaşı) olmam değildir.
beni insan yapan türkçe konuşmam (veya başka dil) kültür sahibi olmam değildir.
beni insan yapan yaşadığım coğrafya ülke değildir.
beni insan yapan dinim islam veya yahudi, hristiyan vb ya da inançsız olmam değildir.
beni insan yapan etik ve ahlak değerlerimdir.
beni hayvanlardan ayıran özellik etik ve ahlak değerin yansıması olan utanma duygusudur.
ali erbaş konusuna gelirsek...
atatürk için bir kelam edecek ama arapça söylemek istiyor. malum, arapça da bilmediğinden konuşamıyor olabilir.
nedeni ne olursa olsun bu insanı eleştirme hakkımı kendimde görmüyorum.
ülkede yaşanan islam dininden tutun da idari olarak-kamu idaresi olarak yaşanan çöküş ve atamalarda liyakatsizlikler tartışmalarını da göz önünde bulundurarak... bence makamına yakışan biri.
neden davranışı, konuşması, yaklaşımını eleştireyim ki... ali erbaş'ı eleştirmek bana göre haksızlık, ali erbaş bir sonuç.
iyi ya da kötü - olumlu veya olumsuz sonuçları tartışacak kadar zeka ve akla sahip değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar