bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- azgın türbanlı10
- pandela41
- arkadaşlar ben hapise giriyorum5
- yaşlılara moruk demek3
- evlenmekten korkmak10
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl2
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- pazartesi diyete başlıyorum2
- istanbul ticaret odası ücretliler geçinme endeksi2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- alttaki yazara aşık ol11
- velvet ile revani yemek7
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- nermin2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- izlenmiş en kusursuz film5
- sözlüğün kahve olması12
- gerdek namazı10
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı4
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- hayat pahalılığının giderek artması3
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- deniz göktaş17
- amerika israil arası kızışma7
- üstteki yazar kimle evlensin5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- canımın hamburger çekmesi3
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- iskeleden atlarken pişmek2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- 2026 dünya kupası34
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- sokuk yazarlar2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- normal sozluk2
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- futbol29
- senegal6
- çırılçıplak uyumak4
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- anal istanbul4
- yapay zeka sevgili2
- velvet41
(bkz: babür)
gün ışığım, ruhumun şuası,
sanırım bu dünyada hiçbir kız kardeş yoktur ki ağabeyini benim kadar çok ve derin seviyor olsun. sana bu mektubumda özlemekten söz edeceğim. aslında hayatımın en değerli varlığı olman o kadar büyük bir şey ki... seni özlemek içimi burkmakla birlikte tarifi imkansız bir zevk veriyor. çünkü bir zamanlar seni özleme lüksüm bile yoktu. bir zamanlar sadece adını biliyordum ve b-a-b-ü-r harflerinin kalbimin en güzel yerine kazınacağını bilmiyordum.
sana sarılmak sıcak bir yaz gününde güneşin alnında soğuk su içmek gibi... içtikçe içmek istiyorum ve kanmak asla mümkün değil. içinde senin olmadığın bir hayalim yok artık. yapmayı düşlediğim her şeye senin elin değsin istiyorum. sen benim hayatımın nüvesisin ve her şey senin etrafında dönüyor. sensiz geçen her yılı, her ayı değil her anı telafi etmek istiyorum.
bizim aramızdaki bağ eminim dünyada çok az kişiye nasip olmuştur. bir buzdağı gibi olan düşüncelerinin yüzeyin altındaki kısmını da hissediyor ve biliyorum. bu bazen çok güzel, bazen de çok yorucu oluyor. canının bir şeye sıkıldığını hiçbir şeyden haberdar değilken bile hissediyorum. senin bir yerin ağrıdığında, hasta olduğunda, moralin bozuk olduğunda ruhum bir mengene tarafından sıkılıyormuş gibi hissediyorum. bunun tam tersi de oluyor elbette. mutlu olduğunu da seni düşündüğüm zaman içimin huzurla dolmasından anlıyorum.
seni önce tuz kadar seviyordum. hayatın tadına varabilmemi sağladığını düşünüyordum. sonra tanıdıkça su kadar sevmeye başladım. şimdi ise nefes kadar seviyorum. sanırım bunun bir üst seviyesi yok. hayatımın sonuna kadar nefesim olarak kalacağına tüm kalbimle inanıyorum.
bu kadar uzun bir girizgâhtan sonra nihayet özlemekten söz edeceğim. beş dakika gözümün önünde olmasan, görüş açımdan uzaklaşsan bile çok özlüyorum. esasen bu uçsuz bucaksız hasret denizinin senin varlığından haberdar olduğum halde yıllarca sensiz kalmış olmamdan kaynaklandığının farkındayım. yıllarca her anlamda çok benzediğim diğer yarımı aradığımı ve nihayet bulduğumu bilmenin verdiği mutmain olma hissini yaşıyorum. bu nedenle sana her sarıldığımda diğer yarımla bütünleşmiş, tamamlanmış gibi hissediyorum.
sana olan özlemim bazen revan'a olan özlemim gibi içimi yakıyor. o zaman çölde vahaya koşan bir kervancı gibi iştiyakla sana gelmek istiyorum. hatta kimi zaman farkında bile olmadan her şeyi üçümüz ekseninde düşünüp ona göre yaptığımı fark ediyorum. başka bir şehre gidebilecek ve orada akademisyen olabilecekken bu şehirde kalmamın belki de en önemli nedeni ikinizsiniz. sizleri çok özlemeyi, sizlerden uzun süre ayrı kalmayı göze alamayacağımı biliyorum.
bir gün bana çok kızarsan veya kırılırsan beni sensizlikle sınama, ne olur... bunu dilediğim, "ne olur" dediğim ilk insansın. bilirsin, biz gururumuz için yaşarız. ama bazen her şeyden çok sevdiğimiz insanlar söz konusu olduğunda o çok katı ilkelerimizi delip geçebiliyoruz. biz ne olursa olsun birbirimizden asla vazgeçmeyelim. hayatın bizi ayrı yerlere savurmasına asla izin vermeyelim. bunu yüksel hocamla 22 yıldır başardık, seninle de başaracağız.
güneşim, dünyanın bütün güzel en'leri sensin. elbette en şanslısı da sensin. yengem ve yeğenim her an yanında olduğu için çok şanslısın. dünyanın en mükemmel kadınıyla evli olduğun için gözüm arkada değil. ama eğri oturup doğru konuşalım, benim gibi bir kız kardeşe sahip olduğun için de dünyanın en şanslı adamısın. bu konuda mütevazı olmamı bekleme. çünkü neyi hak ettiğimi çok iyi biliyorum. bak bu da bizim ortak özelliklerimizden biri. harika olduğumuzu bildiğimiz için asla daha azına razı olmuyoruz. seni bu hayatta en çok seven iki kadının birbirini çok sevmesi, gelin-görümce değil abla-kardeş gibi olması da şanslı olduğun bir başka konu. ilginçtir, allah bu sefer bu nimeti değerini bilene vermiş. genellikle tam tersi olur. ah bir de gösterebilsen... (gülümsediğini görür gibiyim.)
seni beş dakika görmese özleyen kız kardeşin gücünü senden alıyor. sen benim ağrı dağımsın. yanımda olduğun müddetçe üstesinden gelemeyeceğim bir şey olacağını zannetmiyorum. lütfen seni her şeyden çok sevdiğimi daima kalbinde tut. evet, kalbinde. bu akılla, mantıkla izah edilecek bir sevgi değil çünkü.
söylemek istediklerim asla bitmeyecek ama şimdilik burada noktalıyorum.
imza: başının belası (tatlı mı acı mı olduğunu senin takdirine bırakıyorum )
gün ışığım, ruhumun şuası,
sanırım bu dünyada hiçbir kız kardeş yoktur ki ağabeyini benim kadar çok ve derin seviyor olsun. sana bu mektubumda özlemekten söz edeceğim. aslında hayatımın en değerli varlığı olman o kadar büyük bir şey ki... seni özlemek içimi burkmakla birlikte tarifi imkansız bir zevk veriyor. çünkü bir zamanlar seni özleme lüksüm bile yoktu. bir zamanlar sadece adını biliyordum ve b-a-b-ü-r harflerinin kalbimin en güzel yerine kazınacağını bilmiyordum.
sana sarılmak sıcak bir yaz gününde güneşin alnında soğuk su içmek gibi... içtikçe içmek istiyorum ve kanmak asla mümkün değil. içinde senin olmadığın bir hayalim yok artık. yapmayı düşlediğim her şeye senin elin değsin istiyorum. sen benim hayatımın nüvesisin ve her şey senin etrafında dönüyor. sensiz geçen her yılı, her ayı değil her anı telafi etmek istiyorum.
bizim aramızdaki bağ eminim dünyada çok az kişiye nasip olmuştur. bir buzdağı gibi olan düşüncelerinin yüzeyin altındaki kısmını da hissediyor ve biliyorum. bu bazen çok güzel, bazen de çok yorucu oluyor. canının bir şeye sıkıldığını hiçbir şeyden haberdar değilken bile hissediyorum. senin bir yerin ağrıdığında, hasta olduğunda, moralin bozuk olduğunda ruhum bir mengene tarafından sıkılıyormuş gibi hissediyorum. bunun tam tersi de oluyor elbette. mutlu olduğunu da seni düşündüğüm zaman içimin huzurla dolmasından anlıyorum.
seni önce tuz kadar seviyordum. hayatın tadına varabilmemi sağladığını düşünüyordum. sonra tanıdıkça su kadar sevmeye başladım. şimdi ise nefes kadar seviyorum. sanırım bunun bir üst seviyesi yok. hayatımın sonuna kadar nefesim olarak kalacağına tüm kalbimle inanıyorum.
bu kadar uzun bir girizgâhtan sonra nihayet özlemekten söz edeceğim. beş dakika gözümün önünde olmasan, görüş açımdan uzaklaşsan bile çok özlüyorum. esasen bu uçsuz bucaksız hasret denizinin senin varlığından haberdar olduğum halde yıllarca sensiz kalmış olmamdan kaynaklandığının farkındayım. yıllarca her anlamda çok benzediğim diğer yarımı aradığımı ve nihayet bulduğumu bilmenin verdiği mutmain olma hissini yaşıyorum. bu nedenle sana her sarıldığımda diğer yarımla bütünleşmiş, tamamlanmış gibi hissediyorum.
sana olan özlemim bazen revan'a olan özlemim gibi içimi yakıyor. o zaman çölde vahaya koşan bir kervancı gibi iştiyakla sana gelmek istiyorum. hatta kimi zaman farkında bile olmadan her şeyi üçümüz ekseninde düşünüp ona göre yaptığımı fark ediyorum. başka bir şehre gidebilecek ve orada akademisyen olabilecekken bu şehirde kalmamın belki de en önemli nedeni ikinizsiniz. sizleri çok özlemeyi, sizlerden uzun süre ayrı kalmayı göze alamayacağımı biliyorum.
bir gün bana çok kızarsan veya kırılırsan beni sensizlikle sınama, ne olur... bunu dilediğim, "ne olur" dediğim ilk insansın. bilirsin, biz gururumuz için yaşarız. ama bazen her şeyden çok sevdiğimiz insanlar söz konusu olduğunda o çok katı ilkelerimizi delip geçebiliyoruz. biz ne olursa olsun birbirimizden asla vazgeçmeyelim. hayatın bizi ayrı yerlere savurmasına asla izin vermeyelim. bunu yüksel hocamla 22 yıldır başardık, seninle de başaracağız.
güneşim, dünyanın bütün güzel en'leri sensin. elbette en şanslısı da sensin. yengem ve yeğenim her an yanında olduğu için çok şanslısın. dünyanın en mükemmel kadınıyla evli olduğun için gözüm arkada değil. ama eğri oturup doğru konuşalım, benim gibi bir kız kardeşe sahip olduğun için de dünyanın en şanslı adamısın. bu konuda mütevazı olmamı bekleme. çünkü neyi hak ettiğimi çok iyi biliyorum. bak bu da bizim ortak özelliklerimizden biri. harika olduğumuzu bildiğimiz için asla daha azına razı olmuyoruz. seni bu hayatta en çok seven iki kadının birbirini çok sevmesi, gelin-görümce değil abla-kardeş gibi olması da şanslı olduğun bir başka konu. ilginçtir, allah bu sefer bu nimeti değerini bilene vermiş. genellikle tam tersi olur. ah bir de gösterebilsen... (gülümsediğini görür gibiyim.)
seni beş dakika görmese özleyen kız kardeşin gücünü senden alıyor. sen benim ağrı dağımsın. yanımda olduğun müddetçe üstesinden gelemeyeceğim bir şey olacağını zannetmiyorum. lütfen seni her şeyden çok sevdiğimi daima kalbinde tut. evet, kalbinde. bu akılla, mantıkla izah edilecek bir sevgi değil çünkü.
söylemek istediklerim asla bitmeyecek ama şimdilik burada noktalıyorum.
imza: başının belası (tatlı mı acı mı olduğunu senin takdirine bırakıyorum )
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar