bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri9
- queen ravenna adlı yazar9
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- kendisiyle övünen insanlar12
- ne kadar yaşlısın16
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- trt tarafsız olmalı13
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan3
- fatma betül sayan kaya50
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- nahl suresi 10 ayet2
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- özelden küfür eden sözlük kızı3
- morkstar8
- türkiye29
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- sevgili6
- futbol14
- bu nasıl hava lan7
- italya13
- frankyfourfingers4
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- parayı alıp istifa etmek2
- uefa uluslar ligi4
- sigara böreği5
- teoman çamaşır4
- asuman krause vs acun ilıcalı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- koyu saç açık ten4
- 0 0 7 bey birader2
- uludağ itiraf4
- kavga havasında olmak3
- from gold from dust6
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- asuman krause3
- herkesle arası iyi olan tip2
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
Ön edit:anlatım bozuklukları sonradan düzeltilecek.
Aile hekimliği operasyonu Türkiye'de çok büyük başarılara imza attı. Bu basit görünen ama etkili sistemin başarısının en büyük kanıtı sağlık Bakanlığı'nın diş hekimleri için de böyle bir sistem getirmeye çalışmasıdır. Bakanlığın milyarlarca dolar tasarruf etmesini sağladılar. Üstelik çok düşük maliyetlerle. ıvır zıvır ihalelerin masrafları bile bu sistemden pahalıya patlamaktadır. Aile hekimi kendi merkezinin kirasını, elektriğini, çalışan maaşını öder. Bunları düzenleyecek memur tutulmaz, düzenleyen memuru denetleyen memur tutulmaz, kuruma amir çalıştırılmaz müdürlük işini de yapar, aracı şirketlere para ödenmez aracı şirket olmadan eleman alır, malzeme ihalesine çıkılıp çıkan memura maaş getiren şirkete ek paralar onaylayan memurlara ve denetleyenlere maaş ödenmez. Aile hekimi bizzat alır kolileri istifletir ve kullanır. Çok ucuz bir sistemdir.
1)Aşılama: Bu kadar göçmen alan bir ülkede bile daha on sene öncesine kadar her okulda gördüğümüz o meşhur hastalıklar artık birinde görülünce çok şaşırmaktayız. Doğru aşı takvimini 4000 bireye uygulamak, aşı takvimi eksik olan bireylerin ne sıralama ile gitmesi gerektiğini bulmak, takibini yapmak ve reaksiyon halinde ulaşılacak ilk kapı olmak.
2)Salgın hastalıklar kontrolü: aile hekimi görev alanındaki sağlık bakanlığı indikatörüdür. Bakanlığa bildirdiği tanıları veya öngörüleri ile harekete geçilir. Yeri geldiğinde kullanılan o temiz musluk suyu birinci basamak doktorları sayesinde temizdir. Tam olarak aile hekimleri olmasalar da birinci basamağa bağlı diğer hekimlerce suyun analizi yapılır. Bu sadece bir örnek.
3)doğuştan olan konjenital hastalıkların erken dönemde tanınması ve hayat kurtarıcı veya sekelden koruyucu erken tedaviler için uygun merkezlere sevki.
4)hamilelerin takipleri. MHRS randevusu bulunamayan ülkemizde her kadının aylık özel hastaneye yetecek kadar randevu parası da bulunmuyor. Ultrasonu, nst'si aslında gereken minimal çoğu ekipmanı olmadan oluşabilecek majör sorunları tanıyıp binlerce bebeği kurtardılar.
5)Demir gibi Türkiye projesi vb projelerle ve protokollerle özellikle hamilelerin ve bebeklerin ileride çocuğun büyüme geriliği ya da zeka geriliği yaşamaması için gereken ek takviyeyi -kararında ve doğru zamanda- almalarını sağladılar. Bugün yüz binlerce mental retarde birey olabilirdi fazladan.
6)su götürmez bir gerçek şu ki hastane başvurularını ciddi derecede azalttılar. Yaygın salgın hastalıkları, çeşitli sağlık problemlerini reçete yoluyla çözerek sağlık sistemini maddi olarak ve iş yükü olarak çok fazla rahatlattılar. Milyarlarca dolar tasarruf edildi.
7)Raporlu ilaçlar meselesi: Kronik hastalığınız var ve romatoloğunuz bir tedaviye başladı. Fakat bu ilacı siz kullanmadığınız halde birileri raporunuzu istifleyip bedava ilaç temin ediyor olabilir, siz kötü niyetli olabilirsiniz ya da örneğin doktorun kaşesine sahip biri sağa sola o ağır ve pahalı ilacın raporunu yazmış olabilir. Bu yüzden sağlık bakanlığı o ilaç 25 sene kullanılacak olsa da reçetesiz şekilde size veremez. Milyarlarca dolandırılır. Peki her ilaç reçetesi için ayda bir romatolog bulmak mümkün mü? Türkiye'de sadece 200 tane var. Peki ya gastroenterolog:908 tane. Bu liste uzar. O halde yetkili bir doktorun sizi görmesi ve hastalığınızın tanısını onaylamasını gerekir.
8)Aynı raporlu ilaç durumunda örneğin Steroid tedavisi alırken buna bağlı yan etkilerinizin diğer kutuya başlamadan görülmesi gerekir değil mi? Bu ilacın size siz farkında olmadan verdiği zararın minimal düzeydeyken vücudunuzu inceleyen gerekli bulduğunda tahlil isteyen bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. işte o kutuları masasına döktüğümüz doktor reçeteyi yüz hastadan birinde yazmıyor. ilgili alan uzman doktoruna yazı çektiler ve tedavi yeniden gözden geçirildi. Binlerce insanın hayatı da bu şekilde kurtuldu.
9)Nüfus politikası ve doğru oks kullanımı:Bugün kadınlar kafasına göre oks alıp zarar görmüyorsa, doktoru onun kasabasına kadar gelip örneğin tüylü biriyse ondan da kurtaracak olanı, ek hastalığı varsa ona uyacak olanı reçete ediyorsa bu aile hekimliği sisteminin başarısıdır.
10)Palpasyon, perküsyon, oskültasyonla tanı konan hastalar:Son on yılda steteskopla kaç kişinin kalp üfürümünün fark edildiği; karnına tıktık parmakla vurulan kaç bebeğin dalağının büyüdüğünün, karaciğerin büyüdüğünün kaç kadının karnındaki kitlenin fark edildiğini bilmiyorum ama herhangi bir uzman doktorun her ay elindeki reçeteye tutuşturulmuş muayene notlarıyla gelen hastaları görüntülemeye alıp tedavi ettiğini biliyorum.
Aile hekimliği operasyonu Türkiye'de çok büyük başarılara imza attı. Bu basit görünen ama etkili sistemin başarısının en büyük kanıtı sağlık Bakanlığı'nın diş hekimleri için de böyle bir sistem getirmeye çalışmasıdır. Bakanlığın milyarlarca dolar tasarruf etmesini sağladılar. Üstelik çok düşük maliyetlerle. ıvır zıvır ihalelerin masrafları bile bu sistemden pahalıya patlamaktadır. Aile hekimi kendi merkezinin kirasını, elektriğini, çalışan maaşını öder. Bunları düzenleyecek memur tutulmaz, düzenleyen memuru denetleyen memur tutulmaz, kuruma amir çalıştırılmaz müdürlük işini de yapar, aracı şirketlere para ödenmez aracı şirket olmadan eleman alır, malzeme ihalesine çıkılıp çıkan memura maaş getiren şirkete ek paralar onaylayan memurlara ve denetleyenlere maaş ödenmez. Aile hekimi bizzat alır kolileri istifletir ve kullanır. Çok ucuz bir sistemdir.
1)Aşılama: Bu kadar göçmen alan bir ülkede bile daha on sene öncesine kadar her okulda gördüğümüz o meşhur hastalıklar artık birinde görülünce çok şaşırmaktayız. Doğru aşı takvimini 4000 bireye uygulamak, aşı takvimi eksik olan bireylerin ne sıralama ile gitmesi gerektiğini bulmak, takibini yapmak ve reaksiyon halinde ulaşılacak ilk kapı olmak.
2)Salgın hastalıklar kontrolü: aile hekimi görev alanındaki sağlık bakanlığı indikatörüdür. Bakanlığa bildirdiği tanıları veya öngörüleri ile harekete geçilir. Yeri geldiğinde kullanılan o temiz musluk suyu birinci basamak doktorları sayesinde temizdir. Tam olarak aile hekimleri olmasalar da birinci basamağa bağlı diğer hekimlerce suyun analizi yapılır. Bu sadece bir örnek.
3)doğuştan olan konjenital hastalıkların erken dönemde tanınması ve hayat kurtarıcı veya sekelden koruyucu erken tedaviler için uygun merkezlere sevki.
4)hamilelerin takipleri. MHRS randevusu bulunamayan ülkemizde her kadının aylık özel hastaneye yetecek kadar randevu parası da bulunmuyor. Ultrasonu, nst'si aslında gereken minimal çoğu ekipmanı olmadan oluşabilecek majör sorunları tanıyıp binlerce bebeği kurtardılar.
5)Demir gibi Türkiye projesi vb projelerle ve protokollerle özellikle hamilelerin ve bebeklerin ileride çocuğun büyüme geriliği ya da zeka geriliği yaşamaması için gereken ek takviyeyi -kararında ve doğru zamanda- almalarını sağladılar. Bugün yüz binlerce mental retarde birey olabilirdi fazladan.
6)su götürmez bir gerçek şu ki hastane başvurularını ciddi derecede azalttılar. Yaygın salgın hastalıkları, çeşitli sağlık problemlerini reçete yoluyla çözerek sağlık sistemini maddi olarak ve iş yükü olarak çok fazla rahatlattılar. Milyarlarca dolar tasarruf edildi.
7)Raporlu ilaçlar meselesi: Kronik hastalığınız var ve romatoloğunuz bir tedaviye başladı. Fakat bu ilacı siz kullanmadığınız halde birileri raporunuzu istifleyip bedava ilaç temin ediyor olabilir, siz kötü niyetli olabilirsiniz ya da örneğin doktorun kaşesine sahip biri sağa sola o ağır ve pahalı ilacın raporunu yazmış olabilir. Bu yüzden sağlık bakanlığı o ilaç 25 sene kullanılacak olsa da reçetesiz şekilde size veremez. Milyarlarca dolandırılır. Peki her ilaç reçetesi için ayda bir romatolog bulmak mümkün mü? Türkiye'de sadece 200 tane var. Peki ya gastroenterolog:908 tane. Bu liste uzar. O halde yetkili bir doktorun sizi görmesi ve hastalığınızın tanısını onaylamasını gerekir.
8)Aynı raporlu ilaç durumunda örneğin Steroid tedavisi alırken buna bağlı yan etkilerinizin diğer kutuya başlamadan görülmesi gerekir değil mi? Bu ilacın size siz farkında olmadan verdiği zararın minimal düzeydeyken vücudunuzu inceleyen gerekli bulduğunda tahlil isteyen bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. işte o kutuları masasına döktüğümüz doktor reçeteyi yüz hastadan birinde yazmıyor. ilgili alan uzman doktoruna yazı çektiler ve tedavi yeniden gözden geçirildi. Binlerce insanın hayatı da bu şekilde kurtuldu.
9)Nüfus politikası ve doğru oks kullanımı:Bugün kadınlar kafasına göre oks alıp zarar görmüyorsa, doktoru onun kasabasına kadar gelip örneğin tüylü biriyse ondan da kurtaracak olanı, ek hastalığı varsa ona uyacak olanı reçete ediyorsa bu aile hekimliği sisteminin başarısıdır.
10)Palpasyon, perküsyon, oskültasyonla tanı konan hastalar:Son on yılda steteskopla kaç kişinin kalp üfürümünün fark edildiği; karnına tıktık parmakla vurulan kaç bebeğin dalağının büyüdüğünün, karaciğerin büyüdüğünün kaç kadının karnındaki kitlenin fark edildiğini bilmiyorum ama herhangi bir uzman doktorun her ay elindeki reçeteye tutuşturulmuş muayene notlarıyla gelen hastaları görüntülemeye alıp tedavi ettiğini biliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar