bugün
- iltica18
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- usual emmi gel bakalım buraya7
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi4
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat4
- silvermist15
- ev fiyatları artık düşmez3
- sarman kedi beslemek7
- haftanın gammazları listesi3
- ekonomik kriz4
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği5
- 60 yaşında diskoya giden adam6
- yogartiksen11
- kara kedi4
- sabahları nefret edilen şeyler16
- saray3
- sözlük kızları göreve2
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- scottish fold3
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi4
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- omuz estetiği2
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- ebu hureyre3
- anın görüntüsü21
- sagopa kajmer3
- açılış saatinde mağaza kapısına dayanan müşteri3
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- gocu'ya özgürlük11
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- tekir kedi2
- hindistan ve çin den futbolcu çıkmaması2
- sevilmeyen insan özellikleri2
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- tek başına hastaheneye gitmek4
- apoya statü verilen dönem3
- ideal bira bardağı6
- vinicius junior2
- sözlük hesabını sil perileri7
- dantelli kefen giyen osmanlı çocukları3
- fatma betül sayan kaya49
- pusette kedi gezdiren kadın3
- gitmek iyileştirir mi4
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- röportaj2
- içki2
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
“Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli ikinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur.
Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak.
Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar