bugün
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur21
- bir şey söyle7
- sigara içelim mi5
- koklayarak öpmek17
- uyuyamama nedeni5
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- fatma betül sayan kaya14
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- geceye bir şarkı bırak2
- akp kazandı11
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- dünya52
- çalıyor ama çalışıyor3
- koklayarak insan tanımak7
- cumartesi gecesi erken uyuyan insan2
- fredrik midtjsö2
- latin amerika ispanyolcası2
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- sözlükteki herkesin tarafını tutmak istemek5
- sozlukspot2
- canım ıspartam2
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- özlemek2
- ilk buluşmaya 100 tl ile gelen erkek4
- siyahi peygamber olmaması8
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor6
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- morkstar yazdı bunu12
- gocu32
- anın görüntüsü29
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası7
- ankara şarkılarında çirkinleri zorbalama merakı2
- dayanç3
- sözlüğün embesillerle dolu olması8
- şuan dinlediğin şarkı8
- johnny sinsin türk olması2
- usualsuspect'i tedavi ettirmek4
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlükten ilişki konusunda taktik almak2
- evrim muhafızları2
- fusya semsiyeli yabanci5
- hamburgerciler bu kadar eti nereden buluyor3
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- çingene mahallesinde mokar diye bağırıp kaçmak4
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- morkstar11
doğruyu söylemek kimi zaman bir cesaret işidir. doğruyu isabetle dile getiremezseniz cesaretiniz hakarete dönüşebilir. doğru bir şekilde dile getirilemeyen doğrular güçlerinden kaybederler. çoğu zaman tartışmalara sebep olan doğrunun ifade edilmesi değil, doğrunun yanlış söz ve tavırlarla ortaya konmasıdır. insan ilişkilerinde cesaret kadar sanata ve akla da ihtiyacımız vardır. ilişkilerimizdeki sanat, nezaketten iyi niyete kadar geniş bir alanı kapsar.
"bugün geç geldiniz" cümlesi ile "bugün geç kaldınız" cümlesi arasındaki farka dikkat edelim. ilkinde bir suçlama ve isteyerek geç gelindiği iması vardır. böylece sert bir ikaz yapılmaktadır. ikinci cümle birincisine kıyasla daha yumuşaktır. ancak yine bir suçlama sezilmektedir. her iki cümlenin ruhunda ortak bir renk vardır: "niçin geç geldiğiniz beni hiç ilgilendirmiyor. sadece geç geldiğinizi görüyor ve buna kızıyorum."
"bugün geç gelmek mecburiyetinde kaldınız" cümlesinde "sizi buna zorlayan sebepler olabileceğini tabii ki düşünüyorum" anlamı vardır. bu ifadenin onu diğerlerinden ayıran önemi nedir? insanın derinliklerine uzanan köklerin göz ardı edilmesi her doğruyu yıpratır. herkes kendisine yönelen ifadelerde insan gerçeğini göz ardı etmeyen bir süzülmeyi bekler.
öyleyse doğruları dile getirirken yapacağımız ilk iş ifadelerimizi insan gerçeği süzgecinden geçirmek; ne kadar ilgi çekici bulursak bulalım, ne kadar hoşumuza giderse gitsin süzgeçten geçemeyecek kadar iri olan ifadeleri kullanmamaktır.
her insanın hayata tutunmaya hakkı vardır. doğruları söyleyeceğiz diye hiç kimsenin tutunma gücünü zayıflatamayız.
ne kadar ilginçtir ki en büyük söyleyiş hatalarını doğruları dile getirirken yapıyoruz ve tahrip gücü en yüksek söyleyiş hatalarının başında doğruların yanlış ifade edilmesi geliyor.
kültürümüzün kocaman bir parçası olan "ya hayır söyle ya sus" sözü ne kadar anlamlıdır. hemen dikkatimizi çekiyor ki "ya doğru söyle ya sus" denmiyor. ve karşımıza doğruyu söylemenin amacı çıkıyor.
hayır, isim olarak iyilik, iyi iş, fayda; sıfat olarak iyi, faydalı anlamında bir kelime.
dile getirdiğimiz doğru; bir iyilik, bir fayda sağlamıyorsa bu takdirde söyleyişimizin ya zamanında, ya mekanında, ya kalitesinde bir yanlışlık, eksiklik, isabetsizlik vardır. amacına hizmet etmeyen her doğruyu söyleyiş yanlış söyleyiştir. amacı hayır olmayan her doğruyu söyleyiş yanlış bir harekettir.
(bkz: doğruyu doğru söylemek gerekir)
(bkz: insan ilişkilerinde en etkili davranışlar)
(bkz: küçük ama önemli nezaket kuralları)
"bugün geç geldiniz" cümlesi ile "bugün geç kaldınız" cümlesi arasındaki farka dikkat edelim. ilkinde bir suçlama ve isteyerek geç gelindiği iması vardır. böylece sert bir ikaz yapılmaktadır. ikinci cümle birincisine kıyasla daha yumuşaktır. ancak yine bir suçlama sezilmektedir. her iki cümlenin ruhunda ortak bir renk vardır: "niçin geç geldiğiniz beni hiç ilgilendirmiyor. sadece geç geldiğinizi görüyor ve buna kızıyorum."
"bugün geç gelmek mecburiyetinde kaldınız" cümlesinde "sizi buna zorlayan sebepler olabileceğini tabii ki düşünüyorum" anlamı vardır. bu ifadenin onu diğerlerinden ayıran önemi nedir? insanın derinliklerine uzanan köklerin göz ardı edilmesi her doğruyu yıpratır. herkes kendisine yönelen ifadelerde insan gerçeğini göz ardı etmeyen bir süzülmeyi bekler.
öyleyse doğruları dile getirirken yapacağımız ilk iş ifadelerimizi insan gerçeği süzgecinden geçirmek; ne kadar ilgi çekici bulursak bulalım, ne kadar hoşumuza giderse gitsin süzgeçten geçemeyecek kadar iri olan ifadeleri kullanmamaktır.
her insanın hayata tutunmaya hakkı vardır. doğruları söyleyeceğiz diye hiç kimsenin tutunma gücünü zayıflatamayız.
ne kadar ilginçtir ki en büyük söyleyiş hatalarını doğruları dile getirirken yapıyoruz ve tahrip gücü en yüksek söyleyiş hatalarının başında doğruların yanlış ifade edilmesi geliyor.
kültürümüzün kocaman bir parçası olan "ya hayır söyle ya sus" sözü ne kadar anlamlıdır. hemen dikkatimizi çekiyor ki "ya doğru söyle ya sus" denmiyor. ve karşımıza doğruyu söylemenin amacı çıkıyor.
hayır, isim olarak iyilik, iyi iş, fayda; sıfat olarak iyi, faydalı anlamında bir kelime.
dile getirdiğimiz doğru; bir iyilik, bir fayda sağlamıyorsa bu takdirde söyleyişimizin ya zamanında, ya mekanında, ya kalitesinde bir yanlışlık, eksiklik, isabetsizlik vardır. amacına hizmet etmeyen her doğruyu söyleyiş yanlış söyleyiştir. amacı hayır olmayan her doğruyu söyleyiş yanlış bir harekettir.
(bkz: doğruyu doğru söylemek gerekir)
(bkz: insan ilişkilerinde en etkili davranışlar)
(bkz: küçük ama önemli nezaket kuralları)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar