bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- melis sezen'in memeleri6
- game of thrones taki kerhaneci16
- ölümden korkuyor musunuz35
- ülkü ocakları genel ev olsun3
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- 128 milyar dolar nerede4
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- claudian clouds41
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- platon'un mağarası2
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- şok market2
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- bugün ne oldu10
- 21 eylül dünya barış günü2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- son üç şifrenizle aynı olamaz2
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- işteyken entry girmek2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- edinburgh3
- tahammül etmek2
- yok knk iyiyim2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- karton abi2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- habire1220
- kimse seni sevmiyor4
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- queen feristah16
- burhan özfatura2
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- londra2
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- kadın dövmek4
yanında parantez içinde "sonsuza kadar" varmış gibi anlaşıldığı için insanlar söylemekten korkuyor. özellikle ilişkinin başında falan hemen söylenmez deniliyor mesela.
ya da çok söylenince, sağdan soldan "bu cümlenin de içi boşaltıldı, seni seviyorum demek bu kadar basit mi olacaktı?" falan gibi şeyler söyleyen insanlar türüyor. kulaklarımla duydum çok garip geliyor bana. bunun içi dolusu ne ki? dolu olanı ne anlama geliyor? insan samimiyetle sevdiğine sevdiğini söyleyebilir. bu çok büyük bir olay değil. çok büyütülünce aynı zamanda kişiye asla aksini düşünememe sorumluluğu da yüklüyor. özellikler erkek bireyler (yazık) çok dertleniyor buna " seni seviyorum" demekten korkuyorlar. sanki söylediği anda kelepçeyi takıyorlarmış gibi... fakat doğru, takıyorlar da. bazısı da kendi kendine takıyor.
sanki " seni seviyorum" demek "sen ne kadar iğrenç bir insan olursan ol, artık ben bir kere bu cümleyi kurdum ya, benim kalemim kırıldı. hep seni sevmek zorundayım." anlamına geliyormuş gibi bir anlayış ortaya çıkıyor ikili ilişkilerde. halbuki sevme eylemi şimdiki zamanda, ben şu anda olduğum kişiyken ve sen şu anda olduğun kişiyken gerçekleşiyor. yarın seni sevmeyebilirim. ben değişebilirim ya da sen değişebilirsin bunun önemi yok yine de şu anda seni seviyorum demektir bu. zaten bunun da heyecanı buradadır. bakalım yarın da ben bunu böyle aynı şiddette sevecek miyim? öbür gün ne olacak diye heyecanlanır insan. evli de olsan bunun böyle olması şart. yoksa "bir yastıkta kocayacağız sadece onu seveceğim." diyerek insanın kendi kendisine şart koştuğu olasılıksızlık sevgi değil kaygı getirir. kaygı cehennemdir. her türlü olasılığa karşın sürekli seçimini yinelemek her gün seviyorum diyebilmek -aman hiçbir baskı altında kalmadan- eğer mümkünse belki içi dolar sevginin. sanmıyorum ama.
ya da çok söylenince, sağdan soldan "bu cümlenin de içi boşaltıldı, seni seviyorum demek bu kadar basit mi olacaktı?" falan gibi şeyler söyleyen insanlar türüyor. kulaklarımla duydum çok garip geliyor bana. bunun içi dolusu ne ki? dolu olanı ne anlama geliyor? insan samimiyetle sevdiğine sevdiğini söyleyebilir. bu çok büyük bir olay değil. çok büyütülünce aynı zamanda kişiye asla aksini düşünememe sorumluluğu da yüklüyor. özellikler erkek bireyler (yazık) çok dertleniyor buna " seni seviyorum" demekten korkuyorlar. sanki söylediği anda kelepçeyi takıyorlarmış gibi... fakat doğru, takıyorlar da. bazısı da kendi kendine takıyor.
sanki " seni seviyorum" demek "sen ne kadar iğrenç bir insan olursan ol, artık ben bir kere bu cümleyi kurdum ya, benim kalemim kırıldı. hep seni sevmek zorundayım." anlamına geliyormuş gibi bir anlayış ortaya çıkıyor ikili ilişkilerde. halbuki sevme eylemi şimdiki zamanda, ben şu anda olduğum kişiyken ve sen şu anda olduğun kişiyken gerçekleşiyor. yarın seni sevmeyebilirim. ben değişebilirim ya da sen değişebilirsin bunun önemi yok yine de şu anda seni seviyorum demektir bu. zaten bunun da heyecanı buradadır. bakalım yarın da ben bunu böyle aynı şiddette sevecek miyim? öbür gün ne olacak diye heyecanlanır insan. evli de olsan bunun böyle olması şart. yoksa "bir yastıkta kocayacağız sadece onu seveceğim." diyerek insanın kendi kendisine şart koştuğu olasılıksızlık sevgi değil kaygı getirir. kaygı cehennemdir. her türlü olasılığa karşın sürekli seçimini yinelemek her gün seviyorum diyebilmek -aman hiçbir baskı altında kalmadan- eğer mümkünse belki içi dolar sevginin. sanmıyorum ama.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar