bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması8
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- mashle3
- özgür özel15
- monica bellucci'ye aşık olmak3
- türbede dua etmenin şirk olması13
- sokakta öpüşmek7
- 30 yaşına geldiği halde anası babası ölmemiş tip2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- nasıl bir kadın2
- engelleyen insan kibri6
- yurt dışı çıkış harcı8
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- dilan4
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- kusi2
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- nervio hamferdi3
- victor osimhen10
- arkadaşlar bakar mısınız3
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- g i l d e d l i l y8
- yazarların son içtiği içecek4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- romelu lukaku8
- habire122
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- evde fare görmek6
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- biliyorum ama soylemem3
- askeri imam hatip lisesi5
- dump atan erkek mi olur aw4
- ümmetçilerin apo sevgisi6
belki de cumhuriyetimizi, cumhuriyetimizin banisi mustafa kemal atatürk'ü kendisine borçlu olduğumuz, alevi-türkmen dedesi kurtuluş savaşı kahramanı büyük şahsiyet...
görsel
1831 doğumlu diyap ağa ve aşireti ferhatuşağı, her dönem devlete bağlı, milli menfaatleri koruyan bir unsur olmuştur.
23 temmuz-7 ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan erzurum kongresi, her ne kadar bölgesel bir kongre olsa da, kongrede alınan kararlar tüm memleket için hayati kararlardı.
kongre sonrası oluşturulan temsil heyeti ise, türk'ün kutlu davası olan kurtuluş savaşımızı sevk ve idare edecek heyetti...
erzurum kongresinde alınan "vatan bir bütündür parçalanamaz" ve de, "işgale karşı millet boyun eğmeyecek, direnecektir" kararları ve bu kararların icracısı olarak temsil heyeti'nin oluşturulması, işgal kuvvetlerini ve damat ferit hükümetini oldukça kızdırmıştı.
öte yandan anadolu halkı, erzurum kongresinde alınan kararlara olumlu tepki vermiş, milletin bağrında yanan özgürlük ateşi, anadolu'nun her yerinden yükselmeye, temsil heyeti ve mustafa kemal paşa etrafında örgütlenmeye başlamıştı...
işte bu neticelere engel olmak ve eylül ayında düzenlenecek, ulusal nitelikteki sivas kongresine engel olmak amacıyla, ingiliz istihbaratı ve damat ferit hükümeti mustafa kemal paşa ve temsil heyetini ortadan kaldırmaya karar verdi...
kemal paşa ve temsil heyetini ortadan kaldırma işi, elazığ valisi olan feyzizade ali galip bey'e verildi...
feyzizade ali galip, ingiliz istihbarat binbaşı edward william charles noel, malatya mutasarrıfı halil bey, kürdistan teali derneği başkanı bedirhanoğlu seyyid abdülkadir, mevlanzade rifat, konya mebusu zeynel abidin, karesi mebusu vasıf ve şeyhülislam mustafa sabri'den oluşan bir organize kötülük heyeti, mustafa kemal paşa'ya yapılacak suikasti en ince detaylarına kadar planlamıştı...
kemal paşa ve temsil heyeti, erzurum-sivas arasında ortadan kaldırılacak, olmazsa sivas basılıp tutuklanacak ve istanbul'a gönderileceklerdi...
planının ilk aşaması olan suikast için eski hamidiye alayı komutanı olan diyap ağa'ya haber gönderilip elazığ'a çağırılır. lakin diyap ağa yaşlı olduğundan kardeşi haydar ağa'yı elazığ'a gönderir.
esasen diyap ağa, bir hain olarak gördüğü ali galip ve damat ferit'i hiç sevmezdi.
yazının başında da değindiğimiz üzre, diyap ağa her devirde devlete tam bağlı bir şahsiyetti. abdülhamid döneminde de böyleydi ve bir saray damadı olan ali galip'in ve yine diğer damat olan damat ferit'in abdülhamid'e ihanet ettiğini, her ikisinin de yanar döner, kaypak ve yavşak insanlar olduğunu iyi bildiğinden bu davete icabet etmemiştir...
diyap ağa'nın kardeşi haydar'a elazığ'da, mustafa kemal ve temsil heyetini yolda yakalayıp ortadan kaldırma görevi verilir. bu iş için ise son derece yüklü bir meblağ ödeme yapılır...
haydar ağa, yanındaki adamlarla birlikte görevi alır almaz, ağabeyi diyap ağa'nın yanına gider ve durumu anlatır.
diyap ağa, ali galip ve damat ferit'i tanıdığı gibi, mustafa kemal paşa'yı da iyi tanır. o'nun adını duyunca gözlerinin içi güler...
zira diyap ağa ve mustafa kemal paşa, bitlis ve siirt'in rus işgalinden kurtarılması için birlikte çalışmış, cenk etmişlerdi.
mustafa kemal paşa, diyap ağa'nın ebedi komutanıydı...
işte kurtuluş savaşı'ndan yıllar evvel atılan bir dostluğun temeli, şimdi meyvelerini vermeye başlamıştı.
diyap ağa, kardeşi haydar ağa'ya gerekli talimatı vermiş ve o'nu mustafa kemal paşa ve temsil heyetini yakalamak(!) için göndermişti...
o esnada mustafa kemal ve temsil heyeti, erzurum'dan sivas'a varmak üzere yoldalardı...
bir dere kenarında yol alırlarken etrafları atlı milisler tarafından kuşatıldı.
kimdi bunlar?
rum çeteleri mi? yoksa ermeniler mi?
heyettekiler korku içinde başlarına geleceği çaresizce beklerlerken, mustafa kemal paşa dağlara dönerek haykırdı;
"kastınız beni öldürmek midir...???"
temsil heyetini kuşatan milislerin başı cevap verdi...
"ben ferhatuşağı aşiretinden haydar ağa...hayır paşam, muradımız seni öldürmek için bize verilen bu parayı sana vermek mücadelemiz için emrine girmektir...size diyap ağa'nın selam ve muhabbetleri ile geldim..."
diyap ağa...dersim dağlarının yaşlı kurdu...
o'nun ismini duyduğunda mustafa kemal paşa daha da mutlu oldu.
haydar ağa'yı yanına çağırarak durumu anlattı, sivas kongresi sonrası ankara'da meclisi yeniden açacaklarını, onun da kendisiyle birlikte ankara'ya gelmesini istedi.
haydar ağa; "paşam ben bu dağların toprağını, çiçeğini, kuşunu terk edemem, ankara'ya ağabeyim diyap ağa'yı göndereceğim..." der ve vatanın aziz kurtarıcısına sivas'a kadar eşlik eder...
işte yiğit türkmen bozkurtları diyap ağa ve kardeşi haydar ağa kurtuluş savaşımız için bu kadar önemli, cumhuriyetimizin kuruluşunda bu kadar etkili insanlardır...
onlar ne koçgiri'de, ne dersim isyanında devletine, milletine ihanet etmemiş, türkmen ocağını dersim dağlarında her daim tüttürmüş olan bu vatanın çimentolarıdır...
ruhları şad olsun...
#tarih
görsel
1831 doğumlu diyap ağa ve aşireti ferhatuşağı, her dönem devlete bağlı, milli menfaatleri koruyan bir unsur olmuştur.
23 temmuz-7 ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan erzurum kongresi, her ne kadar bölgesel bir kongre olsa da, kongrede alınan kararlar tüm memleket için hayati kararlardı.
kongre sonrası oluşturulan temsil heyeti ise, türk'ün kutlu davası olan kurtuluş savaşımızı sevk ve idare edecek heyetti...
erzurum kongresinde alınan "vatan bir bütündür parçalanamaz" ve de, "işgale karşı millet boyun eğmeyecek, direnecektir" kararları ve bu kararların icracısı olarak temsil heyeti'nin oluşturulması, işgal kuvvetlerini ve damat ferit hükümetini oldukça kızdırmıştı.
öte yandan anadolu halkı, erzurum kongresinde alınan kararlara olumlu tepki vermiş, milletin bağrında yanan özgürlük ateşi, anadolu'nun her yerinden yükselmeye, temsil heyeti ve mustafa kemal paşa etrafında örgütlenmeye başlamıştı...
işte bu neticelere engel olmak ve eylül ayında düzenlenecek, ulusal nitelikteki sivas kongresine engel olmak amacıyla, ingiliz istihbaratı ve damat ferit hükümeti mustafa kemal paşa ve temsil heyetini ortadan kaldırmaya karar verdi...
kemal paşa ve temsil heyetini ortadan kaldırma işi, elazığ valisi olan feyzizade ali galip bey'e verildi...
feyzizade ali galip, ingiliz istihbarat binbaşı edward william charles noel, malatya mutasarrıfı halil bey, kürdistan teali derneği başkanı bedirhanoğlu seyyid abdülkadir, mevlanzade rifat, konya mebusu zeynel abidin, karesi mebusu vasıf ve şeyhülislam mustafa sabri'den oluşan bir organize kötülük heyeti, mustafa kemal paşa'ya yapılacak suikasti en ince detaylarına kadar planlamıştı...
kemal paşa ve temsil heyeti, erzurum-sivas arasında ortadan kaldırılacak, olmazsa sivas basılıp tutuklanacak ve istanbul'a gönderileceklerdi...
planının ilk aşaması olan suikast için eski hamidiye alayı komutanı olan diyap ağa'ya haber gönderilip elazığ'a çağırılır. lakin diyap ağa yaşlı olduğundan kardeşi haydar ağa'yı elazığ'a gönderir.
esasen diyap ağa, bir hain olarak gördüğü ali galip ve damat ferit'i hiç sevmezdi.
yazının başında da değindiğimiz üzre, diyap ağa her devirde devlete tam bağlı bir şahsiyetti. abdülhamid döneminde de böyleydi ve bir saray damadı olan ali galip'in ve yine diğer damat olan damat ferit'in abdülhamid'e ihanet ettiğini, her ikisinin de yanar döner, kaypak ve yavşak insanlar olduğunu iyi bildiğinden bu davete icabet etmemiştir...
diyap ağa'nın kardeşi haydar'a elazığ'da, mustafa kemal ve temsil heyetini yolda yakalayıp ortadan kaldırma görevi verilir. bu iş için ise son derece yüklü bir meblağ ödeme yapılır...
haydar ağa, yanındaki adamlarla birlikte görevi alır almaz, ağabeyi diyap ağa'nın yanına gider ve durumu anlatır.
diyap ağa, ali galip ve damat ferit'i tanıdığı gibi, mustafa kemal paşa'yı da iyi tanır. o'nun adını duyunca gözlerinin içi güler...
zira diyap ağa ve mustafa kemal paşa, bitlis ve siirt'in rus işgalinden kurtarılması için birlikte çalışmış, cenk etmişlerdi.
mustafa kemal paşa, diyap ağa'nın ebedi komutanıydı...
işte kurtuluş savaşı'ndan yıllar evvel atılan bir dostluğun temeli, şimdi meyvelerini vermeye başlamıştı.
diyap ağa, kardeşi haydar ağa'ya gerekli talimatı vermiş ve o'nu mustafa kemal paşa ve temsil heyetini yakalamak(!) için göndermişti...
o esnada mustafa kemal ve temsil heyeti, erzurum'dan sivas'a varmak üzere yoldalardı...
bir dere kenarında yol alırlarken etrafları atlı milisler tarafından kuşatıldı.
kimdi bunlar?
rum çeteleri mi? yoksa ermeniler mi?
heyettekiler korku içinde başlarına geleceği çaresizce beklerlerken, mustafa kemal paşa dağlara dönerek haykırdı;
"kastınız beni öldürmek midir...???"
temsil heyetini kuşatan milislerin başı cevap verdi...
"ben ferhatuşağı aşiretinden haydar ağa...hayır paşam, muradımız seni öldürmek için bize verilen bu parayı sana vermek mücadelemiz için emrine girmektir...size diyap ağa'nın selam ve muhabbetleri ile geldim..."
diyap ağa...dersim dağlarının yaşlı kurdu...
o'nun ismini duyduğunda mustafa kemal paşa daha da mutlu oldu.
haydar ağa'yı yanına çağırarak durumu anlattı, sivas kongresi sonrası ankara'da meclisi yeniden açacaklarını, onun da kendisiyle birlikte ankara'ya gelmesini istedi.
haydar ağa; "paşam ben bu dağların toprağını, çiçeğini, kuşunu terk edemem, ankara'ya ağabeyim diyap ağa'yı göndereceğim..." der ve vatanın aziz kurtarıcısına sivas'a kadar eşlik eder...
işte yiğit türkmen bozkurtları diyap ağa ve kardeşi haydar ağa kurtuluş savaşımız için bu kadar önemli, cumhuriyetimizin kuruluşunda bu kadar etkili insanlardır...
onlar ne koçgiri'de, ne dersim isyanında devletine, milletine ihanet etmemiş, türkmen ocağını dersim dağlarında her daim tüttürmüş olan bu vatanın çimentolarıdır...
ruhları şad olsun...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar