bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe32
- nasıl birisiniz13
- akp bitince ne olacak23
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- ekrem imamoğlu11
- aselsan satılırsa8
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- fusya semsiyeli yabanci17
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması6
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir9
- gocu8
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler3
- ölümün en iyi tanımı17
- erdoğan meloni aşkı3
- ctrlx nasıl bu kadar hızlı entry giriyor sorunsalı3
- tatar kızları3
- defineci köy çomarı3
- çinli kadınla evlenmek3
- cd devrinin bitmesi16
- ilkim sensin diyen kız3
- osmanlı tokadının asıl icat edilme amacı3
- en iyi dövüş sporları3
- kuranı kerim meali7
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- otel odasında ölü bulunmak12
- her yerim pembe diyen kız3
- bezelye yemeği9
- ciguli kral20
- kizlarsoruyor com6
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- çocuk istememe nedenleri6
- 9 temmuz 20263
- turkiye'nin mukemmel bir ulke olmasi3
- herzevekil6
- azgın bir kız tarafından tecavüze uğramak2
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
ben bir ılık götlüyüm. eşim de en az benim kadar ılık götlüdür. siyasi problemler başta olmak üzere, türkiye'de olan sorunlara isyan ederek çıktık ve yeni kültürler öğrenmeyi kendimize amaç edindik. şimdiye kadar 3 kıta, 4 ülke, 20'den fazla şehir gezme şansım oldu. her birinin kendine göre has bir kültürü, gezi rotası ve standardı vardı. ancak geçen hafta (bkz: iquitos)'a geldiğimizde, daha önce bildiğimi zannettiğim her deneyimimi geride bırakmam gerektiğini anladım. öncelikli olarak amazon doğası gereği hem insanı hem de yaşama standartları açısından oldukça zorlayıcı (gitmeden önce (bkz: sarı humma) aşısı olduğumuzda bir bokluk olduğunu sezmiştim). (bkz: survivor) denilen kavram sadece amazon ormanları için değil, şehir merkezindeki gündelik hayata bile sıçramış durumdaydı. 1 haftalık bir konaklama düşünüyorduk ve acaba bu sürenin tamamını otelde mi geçirsek diye bile düşündük. sonunda battı balık yan gider dedik ve hayatın bize sunabileceği bütün deneyime kucak açarak amazon ormanları için tur satın aldık.
ben bir karadenizliyim. ormanları iyi bilirim. köy kültürüne de aşinayım (ya da öyle olduğunu zannediyordum). bizi botlarla alıp yaklaşık 4 saat boyunca amazon nehri üzerinden ilerleyerek, (bkz: amazon ormanları) içerisinde yer alan bir köye getirdiler. tur totalde 2 gece 3 gün sürdü. tura genellikle avrupa ve kuzey amerika kısmından, hayatında adrenalin eksikliği olan insanlar katılmayı tercih ediyor. bize turu anlatırlarken zorluklarından bahsetmediler dersem yalan olur. gidene kadar da biz bu riskleri çok göze almamış olmalıyız ki dile kolay gelmiş. gittiğimiz ilk günden, ayrıldığımız son güne kadar her saniye tetikte, her saniye risk altındaydık. amazon nehri, sürekli yağan yağmur, kaldığımız yerin bizi koruyacak güvenlik önlemlerinin bulunmaması ve en kötüsü av değil avcı konumunda olmak bizi tam anlamıyla dumur duruma düşürdü. eşim sudan bakteri kaptı, ateş karıncalarından ısırıldı, dehidrasyona uğradık, nem yüzünden astım krizi geçirdim, duşa girdiğimde temiz iç çamaşırımın içinde kırk ayak çıktı ve daha niceleri... kısadan hisse bizim gibi ılık götlü bir çift amazon yaşamına adapte olamadı.
tur bittiğinde ise artık ne eşim ne de ben kendimizi eskisi gibi hissetmiyorduk. yaptığımız gezi hem bizim hayata karşı bakış açımızı hem de bireysel anlamda direncimizi fazlasıyla etkilemişti. gittiğime pişman değilim ama bir daha gitmek kesinlikle istemiyorum. detaylar için size ufak bir link de bırakıyorum.
ben bir karadenizliyim. ormanları iyi bilirim. köy kültürüne de aşinayım (ya da öyle olduğunu zannediyordum). bizi botlarla alıp yaklaşık 4 saat boyunca amazon nehri üzerinden ilerleyerek, (bkz: amazon ormanları) içerisinde yer alan bir köye getirdiler. tur totalde 2 gece 3 gün sürdü. tura genellikle avrupa ve kuzey amerika kısmından, hayatında adrenalin eksikliği olan insanlar katılmayı tercih ediyor. bize turu anlatırlarken zorluklarından bahsetmediler dersem yalan olur. gidene kadar da biz bu riskleri çok göze almamış olmalıyız ki dile kolay gelmiş. gittiğimiz ilk günden, ayrıldığımız son güne kadar her saniye tetikte, her saniye risk altındaydık. amazon nehri, sürekli yağan yağmur, kaldığımız yerin bizi koruyacak güvenlik önlemlerinin bulunmaması ve en kötüsü av değil avcı konumunda olmak bizi tam anlamıyla dumur duruma düşürdü. eşim sudan bakteri kaptı, ateş karıncalarından ısırıldı, dehidrasyona uğradık, nem yüzünden astım krizi geçirdim, duşa girdiğimde temiz iç çamaşırımın içinde kırk ayak çıktı ve daha niceleri... kısadan hisse bizim gibi ılık götlü bir çift amazon yaşamına adapte olamadı.
tur bittiğinde ise artık ne eşim ne de ben kendimizi eskisi gibi hissetmiyorduk. yaptığımız gezi hem bizim hayata karşı bakış açımızı hem de bireysel anlamda direncimizi fazlasıyla etkilemişti. gittiğime pişman değilim ama bir daha gitmek kesinlikle istemiyorum. detaylar için size ufak bir link de bırakıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar