bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı32
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- moda faciası olan şeyler7
- sözlük çeteleri11
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu5
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek3
- ne kadar takıntılısın6
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- insan olmaya ceyrek kala6
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
- karton toplayan meric8
- uçuk3
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler2
- birinin külotlu çorabından karakter analizi yapmak3
- gecenin köründe entry giren yazar2
- teşkilat dizisi4
- kasımpaşa5
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- yiyecek gibi bakan manita4
- bana onu sormayin23
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- s'i l v'e r m'i s t7
- victor osimhen3
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- sevdiğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- cuma akşam yorgun gelen erkeğine masaj yapan kadın4
- kova burcu erkeği muhteşemliği3
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak6
- en iyi behzat ç karakterleri4
- kova burcu erkeği erkek mi2
- barış alper yılmaz2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- moderatöre şikayet edip entry sildirmek3
- hilafetin türklere faydası18
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- üç dairen olup ikisini kiraya vermek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- tavanla bakışmak2
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım4
- platon'un mağarasında telefon ışığı2
- tekerlek toplayan meric3
- en sevdiğiniz yan hesabınız2
- vermeye hazir olmak2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı3
ben bir ılık götlüyüm. eşim de en az benim kadar ılık götlüdür. siyasi problemler başta olmak üzere, türkiye'de olan sorunlara isyan ederek çıktık ve yeni kültürler öğrenmeyi kendimize amaç edindik. şimdiye kadar 3 kıta, 4 ülke, 20'den fazla şehir gezme şansım oldu. her birinin kendine göre has bir kültürü, gezi rotası ve standardı vardı. ancak geçen hafta (bkz: iquitos)'a geldiğimizde, daha önce bildiğimi zannettiğim her deneyimimi geride bırakmam gerektiğini anladım. öncelikli olarak amazon doğası gereği hem insanı hem de yaşama standartları açısından oldukça zorlayıcı (gitmeden önce (bkz: sarı humma) aşısı olduğumuzda bir bokluk olduğunu sezmiştim). (bkz: survivor) denilen kavram sadece amazon ormanları için değil, şehir merkezindeki gündelik hayata bile sıçramış durumdaydı. 1 haftalık bir konaklama düşünüyorduk ve acaba bu sürenin tamamını otelde mi geçirsek diye bile düşündük. sonunda battı balık yan gider dedik ve hayatın bize sunabileceği bütün deneyime kucak açarak amazon ormanları için tur satın aldık.
ben bir karadenizliyim. ormanları iyi bilirim. köy kültürüne de aşinayım (ya da öyle olduğunu zannediyordum). bizi botlarla alıp yaklaşık 4 saat boyunca amazon nehri üzerinden ilerleyerek, (bkz: amazon ormanları) içerisinde yer alan bir köye getirdiler. tur totalde 2 gece 3 gün sürdü. tura genellikle avrupa ve kuzey amerika kısmından, hayatında adrenalin eksikliği olan insanlar katılmayı tercih ediyor. bize turu anlatırlarken zorluklarından bahsetmediler dersem yalan olur. gidene kadar da biz bu riskleri çok göze almamış olmalıyız ki dile kolay gelmiş. gittiğimiz ilk günden, ayrıldığımız son güne kadar her saniye tetikte, her saniye risk altındaydık. amazon nehri, sürekli yağan yağmur, kaldığımız yerin bizi koruyacak güvenlik önlemlerinin bulunmaması ve en kötüsü av değil avcı konumunda olmak bizi tam anlamıyla dumur duruma düşürdü. eşim sudan bakteri kaptı, ateş karıncalarından ısırıldı, dehidrasyona uğradık, nem yüzünden astım krizi geçirdim, duşa girdiğimde temiz iç çamaşırımın içinde kırk ayak çıktı ve daha niceleri... kısadan hisse bizim gibi ılık götlü bir çift amazon yaşamına adapte olamadı.
tur bittiğinde ise artık ne eşim ne de ben kendimizi eskisi gibi hissetmiyorduk. yaptığımız gezi hem bizim hayata karşı bakış açımızı hem de bireysel anlamda direncimizi fazlasıyla etkilemişti. gittiğime pişman değilim ama bir daha gitmek kesinlikle istemiyorum. detaylar için size ufak bir link de bırakıyorum.
ben bir karadenizliyim. ormanları iyi bilirim. köy kültürüne de aşinayım (ya da öyle olduğunu zannediyordum). bizi botlarla alıp yaklaşık 4 saat boyunca amazon nehri üzerinden ilerleyerek, (bkz: amazon ormanları) içerisinde yer alan bir köye getirdiler. tur totalde 2 gece 3 gün sürdü. tura genellikle avrupa ve kuzey amerika kısmından, hayatında adrenalin eksikliği olan insanlar katılmayı tercih ediyor. bize turu anlatırlarken zorluklarından bahsetmediler dersem yalan olur. gidene kadar da biz bu riskleri çok göze almamış olmalıyız ki dile kolay gelmiş. gittiğimiz ilk günden, ayrıldığımız son güne kadar her saniye tetikte, her saniye risk altındaydık. amazon nehri, sürekli yağan yağmur, kaldığımız yerin bizi koruyacak güvenlik önlemlerinin bulunmaması ve en kötüsü av değil avcı konumunda olmak bizi tam anlamıyla dumur duruma düşürdü. eşim sudan bakteri kaptı, ateş karıncalarından ısırıldı, dehidrasyona uğradık, nem yüzünden astım krizi geçirdim, duşa girdiğimde temiz iç çamaşırımın içinde kırk ayak çıktı ve daha niceleri... kısadan hisse bizim gibi ılık götlü bir çift amazon yaşamına adapte olamadı.
tur bittiğinde ise artık ne eşim ne de ben kendimizi eskisi gibi hissetmiyorduk. yaptığımız gezi hem bizim hayata karşı bakış açımızı hem de bireysel anlamda direncimizi fazlasıyla etkilemişti. gittiğime pişman değilim ama bir daha gitmek kesinlikle istemiyorum. detaylar için size ufak bir link de bırakıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar