bugün
- habire1274
- izmirli kızların verici olması34
- cilgincapkin13
- habire12 adamdır23
- sssilvermist16
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- suca suruklenen cocuk6
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- temmuz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- burhaniye6
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- adanalı2
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- vincent van gogh5
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- yorgun mermi13
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- mangal yakabilen kız3
- dji mini 5 pro2
- true'nun çaylak olması2
- kemoşların genel özellikleri4
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- çılgın ve çapkın bir erkeği kucağa almak2
- verici olmanın dayanılmaz hafifliği2
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- bodrum2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- faşistlerin biraz saldırgan olmaları2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- fotoğrafçılıkla nasıl para kazanılır2
- karton toplayan piç3
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- verici kız2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- ağzına almayan kız3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- ay yuvarlak olduğuna göre dünya nasıl düz olabilir2
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- nazar değdi sözlük4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- arabadan anlamayan erkek4
bir gün sonra, 26 ağustos sabahı, tüm dünyaya türklerin son cüret'ini gösterecek olan kahraman atalarımızın kutlu yürüyüşüdür...
öncelikle herkes şunu çok iyi bilmeli ki, bugün bir vatanımız varsa, kendi vatanımızda al bayrağımızın gölgesinde yaşayabiliyorsak, bunu tam 4 gün süren 100 kilometrelik bir kutlu yürüyüşe borçluyuz...
tam 4 senedir anadolu'yu işgal altında tutan düşman kuvvetleri bizden çok daha iyi şartlara ve donanıma sahiplerdi.
düşmanı yok etmek, vatanımızdan çıkarabilmek için yapabileceğimiz tek bir hamlemiz vardi. işte elimizdekini, avucumuzdakini muharebe meydanına koyup "rest" çekeceğimiz bu son cüretimiz, "kurt kapanı" adı verilen dünya savaş tarihine geçecek olan plana bağlıydı.
kurt kapanı planına göre, yunan müstahkem mevkilerine yapılacak ilk saldırı bir balyoz etkisi yaratmalıydı. o yüzden de afyon'a elimizdeki var gücümüzle saldırıp, yunan savunma hatlarını tek hamlede dağıtmak zorundaydık.
lakin cephe genişti.
cephenin daraltılması, afyon müstahkem mevkilerinin tek vuruşta yok edilip yunan ordusunun birbiri ile irtibatının kesilmesi gerekmekteydi. bu balyoz vuruşu tek hamlede ve şiddetli olacak, yunan topralanmaya fırsat bulamadan sincanlı ovasına inilecekti.
işte bu saldırı şiddetini arttırmak için geniş bir alana yayılmış kuvvetlerimizin, silah ve mühimmatımızın siklet merkezinin kocatepe'de olması gerekmekteydi.
mustafa kemal atatürk, fevzi çakmak ve ismet inönü kurt kapanı planında hemfikir oldular.
şimdi yapılması gereken, yunan ve ingilizlerin öğrenemeyeceği bir şekilde cephenin her yanından binlerce askeri, topu, silah ve mühimmatı kocatepe'ye kaydırmaktı.
kutlu yürüyüş 21 ağustos gecesi başlatıldı.
tam 4 gün boyunca 100 bin asker, binlerce at, yüzden fazla top, yüzlerce kağnı arabası, gündüzleri saklanacak, gece yürüyüş yapacaktı.
yapılacak bu yürüyüş 100 kilometreden fazlaydı.
yürünecek bu yolun ismi bile belliydi; zafer yolu...
görsel
ve zafer yolunda sevkiyat başlamıştı.
şuhut yönünden kocatepe'ye ve afyon'u çevreleyen tüm müstahkem mevkilere büyük bir sevkiyat yapılıyordu.
sevkiyatı yapanlar kimlerdi?
köylüler, halk, asker, subay herkes.
hatta anadolu'nun türlü hayvanatı…öküzler, beygirler, katırlar, eşekler, köpekler bile bu kutlu zafere sebep olacak sevkiyatı birlikte yapıyorlardı.
şuhut dağlarından afyon tepelerine.
kiminin ayağı çıplak, kiminin kolu kırık.
kimi ateşli, kimi gebe, kiminin kucağında çocuğu…
görsel
halk ve asker birlikte.
bomba taşıyordu, mermi taşıyordu, top arabası itiyordu.
hepsi de zafere imanlıydı.
zaferin müjdesini günler öncesinden bir çift mavi gözde görmüşler, o'na inanmışlardı.
görsel
birinin bile kazanılacak zaferden şüphesi yoktu.
çünkü onların hepsi aynı amaç doğrultusunda ilerliyordu.
kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlısı…
hep birlikte onlarca kilometre yol katetti.
bir yudum suyunu, bir parça ekmeğini kahraman mehmetçik ile pay etti.
kurtarılacak bir vatan vardı o dağların arkasında.
ve binlerce asker, binlerce insan yürüdü durdu zafere, zafer yolu'ndan.
afyon'a taarruz edecek bir ordu sevkedildi elbirliğiyle zafer yolu'ndan.
görsel
ve son gece...
25 ağustos 1922...
atalarımızın kutlu yürüyüşünün son gecesi ikmal kusursuz sağlanmış kocatepe'de her kayanın arkası alev kusacak türk topları ile donatılmıştı.
görsel
anlamamıştı düşman,
bu asil sevkiyattan, zafer yolundan yapılan bu asil ve kutlu yürüyüşten haberdar olmamıştı.
bırak yunan'ı, ingiliz'i de, fransız'ı da şaşkındı.
haberleri olmamıştı.
ta ki 26 ağustos sabahı türk topçusu en müstahkem mevzilerini dövene kadar.
nereden gelmişti bunlar?
kimlerdi?
nasıl bir güç bir gecede onları tam da tepelerine bindirmişti…
işte o zaferi birlikte yürüyen halk ve asker beraber kazandı 30 ağustos'ta.
kocatepe'den dövülen her bir düşman mevzisinde halk ile askerin ortak çalışması, fedakarlıkları vardı.
halk ve asker birlikte kazanmıştı zaferi…
işte zafer kazandıran kutlu yürüyüşümüz kısaca böyle...
ben her sene, her sene olmasa da 2 senede bir afyon'daki büyük taarruz mevzilerimizi, kocatepe'yi, dumlupınar'ı geziyorum.
doyamıyorum...o anları hissediyor, yaşıyorum...
o yüzden tavsiyemdir, her türk vatandaşı, hayatı boyunca en az bir defa büyük taarruz'un yaşandığı coğrafyayı gezmeli, bu 100 kilometrelik zafer yolunda kutlu yürüyüşün nasıl yapıldığını, bu vatanın nasıl kazanıldığını idrak etmelidir...
görsel
#tarih
öncelikle herkes şunu çok iyi bilmeli ki, bugün bir vatanımız varsa, kendi vatanımızda al bayrağımızın gölgesinde yaşayabiliyorsak, bunu tam 4 gün süren 100 kilometrelik bir kutlu yürüyüşe borçluyuz...
tam 4 senedir anadolu'yu işgal altında tutan düşman kuvvetleri bizden çok daha iyi şartlara ve donanıma sahiplerdi.
düşmanı yok etmek, vatanımızdan çıkarabilmek için yapabileceğimiz tek bir hamlemiz vardi. işte elimizdekini, avucumuzdakini muharebe meydanına koyup "rest" çekeceğimiz bu son cüretimiz, "kurt kapanı" adı verilen dünya savaş tarihine geçecek olan plana bağlıydı.
kurt kapanı planına göre, yunan müstahkem mevkilerine yapılacak ilk saldırı bir balyoz etkisi yaratmalıydı. o yüzden de afyon'a elimizdeki var gücümüzle saldırıp, yunan savunma hatlarını tek hamlede dağıtmak zorundaydık.
lakin cephe genişti.
cephenin daraltılması, afyon müstahkem mevkilerinin tek vuruşta yok edilip yunan ordusunun birbiri ile irtibatının kesilmesi gerekmekteydi. bu balyoz vuruşu tek hamlede ve şiddetli olacak, yunan topralanmaya fırsat bulamadan sincanlı ovasına inilecekti.
işte bu saldırı şiddetini arttırmak için geniş bir alana yayılmış kuvvetlerimizin, silah ve mühimmatımızın siklet merkezinin kocatepe'de olması gerekmekteydi.
mustafa kemal atatürk, fevzi çakmak ve ismet inönü kurt kapanı planında hemfikir oldular.
şimdi yapılması gereken, yunan ve ingilizlerin öğrenemeyeceği bir şekilde cephenin her yanından binlerce askeri, topu, silah ve mühimmatı kocatepe'ye kaydırmaktı.
kutlu yürüyüş 21 ağustos gecesi başlatıldı.
tam 4 gün boyunca 100 bin asker, binlerce at, yüzden fazla top, yüzlerce kağnı arabası, gündüzleri saklanacak, gece yürüyüş yapacaktı.
yapılacak bu yürüyüş 100 kilometreden fazlaydı.
yürünecek bu yolun ismi bile belliydi; zafer yolu...
görsel
ve zafer yolunda sevkiyat başlamıştı.
şuhut yönünden kocatepe'ye ve afyon'u çevreleyen tüm müstahkem mevkilere büyük bir sevkiyat yapılıyordu.
sevkiyatı yapanlar kimlerdi?
köylüler, halk, asker, subay herkes.
hatta anadolu'nun türlü hayvanatı…öküzler, beygirler, katırlar, eşekler, köpekler bile bu kutlu zafere sebep olacak sevkiyatı birlikte yapıyorlardı.
şuhut dağlarından afyon tepelerine.
kiminin ayağı çıplak, kiminin kolu kırık.
kimi ateşli, kimi gebe, kiminin kucağında çocuğu…
görsel
halk ve asker birlikte.
bomba taşıyordu, mermi taşıyordu, top arabası itiyordu.
hepsi de zafere imanlıydı.
zaferin müjdesini günler öncesinden bir çift mavi gözde görmüşler, o'na inanmışlardı.
görsel
birinin bile kazanılacak zaferden şüphesi yoktu.
çünkü onların hepsi aynı amaç doğrultusunda ilerliyordu.
kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlısı…
hep birlikte onlarca kilometre yol katetti.
bir yudum suyunu, bir parça ekmeğini kahraman mehmetçik ile pay etti.
kurtarılacak bir vatan vardı o dağların arkasında.
ve binlerce asker, binlerce insan yürüdü durdu zafere, zafer yolu'ndan.
afyon'a taarruz edecek bir ordu sevkedildi elbirliğiyle zafer yolu'ndan.
görsel
ve son gece...
25 ağustos 1922...
atalarımızın kutlu yürüyüşünün son gecesi ikmal kusursuz sağlanmış kocatepe'de her kayanın arkası alev kusacak türk topları ile donatılmıştı.
görsel
anlamamıştı düşman,
bu asil sevkiyattan, zafer yolundan yapılan bu asil ve kutlu yürüyüşten haberdar olmamıştı.
bırak yunan'ı, ingiliz'i de, fransız'ı da şaşkındı.
haberleri olmamıştı.
ta ki 26 ağustos sabahı türk topçusu en müstahkem mevzilerini dövene kadar.
nereden gelmişti bunlar?
kimlerdi?
nasıl bir güç bir gecede onları tam da tepelerine bindirmişti…
işte o zaferi birlikte yürüyen halk ve asker beraber kazandı 30 ağustos'ta.
kocatepe'den dövülen her bir düşman mevzisinde halk ile askerin ortak çalışması, fedakarlıkları vardı.
halk ve asker birlikte kazanmıştı zaferi…
işte zafer kazandıran kutlu yürüyüşümüz kısaca böyle...
ben her sene, her sene olmasa da 2 senede bir afyon'daki büyük taarruz mevzilerimizi, kocatepe'yi, dumlupınar'ı geziyorum.
doyamıyorum...o anları hissediyor, yaşıyorum...
o yüzden tavsiyemdir, her türk vatandaşı, hayatı boyunca en az bir defa büyük taarruz'un yaşandığı coğrafyayı gezmeli, bu 100 kilometrelik zafer yolunda kutlu yürüyüşün nasıl yapıldığını, bu vatanın nasıl kazanıldığını idrak etmelidir...
görsel
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar