bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- otel odasında intihar etmek6
- kabak tatlısını sevenler15
- kızgın yağ yanığı4
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- alt haşortmanı4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek10
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak3
- kitap önerisi4
- panama da kaybolan hollandalı kızlar4
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı4
- gençliğimizi trolleyen isimler2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar2
- sözlük yazarlarının gazları3
- rafet el roman3
- fingirdek sözlük erkeği6
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- kalkar kalkmaz sigara içmek2
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- cevad prekazi2
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- kedi deve esneme egzersizi2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- taksim delisi cenk7
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- anın görüntüsü25
- barış alper yılmaz5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- bluetooth kulaklık vs kablolu kulaklık2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- sarhoş2
genellikle sokak aralarında seyyar vaziyette dolaşan ve sebze - meyve satan
perakendeci.
yani, dolaşırlardı.. artık ne görüyor, ne de denk geliyorum.
biraz içimi dökmek istiyorum:
çocukluğumun en güzel detaylarından biridir zerzevatçılar. poposunda römorkla gezen, bu römorkta muhtelif sebze ve meyve satan bi' zerzevatçı dolanırdı mahallemizde. "zerzevatçiiiiiiyavvv" diye uzatır; mahalleliye reklam ederdi kendini. elindeki kepçeyi bir hışım bırakan anne ve annelerimiz bir hışım sokağa seğirtir, römorktaki ürünleri inceler, ve ihtiyaç dahilinde olan ürünlerin pazarlığını yaparlardı. oldukça hummalı bir pazarlık söz konusu olurdu. bu esnada biz de koca traktör tekerini inceler, tekerin dişlerinin arasına kıkırdaktan hallice olan ellerimizi sokar, güya ölçü almaya çalışır ve ağız çehremizin kenarındaki ekmek arasından arta kalan peynir bakiyelerine aldırmaksızın kıkırdardık. netice olarak annelerimiz ve zerzevatçı arasında gerçekleşen hummalı pazarlık sonlanır ve bir iki kilo yeşillik alınırdı. yazın kavurucu sıcağında alnının çatından terlemiş olan zerzevatçı abimiz bir hışım kontağa parmaklarıyla tekrardan yüklenir ve oldukça gürültülü bir şekilde sokağı terk ederdi. biz çocuklar da peşinden koşar, şen kahkahalarla kendimizce uğurlama merasimi yapardık.
aradan yıllar geçtikten sonra işi daha da ilerleten pek çalışkan zerzevatçımız, iveco marka kamyonet almıştı. işin esprisi kaçmaya, tadı tuzu bozulmaya başlamıştı sanki.. mamafih, biz de büyümüştük biraz. kovalayarak gerçekleştirdiğimiz uğurlama merasimleri sonlanmış, iveco kamyonetin o tatsız sesine ve kara duman atan vaziyetine eşlik etmeyi bırakmıştık. gel zaman git zaman, seyyar sebze tüccarı da yok olmuş ve gitmişti. hep bir eksiklik, hep bir sessizlik olmuştu. her gün yaşanılan o tatlı heyecan bir anda uçtu ve gitti. geriye sadece, sokağın havlayan sakinlerinin pek ala bir telaşla kovaladığı hurdacılar kaldı. zerzevatçının tadını veremedi..
sonra mı?
büyüdük...
perakendeci.
yani, dolaşırlardı.. artık ne görüyor, ne de denk geliyorum.
biraz içimi dökmek istiyorum:
çocukluğumun en güzel detaylarından biridir zerzevatçılar. poposunda römorkla gezen, bu römorkta muhtelif sebze ve meyve satan bi' zerzevatçı dolanırdı mahallemizde. "zerzevatçiiiiiiyavvv" diye uzatır; mahalleliye reklam ederdi kendini. elindeki kepçeyi bir hışım bırakan anne ve annelerimiz bir hışım sokağa seğirtir, römorktaki ürünleri inceler, ve ihtiyaç dahilinde olan ürünlerin pazarlığını yaparlardı. oldukça hummalı bir pazarlık söz konusu olurdu. bu esnada biz de koca traktör tekerini inceler, tekerin dişlerinin arasına kıkırdaktan hallice olan ellerimizi sokar, güya ölçü almaya çalışır ve ağız çehremizin kenarındaki ekmek arasından arta kalan peynir bakiyelerine aldırmaksızın kıkırdardık. netice olarak annelerimiz ve zerzevatçı arasında gerçekleşen hummalı pazarlık sonlanır ve bir iki kilo yeşillik alınırdı. yazın kavurucu sıcağında alnının çatından terlemiş olan zerzevatçı abimiz bir hışım kontağa parmaklarıyla tekrardan yüklenir ve oldukça gürültülü bir şekilde sokağı terk ederdi. biz çocuklar da peşinden koşar, şen kahkahalarla kendimizce uğurlama merasimi yapardık.
aradan yıllar geçtikten sonra işi daha da ilerleten pek çalışkan zerzevatçımız, iveco marka kamyonet almıştı. işin esprisi kaçmaya, tadı tuzu bozulmaya başlamıştı sanki.. mamafih, biz de büyümüştük biraz. kovalayarak gerçekleştirdiğimiz uğurlama merasimleri sonlanmış, iveco kamyonetin o tatsız sesine ve kara duman atan vaziyetine eşlik etmeyi bırakmıştık. gel zaman git zaman, seyyar sebze tüccarı da yok olmuş ve gitmişti. hep bir eksiklik, hep bir sessizlik olmuştu. her gün yaşanılan o tatlı heyecan bir anda uçtu ve gitti. geriye sadece, sokağın havlayan sakinlerinin pek ala bir telaşla kovaladığı hurdacılar kaldı. zerzevatçının tadını veremedi..
sonra mı?
büyüdük...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com