bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- hikayeyi devam ettir30
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hayattan zevk alamamak15
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- gocunun nerede olması12
- rüyamda kadın olmuştum6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- uyumayın konuşalım5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- uysaljakoben16
- yazarların öldükten sonraki planları4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeşilçam filmi izlemek6
- biber dolması olsa da yesek5
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- habire12 adamdır37
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- makine mühendisliği3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- yeni parti50
- sokakta kavga teknikleri3
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- habire1259
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- cem küçük5
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- cioran neden intihar etmedi3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- nick vermeden bir yazara seslen16
Aydın dağlarında gezerim gayri
Yazıldı fermanım okundu gayri
Aldım martinimi çıktım dağlara
Dünya bir olsa tutulmam gayri
Atçalı Mehmet'im bilsinler beni
Yoksulun yanında görsünler beni
Koyarım bu yola bu tatlı canımı
Dünya bir olsa tutulmam gayri
On iki yaşımda binerdim taya
Minnet etmezdim paşaya beye
Bizi yaman bildirmişler devlete
Dünya bir olsa tutulmam gayri..
***********
aydın'dan nazilli'ye giderken küçük bir kasaba vardır yol üzerinde...
atça'dır adı...
görsel
efeler diyarı olan bu kasaba, yunan işgalinde büyük zarar görmüş, yunan burayı terk ederken de komple yakmıştır.
ama cumhuriyet sonrası yeniden planlanan bu kasaba cumhuriyet döneminde yeni bir imar planıyla baştan aşağı yeniden ve muazzam bir şekilde inşa edilmiştir.
görsel
işte bu atça kasabasının bir de yiğit efe'si vardır.
kel mehmet efe...
dönem osmanlı dönemi.
sene 1829...
aydın vilayetinde osmanlı adına vergileri toplayan iki derebeyi(voyvoda) vardır.
bunlardan biri aydın ve çevresinin vergilerini toplayan cihanoğulları'dır.
diğeri ise nazilli ve çevresinin vergilerini toplayan arpazlar'dır...
arpaz derebeylerinin soyu, gedik ahmet paşa'ya dayanır.
gedik ahmet paşa, fatih sonrası taht kavgasında cem sultan taraftarı olduğu gerekçesiyle sultan 2. beyazıt tarafından boğdurulmuş, lakin sultan beyazıt, gedik ahmet paşa'nın çocuklarına iadei itibar yaparak nazilli ve çevresinde bunlara büyük topraklar vermiştir.
işte gedik ahmet paşa'nın soyundan gelen bu arpazlar da bu bölgede bir derebeylik kurmuş ve osmanlı adına vergi toplamaya başlamışlardır.
arpazlar, bugün adı esenköy olan köyde, arpazlı köyünü kurmuşlar ve burada karyalılardan kalma harpassa antik kentinin olduğu yerde kendilerine muhteşem bir şato/kale inşa etmişlerdir.
görsel
burası arpazlı konağı olarak bilinir. rodoslu taş ustaları tarafından yapılmıştır.
işte atçalı kel mehmet efe, bu arpaz köyünde doğmuştur.
babası, derebeyi arpaz ailesinin yanında ırgatlık yapmaktadır. yokluk içinde dünyaya gelen mehmet, çocuk yaşta yetim kalır. anasıyla birlikte arpazların yanında karın tokluğuna ırgatlık yapmaya devam ederler.
ne gidecek bir yerleri, ne sığınacak bir damları vardır.
bir gün annesine bağıran beyin adamına çıkışır. henüz 10 yaşındadır ve arpaz beyi tarafından dövülür mehmet. konaktan kovulur...
atça'ya gelir. burada hüseyinoğlu şerif ağa'nın yanında karın tokluğuna ırgatlığa başlar.
ağa'nın kızına sevdalanır. lakin ağanın adamları tarafından dövülerek kovulur.
çaresiz bir şekilde bir gün kahvede otururken, şerif ağa'nın kahyası kahveye gelir ve kel mehmet ile dalga geçer. kel mehmet, lafı adamın ağzına tıkar, arbede çıkar ve kel mehmet kamasıyla ağa'nın adamını yaralar...
"bundan böyle bana düzde huzur yoktur" diyerek dağa çıkar kel mehmet.
sene 1820'dir.
ırgat kel mehmet artık; "atçalı kel mehmet efe" olmuştur.
yoksulun, yetimin hakkını korumak, darda olanlara yardım etmek için çıkmıştır dağa. kendisi gibi olanlar da atçalı'ya katılırlar.
kısa sürede atçalı artık dağlarda namı dolanan bir efe olur.
sevdasını unutamaz, haber gönderir şerif ağa'ya kızını ister. fakat şerif ağa kızını vermek istemez, sırf atçalı'ya kızını vermemek için aydın'dan zengin bir damat bulur, atçalı ve adamları damadı dağa kaldırır, fidye isterler. artık atçalı başlı başına bir "güç odağı" olmuştur.
şerif ağa bu olay üzerine arpaz beyi osman'dan yardım ister. atçalı'yı öldürmek için eşkıya uzun efe ile anlaşırlar.
uzun efe, atçalı'nın peşine düşer, lakin yakalayamaz. bunun üzere uzun efe arpaz konağına giderek atçalı'nın gariban anasına işkence yapar. bunu öğrenen atçalı, arpaz konağını basar ve böylece tarihte "aydın ihtilali" olarak bilinen isyan başlamış olur...
bölgedeki tüm efeler, hatta manisa, kütahya, burdur ve denizli'deki bazı efeler dahi atçalı'ya katılırlar.
atçalı ve beraberindekiler aydın hapishanesini basarlar, buradaki arkadaşlarını kurtarırlar.
isyan iyice büyümüştür.
atçalı kel mehmet ve efeleri, derebeylerine karşı halkın koruyucusu olmuştur.
görsel
atçalı bu isyanını izmir'deki hükümet temsilcisine yazdığı şu mektupla resmileştirir;
"benim garazım fukarayı korumaktır, voyvodaların zulmünden memleketi kollamaktır..."
ve bundan sonra derebeylerinin bir hükmünün kalmadığını, derebeylerini ve onların avanesini gördüğü yerde tepeleyeceğine dair fermanlar yayınlar atçalı.
fermanlarını "vali-i vilayet, hademe-i devlet, Atçalı Kel Memet..." şeklinde imzalar.
görsel
tam 1 sene hatta daha fazla devam eden bu isyan sonrası osmanlı devleti, mısır valisinden destek isteyerek bu isyanı bastırmak için bölgeye kuvvet gönderir.
tarih 10 haziran 1830'u gösterdiğinde türk dağlarının bu en kıymetli efesi tepecik köyünde girdiği bir çatışmada şehit düşer...
kel mehmet efe, efeler destanının bir başlangıcıdır aslında.
aydın'ın, izmir'in, muğla'nın, denizli'nin, burdur'un, manisa'nın dağlarından yüzlerce namlı efe gelmiş, geçmiştir. lakin tüm bu efelerin piri olarak atçalı kel mehmet efe gösterilir.
atçalı'nın verdiği mücadele ezilen halk içindir, gariban içindir.
ve dahi kurtuluş savaşımızda kuvayi milliye'ye destek veren başta yörük ali efe olmak üzere tüm efelerimiz atçalı'nın izinden giden efelerdir...
atçalı'nın 1829'da aydın dağlarında yaktığı ateş, 10 yıl sonra tanzimat fermanı'nın ilan edilmesine sebep olmuş, osmanlı devletinde özgürlüklerin ilk adımı atılmıştır.
ha bu arada, atçalı mehmet efe'nin aşkı, sevdası vardı o ne oldu? diye merak edenler olacaktır.
atçalı isyan ateşini ilk yaktığından sonra ilk ve son aşkı fatma ile gösterişli bir düğün yapmış, başta fatma'nın babası şerif ağa olmak üzere bütün ağaları, beyleri kıskandırmıştır...
kel mehmet efe'nin hikayesi ingilizlerde, fransızlarda, amerikalılarda olsa ne filmler, ne diziler çekerler, o'nu nasıl yansıtırlardı yeni nesillere...
ama mehmet efe türk'tü, ne yazık ki onu çok az kişi tanıyor.
atçalı kel mehmet efe'nin aziz hatırası bugün atça kasabasındaki heykelinde yansıtılıyor. efe'nin hemen yaşında da can yoldaşı karabaşın heykeli mevcut;
görsel
ruhu şad olsun...
eh, yazıyı atçalı mehmet efe şiiri ile başlattık, o halde yazıyı atçalı mehmet efe için yakılan türkü ile bitirelim;
https://streamable.com/a5fclq
#tarih
Yazıldı fermanım okundu gayri
Aldım martinimi çıktım dağlara
Dünya bir olsa tutulmam gayri
Atçalı Mehmet'im bilsinler beni
Yoksulun yanında görsünler beni
Koyarım bu yola bu tatlı canımı
Dünya bir olsa tutulmam gayri
On iki yaşımda binerdim taya
Minnet etmezdim paşaya beye
Bizi yaman bildirmişler devlete
Dünya bir olsa tutulmam gayri..
***********
aydın'dan nazilli'ye giderken küçük bir kasaba vardır yol üzerinde...
atça'dır adı...
görsel
efeler diyarı olan bu kasaba, yunan işgalinde büyük zarar görmüş, yunan burayı terk ederken de komple yakmıştır.
ama cumhuriyet sonrası yeniden planlanan bu kasaba cumhuriyet döneminde yeni bir imar planıyla baştan aşağı yeniden ve muazzam bir şekilde inşa edilmiştir.
görsel
işte bu atça kasabasının bir de yiğit efe'si vardır.
kel mehmet efe...
dönem osmanlı dönemi.
sene 1829...
aydın vilayetinde osmanlı adına vergileri toplayan iki derebeyi(voyvoda) vardır.
bunlardan biri aydın ve çevresinin vergilerini toplayan cihanoğulları'dır.
diğeri ise nazilli ve çevresinin vergilerini toplayan arpazlar'dır...
arpaz derebeylerinin soyu, gedik ahmet paşa'ya dayanır.
gedik ahmet paşa, fatih sonrası taht kavgasında cem sultan taraftarı olduğu gerekçesiyle sultan 2. beyazıt tarafından boğdurulmuş, lakin sultan beyazıt, gedik ahmet paşa'nın çocuklarına iadei itibar yaparak nazilli ve çevresinde bunlara büyük topraklar vermiştir.
işte gedik ahmet paşa'nın soyundan gelen bu arpazlar da bu bölgede bir derebeylik kurmuş ve osmanlı adına vergi toplamaya başlamışlardır.
arpazlar, bugün adı esenköy olan köyde, arpazlı köyünü kurmuşlar ve burada karyalılardan kalma harpassa antik kentinin olduğu yerde kendilerine muhteşem bir şato/kale inşa etmişlerdir.
görsel
burası arpazlı konağı olarak bilinir. rodoslu taş ustaları tarafından yapılmıştır.
işte atçalı kel mehmet efe, bu arpaz köyünde doğmuştur.
babası, derebeyi arpaz ailesinin yanında ırgatlık yapmaktadır. yokluk içinde dünyaya gelen mehmet, çocuk yaşta yetim kalır. anasıyla birlikte arpazların yanında karın tokluğuna ırgatlık yapmaya devam ederler.
ne gidecek bir yerleri, ne sığınacak bir damları vardır.
bir gün annesine bağıran beyin adamına çıkışır. henüz 10 yaşındadır ve arpaz beyi tarafından dövülür mehmet. konaktan kovulur...
atça'ya gelir. burada hüseyinoğlu şerif ağa'nın yanında karın tokluğuna ırgatlığa başlar.
ağa'nın kızına sevdalanır. lakin ağanın adamları tarafından dövülerek kovulur.
çaresiz bir şekilde bir gün kahvede otururken, şerif ağa'nın kahyası kahveye gelir ve kel mehmet ile dalga geçer. kel mehmet, lafı adamın ağzına tıkar, arbede çıkar ve kel mehmet kamasıyla ağa'nın adamını yaralar...
"bundan böyle bana düzde huzur yoktur" diyerek dağa çıkar kel mehmet.
sene 1820'dir.
ırgat kel mehmet artık; "atçalı kel mehmet efe" olmuştur.
yoksulun, yetimin hakkını korumak, darda olanlara yardım etmek için çıkmıştır dağa. kendisi gibi olanlar da atçalı'ya katılırlar.
kısa sürede atçalı artık dağlarda namı dolanan bir efe olur.
sevdasını unutamaz, haber gönderir şerif ağa'ya kızını ister. fakat şerif ağa kızını vermek istemez, sırf atçalı'ya kızını vermemek için aydın'dan zengin bir damat bulur, atçalı ve adamları damadı dağa kaldırır, fidye isterler. artık atçalı başlı başına bir "güç odağı" olmuştur.
şerif ağa bu olay üzerine arpaz beyi osman'dan yardım ister. atçalı'yı öldürmek için eşkıya uzun efe ile anlaşırlar.
uzun efe, atçalı'nın peşine düşer, lakin yakalayamaz. bunun üzere uzun efe arpaz konağına giderek atçalı'nın gariban anasına işkence yapar. bunu öğrenen atçalı, arpaz konağını basar ve böylece tarihte "aydın ihtilali" olarak bilinen isyan başlamış olur...
bölgedeki tüm efeler, hatta manisa, kütahya, burdur ve denizli'deki bazı efeler dahi atçalı'ya katılırlar.
atçalı ve beraberindekiler aydın hapishanesini basarlar, buradaki arkadaşlarını kurtarırlar.
isyan iyice büyümüştür.
atçalı kel mehmet ve efeleri, derebeylerine karşı halkın koruyucusu olmuştur.
görsel
atçalı bu isyanını izmir'deki hükümet temsilcisine yazdığı şu mektupla resmileştirir;
"benim garazım fukarayı korumaktır, voyvodaların zulmünden memleketi kollamaktır..."
ve bundan sonra derebeylerinin bir hükmünün kalmadığını, derebeylerini ve onların avanesini gördüğü yerde tepeleyeceğine dair fermanlar yayınlar atçalı.
fermanlarını "vali-i vilayet, hademe-i devlet, Atçalı Kel Memet..." şeklinde imzalar.
görsel
tam 1 sene hatta daha fazla devam eden bu isyan sonrası osmanlı devleti, mısır valisinden destek isteyerek bu isyanı bastırmak için bölgeye kuvvet gönderir.
tarih 10 haziran 1830'u gösterdiğinde türk dağlarının bu en kıymetli efesi tepecik köyünde girdiği bir çatışmada şehit düşer...
kel mehmet efe, efeler destanının bir başlangıcıdır aslında.
aydın'ın, izmir'in, muğla'nın, denizli'nin, burdur'un, manisa'nın dağlarından yüzlerce namlı efe gelmiş, geçmiştir. lakin tüm bu efelerin piri olarak atçalı kel mehmet efe gösterilir.
atçalı'nın verdiği mücadele ezilen halk içindir, gariban içindir.
ve dahi kurtuluş savaşımızda kuvayi milliye'ye destek veren başta yörük ali efe olmak üzere tüm efelerimiz atçalı'nın izinden giden efelerdir...
atçalı'nın 1829'da aydın dağlarında yaktığı ateş, 10 yıl sonra tanzimat fermanı'nın ilan edilmesine sebep olmuş, osmanlı devletinde özgürlüklerin ilk adımı atılmıştır.
ha bu arada, atçalı mehmet efe'nin aşkı, sevdası vardı o ne oldu? diye merak edenler olacaktır.
atçalı isyan ateşini ilk yaktığından sonra ilk ve son aşkı fatma ile gösterişli bir düğün yapmış, başta fatma'nın babası şerif ağa olmak üzere bütün ağaları, beyleri kıskandırmıştır...
kel mehmet efe'nin hikayesi ingilizlerde, fransızlarda, amerikalılarda olsa ne filmler, ne diziler çekerler, o'nu nasıl yansıtırlardı yeni nesillere...
ama mehmet efe türk'tü, ne yazık ki onu çok az kişi tanıyor.
atçalı kel mehmet efe'nin aziz hatırası bugün atça kasabasındaki heykelinde yansıtılıyor. efe'nin hemen yaşında da can yoldaşı karabaşın heykeli mevcut;
görsel
ruhu şad olsun...
eh, yazıyı atçalı mehmet efe şiiri ile başlattık, o halde yazıyı atçalı mehmet efe için yakılan türkü ile bitirelim;
https://streamable.com/a5fclq
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar