bugün
- gocunun nerede olması13
- nickten isim tahmini yapmak69
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi6
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler11
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- hikayeyi devam ettir30
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- biber dolması olsa da yesek5
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yeşilçam filmi izlemek6
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- cioran neden intihar etmedi2
- aylık 100 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aziz nikola3
- uysaljakoben16
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sen true yu savundun2
- penisi en uzun yazar hangisi sorunsalı2
- hayattan zevk alamamak10
- finike2
- bal porsuğu3
- dizel araç devrinin bitmesi3
- cem küçük5
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- nick vermeden bir yazara seslen16
- yeni parti50
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- aylık 498 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- takip edilesi instagram sayfaları2
- kobra dürüm2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- sünnet olmak3
- arkadaşım uysaljakobeni kürsüye davet ediyorum3
- karga vs papağan3
- yılmaz özdil5
- habire12 adamdır37
hırsızlıktan başka bir şey değildir.
yunan medeniyeti "hırsızlık" üzerine kurulmuş, başka milletlerin, medeniyetlerin bulduklarını kendine mal etmekten öteye gidememiştir.
binlerce yıldır bu böyleydi.
hatta, geçtiğimiz yüzyılda da selanik'te bunun pek güzel bir örneği yaşanmıştı.
selanik...
burnumuzda tüten, zorla sökülerek atıldığımız kutsal vatan rumeli'nin kalbi olan güzel şehir...
sene 1924...mübadele sonrası...
Anadolu'dan Selanik'e mübadele ile gelen Rumlardan Efigenya hanım, 1924'de yerleştiği Selanik'teki evlerinde bir kutu ve eski yazıyla kağıtlar bulur.
Evin ilk sahibi burada bir şeyi açıklamaya çalışmaktadır. Şemalar, bahçe duvarları, boru şekilleri hatta ağaçları bile çizmiştir.
görsel
Gayet muntazam ve bir ressam elinden çıktığı izlenimi veren sokak görünümü çizimlerinde de işaretlediği kısımlarda okla zemini gösterip 2,5 m, 1,5 m gibi bilgileri de vermiş.
Aile bunun bir define olduğunu da düşünmüş ama detay fazla.
Hem neden bir tahta kutuyla meydanda olsun?
kutunun içerisindeki notlar 1927 yılına dek çevirisi yapılmadan kalır.
1927'de Selanik başkonsolosu Mehmet Hayri Bey'in kapısını bir kadın çalar.
Kutuda birbirine yapıştırılmış kağıtlar ve şema.
Kadın bunları okuyamamakta ama iyi Türkçesi ile elçimizden kibarca yardım istemektedir.
Başkonsolos bakar ve birkaç saat ayırır.
Kadın akşama doğru tekrardan gelir, beraber elçilikte bir kahve içerler. Elçimiz meseleyi anlamıştır. Bu bir su terazisi haritasıdır.
Hem de nadir bulunan bir durumdur çünkü su, evin altında depo edilmektedir.
Ayrıca uyarılar da vardır.
Evin ilk sahibi olan Türk, bahçenin planını çizip bahçeyi gösterdiği bu haritada çeşmenin de yerini tarif etmiştir.
Çeşmeye 40 metre mesafedeki bu ev, çeşmeye su sağlamaktadır.
Ev, çeşmeyi yaptıran vakfın sahibi aileye aittir.
Bu çeşmeyi de asırlarca korumuşlardır.
görsel
Tabanında çeşmenin su deposunu barındırmakta olan evdir. Ev tabanının altında çeşmenin ve diğer birkaç çeşmenin basıncını oluşturan su terazisi depo da bulunmaktadır.
Çeşmeyi yaptıran aile,bunu bir vakıf olarak muhafaza etmiş ve yanıbaşında yaşamışlardır. Şemada uyarılar vardır.
bu uyarılarda; Bahçenin gösterilen kısımlarında kazı yapılmaması, keser ve Külünk ile derine girip vurulmaması, buradan aşağıya giden toprak boruların zarar görebileceği belirtilmitirş.
Ayrıca bahçenin hiçbir yerine tuvalet yapılmaması, evde iki hamamcık olduğu ve kâfi geleceği da yazılmıştır.
lakin evin yeni sahibi olan Aile "belki define vardır" diye çoktan kazı yapmış ve boş, pişmiş topraktan borular bulmuştur.
hatta bunu yaparken evin altından ciddi şekilde su da boşalmıştır. Aynı gün de sokaktaki çeşme kurumuştur.
Tüm bu sistemi mahvettiğini düşünen kadın, elçimizin önünde ağlar.
Yazılanların en sonunda bir not daha vardır. En sonda, sayfanın kenar çerçeve çizgisi gibi tüm sayfayı dolaşan bir incecik yazıda şu yazar;
"Olur da harap edilmiş hale gelirse, kale bedenine doğru 4 ev arkada Mehmed Fevzi'nin evinin altından da bir hat gelmektedir.
pek tabi ki Bu hattan da istifade edilebilir. ancak bu sudan istifade edecek evlerin sayısı fazladır ve suyun arzında muşkilat yaşanabilir. Her durumda bir ab-rane ce(su mühendisi) tetkiki faydalı olacaktır.
malesef bu örnek tek örnek değildir. zira Selanik'te yukarı mahallede Su problemi Türkler gidince başlamıştır.
görsel
hikaye kaynak: yüksel hoş...
işte böyle...
daha suyun medeniyet olduğunun farkında olmayan, su şebeke sistemine sahip çıkamayıp, gelir gelmez hazıra konduğu yerde define arayan bir medeniyettir yunan medeniyeti dediğiniz şey...
#tarih
yunan medeniyeti "hırsızlık" üzerine kurulmuş, başka milletlerin, medeniyetlerin bulduklarını kendine mal etmekten öteye gidememiştir.
binlerce yıldır bu böyleydi.
hatta, geçtiğimiz yüzyılda da selanik'te bunun pek güzel bir örneği yaşanmıştı.
selanik...
burnumuzda tüten, zorla sökülerek atıldığımız kutsal vatan rumeli'nin kalbi olan güzel şehir...
sene 1924...mübadele sonrası...
Anadolu'dan Selanik'e mübadele ile gelen Rumlardan Efigenya hanım, 1924'de yerleştiği Selanik'teki evlerinde bir kutu ve eski yazıyla kağıtlar bulur.
Evin ilk sahibi burada bir şeyi açıklamaya çalışmaktadır. Şemalar, bahçe duvarları, boru şekilleri hatta ağaçları bile çizmiştir.
görsel
Gayet muntazam ve bir ressam elinden çıktığı izlenimi veren sokak görünümü çizimlerinde de işaretlediği kısımlarda okla zemini gösterip 2,5 m, 1,5 m gibi bilgileri de vermiş.
Aile bunun bir define olduğunu da düşünmüş ama detay fazla.
Hem neden bir tahta kutuyla meydanda olsun?
kutunun içerisindeki notlar 1927 yılına dek çevirisi yapılmadan kalır.
1927'de Selanik başkonsolosu Mehmet Hayri Bey'in kapısını bir kadın çalar.
Kutuda birbirine yapıştırılmış kağıtlar ve şema.
Kadın bunları okuyamamakta ama iyi Türkçesi ile elçimizden kibarca yardım istemektedir.
Başkonsolos bakar ve birkaç saat ayırır.
Kadın akşama doğru tekrardan gelir, beraber elçilikte bir kahve içerler. Elçimiz meseleyi anlamıştır. Bu bir su terazisi haritasıdır.
Hem de nadir bulunan bir durumdur çünkü su, evin altında depo edilmektedir.
Ayrıca uyarılar da vardır.
Evin ilk sahibi olan Türk, bahçenin planını çizip bahçeyi gösterdiği bu haritada çeşmenin de yerini tarif etmiştir.
Çeşmeye 40 metre mesafedeki bu ev, çeşmeye su sağlamaktadır.
Ev, çeşmeyi yaptıran vakfın sahibi aileye aittir.
Bu çeşmeyi de asırlarca korumuşlardır.
görsel
Tabanında çeşmenin su deposunu barındırmakta olan evdir. Ev tabanının altında çeşmenin ve diğer birkaç çeşmenin basıncını oluşturan su terazisi depo da bulunmaktadır.
Çeşmeyi yaptıran aile,bunu bir vakıf olarak muhafaza etmiş ve yanıbaşında yaşamışlardır. Şemada uyarılar vardır.
bu uyarılarda; Bahçenin gösterilen kısımlarında kazı yapılmaması, keser ve Külünk ile derine girip vurulmaması, buradan aşağıya giden toprak boruların zarar görebileceği belirtilmitirş.
Ayrıca bahçenin hiçbir yerine tuvalet yapılmaması, evde iki hamamcık olduğu ve kâfi geleceği da yazılmıştır.
lakin evin yeni sahibi olan Aile "belki define vardır" diye çoktan kazı yapmış ve boş, pişmiş topraktan borular bulmuştur.
hatta bunu yaparken evin altından ciddi şekilde su da boşalmıştır. Aynı gün de sokaktaki çeşme kurumuştur.
Tüm bu sistemi mahvettiğini düşünen kadın, elçimizin önünde ağlar.
Yazılanların en sonunda bir not daha vardır. En sonda, sayfanın kenar çerçeve çizgisi gibi tüm sayfayı dolaşan bir incecik yazıda şu yazar;
"Olur da harap edilmiş hale gelirse, kale bedenine doğru 4 ev arkada Mehmed Fevzi'nin evinin altından da bir hat gelmektedir.
pek tabi ki Bu hattan da istifade edilebilir. ancak bu sudan istifade edecek evlerin sayısı fazladır ve suyun arzında muşkilat yaşanabilir. Her durumda bir ab-rane ce(su mühendisi) tetkiki faydalı olacaktır.
malesef bu örnek tek örnek değildir. zira Selanik'te yukarı mahallede Su problemi Türkler gidince başlamıştır.
görsel
hikaye kaynak: yüksel hoş...
işte böyle...
daha suyun medeniyet olduğunun farkında olmayan, su şebeke sistemine sahip çıkamayıp, gelir gelmez hazıra konduğu yerde define arayan bir medeniyettir yunan medeniyeti dediğiniz şey...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar