bugün
- çağla idi19
- sarapci koala hatayi28
- arkadaşlar özür dilerim11
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- şiir yazan erkek7
- sevişmek istenen ünlüler6
- aynı anda iki kişiye aşık olmak8
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- politize olmuş sözlük erkeği5
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz8
- beybi leydi seksiliği6
- kadınları susturmanın en iyi yolu7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak5
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- karşı cinse sorulan sorular8
- gocu abi7
- fusya semsiyeli yabanci6
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- viski kola15
- orman meyveli içecek içen erkek7
- uludağ sözlüğe darbe4
- doblolu enişte2
- köfteci yusuf3
- şaka yapıyorum ama kızmıyorsun di mi2
- politize politize bakmak2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- aleyna tilki nin ayakları3
- hava soğudu ulan11
- aleyna tilki seksiliği3
- karabük üniversitesi nden mezun bir kızla evlenmek2
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum5
- zeynep kurubacak2
- sözlüğün çok vefasız olması4
- l koltuk3
- bu koyden olsam ne olacak6
- görükle kızları2
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- ailem güvende10
- sözlüğe çağırdığınız yazarlar5
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- gece makarnası2
- bu görsel uygunsuz içerik içerdiğinden eklenemedi2
- ılık su içen erkek10
- kaşif kozinoğlu5
- sözlük yazarlarının kekleri7
hırsızlıktan başka bir şey değildir.
yunan medeniyeti "hırsızlık" üzerine kurulmuş, başka milletlerin, medeniyetlerin bulduklarını kendine mal etmekten öteye gidememiştir.
binlerce yıldır bu böyleydi.
hatta, geçtiğimiz yüzyılda da selanik'te bunun pek güzel bir örneği yaşanmıştı.
selanik...
burnumuzda tüten, zorla sökülerek atıldığımız kutsal vatan rumeli'nin kalbi olan güzel şehir...
sene 1924...mübadele sonrası...
Anadolu'dan Selanik'e mübadele ile gelen Rumlardan Efigenya hanım, 1924'de yerleştiği Selanik'teki evlerinde bir kutu ve eski yazıyla kağıtlar bulur.
Evin ilk sahibi burada bir şeyi açıklamaya çalışmaktadır. Şemalar, bahçe duvarları, boru şekilleri hatta ağaçları bile çizmiştir.
görsel
Gayet muntazam ve bir ressam elinden çıktığı izlenimi veren sokak görünümü çizimlerinde de işaretlediği kısımlarda okla zemini gösterip 2,5 m, 1,5 m gibi bilgileri de vermiş.
Aile bunun bir define olduğunu da düşünmüş ama detay fazla.
Hem neden bir tahta kutuyla meydanda olsun?
kutunun içerisindeki notlar 1927 yılına dek çevirisi yapılmadan kalır.
1927'de Selanik başkonsolosu Mehmet Hayri Bey'in kapısını bir kadın çalar.
Kutuda birbirine yapıştırılmış kağıtlar ve şema.
Kadın bunları okuyamamakta ama iyi Türkçesi ile elçimizden kibarca yardım istemektedir.
Başkonsolos bakar ve birkaç saat ayırır.
Kadın akşama doğru tekrardan gelir, beraber elçilikte bir kahve içerler. Elçimiz meseleyi anlamıştır. Bu bir su terazisi haritasıdır.
Hem de nadir bulunan bir durumdur çünkü su, evin altında depo edilmektedir.
Ayrıca uyarılar da vardır.
Evin ilk sahibi olan Türk, bahçenin planını çizip bahçeyi gösterdiği bu haritada çeşmenin de yerini tarif etmiştir.
Çeşmeye 40 metre mesafedeki bu ev, çeşmeye su sağlamaktadır.
Ev, çeşmeyi yaptıran vakfın sahibi aileye aittir.
Bu çeşmeyi de asırlarca korumuşlardır.
görsel
Tabanında çeşmenin su deposunu barındırmakta olan evdir. Ev tabanının altında çeşmenin ve diğer birkaç çeşmenin basıncını oluşturan su terazisi depo da bulunmaktadır.
Çeşmeyi yaptıran aile,bunu bir vakıf olarak muhafaza etmiş ve yanıbaşında yaşamışlardır. Şemada uyarılar vardır.
bu uyarılarda; Bahçenin gösterilen kısımlarında kazı yapılmaması, keser ve Külünk ile derine girip vurulmaması, buradan aşağıya giden toprak boruların zarar görebileceği belirtilmitirş.
Ayrıca bahçenin hiçbir yerine tuvalet yapılmaması, evde iki hamamcık olduğu ve kâfi geleceği da yazılmıştır.
lakin evin yeni sahibi olan Aile "belki define vardır" diye çoktan kazı yapmış ve boş, pişmiş topraktan borular bulmuştur.
hatta bunu yaparken evin altından ciddi şekilde su da boşalmıştır. Aynı gün de sokaktaki çeşme kurumuştur.
Tüm bu sistemi mahvettiğini düşünen kadın, elçimizin önünde ağlar.
Yazılanların en sonunda bir not daha vardır. En sonda, sayfanın kenar çerçeve çizgisi gibi tüm sayfayı dolaşan bir incecik yazıda şu yazar;
"Olur da harap edilmiş hale gelirse, kale bedenine doğru 4 ev arkada Mehmed Fevzi'nin evinin altından da bir hat gelmektedir.
pek tabi ki Bu hattan da istifade edilebilir. ancak bu sudan istifade edecek evlerin sayısı fazladır ve suyun arzında muşkilat yaşanabilir. Her durumda bir ab-rane ce(su mühendisi) tetkiki faydalı olacaktır.
malesef bu örnek tek örnek değildir. zira Selanik'te yukarı mahallede Su problemi Türkler gidince başlamıştır.
görsel
hikaye kaynak: yüksel hoş...
işte böyle...
daha suyun medeniyet olduğunun farkında olmayan, su şebeke sistemine sahip çıkamayıp, gelir gelmez hazıra konduğu yerde define arayan bir medeniyettir yunan medeniyeti dediğiniz şey...
#tarih
yunan medeniyeti "hırsızlık" üzerine kurulmuş, başka milletlerin, medeniyetlerin bulduklarını kendine mal etmekten öteye gidememiştir.
binlerce yıldır bu böyleydi.
hatta, geçtiğimiz yüzyılda da selanik'te bunun pek güzel bir örneği yaşanmıştı.
selanik...
burnumuzda tüten, zorla sökülerek atıldığımız kutsal vatan rumeli'nin kalbi olan güzel şehir...
sene 1924...mübadele sonrası...
Anadolu'dan Selanik'e mübadele ile gelen Rumlardan Efigenya hanım, 1924'de yerleştiği Selanik'teki evlerinde bir kutu ve eski yazıyla kağıtlar bulur.
Evin ilk sahibi burada bir şeyi açıklamaya çalışmaktadır. Şemalar, bahçe duvarları, boru şekilleri hatta ağaçları bile çizmiştir.
görsel
Gayet muntazam ve bir ressam elinden çıktığı izlenimi veren sokak görünümü çizimlerinde de işaretlediği kısımlarda okla zemini gösterip 2,5 m, 1,5 m gibi bilgileri de vermiş.
Aile bunun bir define olduğunu da düşünmüş ama detay fazla.
Hem neden bir tahta kutuyla meydanda olsun?
kutunun içerisindeki notlar 1927 yılına dek çevirisi yapılmadan kalır.
1927'de Selanik başkonsolosu Mehmet Hayri Bey'in kapısını bir kadın çalar.
Kutuda birbirine yapıştırılmış kağıtlar ve şema.
Kadın bunları okuyamamakta ama iyi Türkçesi ile elçimizden kibarca yardım istemektedir.
Başkonsolos bakar ve birkaç saat ayırır.
Kadın akşama doğru tekrardan gelir, beraber elçilikte bir kahve içerler. Elçimiz meseleyi anlamıştır. Bu bir su terazisi haritasıdır.
Hem de nadir bulunan bir durumdur çünkü su, evin altında depo edilmektedir.
Ayrıca uyarılar da vardır.
Evin ilk sahibi olan Türk, bahçenin planını çizip bahçeyi gösterdiği bu haritada çeşmenin de yerini tarif etmiştir.
Çeşmeye 40 metre mesafedeki bu ev, çeşmeye su sağlamaktadır.
Ev, çeşmeyi yaptıran vakfın sahibi aileye aittir.
Bu çeşmeyi de asırlarca korumuşlardır.
görsel
Tabanında çeşmenin su deposunu barındırmakta olan evdir. Ev tabanının altında çeşmenin ve diğer birkaç çeşmenin basıncını oluşturan su terazisi depo da bulunmaktadır.
Çeşmeyi yaptıran aile,bunu bir vakıf olarak muhafaza etmiş ve yanıbaşında yaşamışlardır. Şemada uyarılar vardır.
bu uyarılarda; Bahçenin gösterilen kısımlarında kazı yapılmaması, keser ve Külünk ile derine girip vurulmaması, buradan aşağıya giden toprak boruların zarar görebileceği belirtilmitirş.
Ayrıca bahçenin hiçbir yerine tuvalet yapılmaması, evde iki hamamcık olduğu ve kâfi geleceği da yazılmıştır.
lakin evin yeni sahibi olan Aile "belki define vardır" diye çoktan kazı yapmış ve boş, pişmiş topraktan borular bulmuştur.
hatta bunu yaparken evin altından ciddi şekilde su da boşalmıştır. Aynı gün de sokaktaki çeşme kurumuştur.
Tüm bu sistemi mahvettiğini düşünen kadın, elçimizin önünde ağlar.
Yazılanların en sonunda bir not daha vardır. En sonda, sayfanın kenar çerçeve çizgisi gibi tüm sayfayı dolaşan bir incecik yazıda şu yazar;
"Olur da harap edilmiş hale gelirse, kale bedenine doğru 4 ev arkada Mehmed Fevzi'nin evinin altından da bir hat gelmektedir.
pek tabi ki Bu hattan da istifade edilebilir. ancak bu sudan istifade edecek evlerin sayısı fazladır ve suyun arzında muşkilat yaşanabilir. Her durumda bir ab-rane ce(su mühendisi) tetkiki faydalı olacaktır.
malesef bu örnek tek örnek değildir. zira Selanik'te yukarı mahallede Su problemi Türkler gidince başlamıştır.
görsel
hikaye kaynak: yüksel hoş...
işte böyle...
daha suyun medeniyet olduğunun farkında olmayan, su şebeke sistemine sahip çıkamayıp, gelir gelmez hazıra konduğu yerde define arayan bir medeniyettir yunan medeniyeti dediğiniz şey...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar