bugün
- recep tayyip erdoğan20
- fiziği güzel sözlük kızları42
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması23
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- memeleri kafam kadar kız22
- çanakkale savaşı4
- cabrio araba2
- yine uyanmış olmak2
- çiftlik bank4
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması4
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması2
- venüs ve mars'ın ıssız olması4
- metroda osuran adam2
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- turbocu abla2
- fatma betül sayan kaya57
- nervio6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- seviştikten sonra teşekkür etmekk4
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- devlet2
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- bir şeyler söyle2
- afyon civarı pasif var mı7
- aşk3
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- kemalizmin çöküşü2
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- eve escort çağırmak6
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- clemence baptista2
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- türkiye33
- baklavası olmayan erkek5
- romanya53
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- ayakları güzel sözlük kızları5
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
bozkırda avcılık insanların en önemli geçim kaynağıydı.
geyikler ise en kıymetli av olarak bilinirdi.
yazılı olmayan bir kuralsa yavru geyiklerin ve yavrulu ana geyiklerin avlanmamasıydı. bu kuralı çiğneyenler karşılarında kayberen'i bulurlardı...
kayberen; geyiklerin koruyucusu, "ulu ruh"tu...
görsel
efsaneye göre yaşlı bir çift hiç çocuk sahibi olamamış, çocuk sahibi olmak için tengri'ye yalvarmışlardı.
ulu tengri bu yalvarışları duydu ve yaşlı çifte 40 çocuk verdi.
fakat yaşlı çift bu çocuklara bakamadılar ve çocukları dağa bıraktılar.
tengri çocuklara kıyamadı, kayberen ana'yı gönderdi, kayberen çocukları doyurdu, büyüttü, baktı...
o 40 çocuğun her biri ulu ruh oldu, her biri bir kayberen oldu...
görsel
gel zaman git zaman, bozkırda yaşayanlar (kırgızlar) uzun zaman sonra dünya işlerine daldılar, ulu ruhu, töreyi unuttular...
oysa ki verdiği nimetlerle bozkıra hayat veren ulu ruh'tu...
görsel
günlerden birgün bir kırgız avcı günlerce sürdürdüğü avdan eli boş dönmek üzereyken yavrulu bir geyiğe rast geldi.
o kadar zaman harcayıp bir şey avlayamamış olmak onu iyice hırslandırmış, gözünü adeta kan bürümüştü.
yavrusu olan bir geyik olduğunu bildiği hâlde son okunu da ona fırlatmıştı. yavrulu geyik yaralanmış ama yere düşmemişti.
inatçı avcı peşinde düştü, ne yapıp edip onun canını alacaktı. avcıdan kaçan geyik nihayet bir mağara buldu ve korunmak için derinliklerine doğru ilerledi.
avcı karanlık mağarada usul adımlarla ilerledi ve mağaranın nihayetinde korkuyla kendisine bakan bir çift gözü fark etti.
avcı belindeki keskin hançeri çıkardı ve geyiğe doğru yaklaştı. o an gaipten bir ses işitti "ona ilişirsen kendi yavrunu öldürürsün" diyordu sesin sahibi.
avcı kırgız o an sanki bir kabustan uyanır gibi irkildi. "ben ne yapıyorum? yavrulu bir geyiği öldürecek kadar kendimi nasıl kaybettim? ömür boyu lanetlenmek mi istiyorum?" diye kendine kızdı ve hançeri yerine soktu.
oradan uzaklaşmak için arkasını döndü.
karşısında yaşlı bir kadın duruyordu. "al yavrum susamışsındır" diyerek ona bir tas kımız verdi.
kırgız teşekkür edip tası aldı ve kafasına dikti.
tası indirdiğinde tastaki kımızın tek damla eksilmemişçesine durduğunu fark etti. o an karşısındakinin kim olduğunu anlamıştı.
ulu ana kırgız avcıya "bundan sonra sen sen ol yavrulu geyiğe dokunma, yazıktır, vebali büyüktür. başına öyle işler gelir ki altından kalkamazsın. var dön yurduna şimdi, bağışladığın geyiğin mükafatını alacaksın." dedi.
adam yurduna döndü ve kayberen'in dediği gibi mükafatını fazlasıyla aldı.
hayvanları da ürünleri de iki katına çıktı.
birçok çocuğu oldu. onlar büyüdü, hepsi birer yurt edindi, bey oldu. bu bolluğun sebebini soranlara ise "merhamet" cevabını verdi.
başından geçeni anlattı "kim kayberen ana'nın elinden bir şey yer içerse bay olur, bayındır olur!" sözü dilden dile dolaştı. yavrulu geyikler de güven içinde yaşadılar...
görsel
#mitoloji
-------------------------------
------------------------------
ben bu yazıyı neden yazdım???
bizim öz kültürümüz, tarihimiz, inançlarımız doğaya saygı, doğa ile bütünleşmeye dayanır.
doğa ana türk milletine her zaman bonkör davranmış, pek çok zenginlik bahşetmiştir.
ama doğa ana'nın bir şartı vardır.
saygı bekler.
bizim kültürümüz, doğa ana ile inatlaşan, doğa'nın kanunlarını yok sayanların başına neler geldiğine dair mitlerle doludur.
işte yukarıda aktardığım kırgız avcı ve kayberen ana hikayesi de bunlardan biridir.
doğa anayı unuttuğun, yok saydığında ve o küçücük beynin ve yarım aklınla doğa'nın dengesini bozmaya kalkıştığında başına neler geleceğine dair ibretlik hikayelerimiz var.
tabi her şey türk kültüründen uzaklaşıp yabancı kültürlerin, özellikle ortadoğunun insanlık dışı kültürlerinin etkisi altında kalmakla ilgili.
bugün başımıza ne geliyorsa da bundandır işte.
kendi öz kültürümüzü unutup, doğaya saygı duymaz, onu yok etmeye kalkarsan bunun kötü sonuçları olacaktır.
sen doğanın sana bahşettiği nimetleri tek tek yok ediyorsun.
kaz dağlarını, kuzey ormanlarını, denizlerini, göllerini, akarsularını yok ettin.
tarım arazilerini kirletip, ekin vermez hale getirdin.
her sıkıştığında, her paraya ihtiyaç duyduğunda doğayı biraz daha katlettin.
şimdi ise doğa ananın öz evlatlarını para için av turizmi adı altında peşkeş çekmeye çalışıyorsun.
(bkz: türkiye de yaban hayatını bitirecek kanun teklifi)
şüphesiz ki doğa ana'nın gözü kulağı kayberen'lerin senden soracak hesapları olacak elbet...
geyikler ise en kıymetli av olarak bilinirdi.
yazılı olmayan bir kuralsa yavru geyiklerin ve yavrulu ana geyiklerin avlanmamasıydı. bu kuralı çiğneyenler karşılarında kayberen'i bulurlardı...
kayberen; geyiklerin koruyucusu, "ulu ruh"tu...
görsel
efsaneye göre yaşlı bir çift hiç çocuk sahibi olamamış, çocuk sahibi olmak için tengri'ye yalvarmışlardı.
ulu tengri bu yalvarışları duydu ve yaşlı çifte 40 çocuk verdi.
fakat yaşlı çift bu çocuklara bakamadılar ve çocukları dağa bıraktılar.
tengri çocuklara kıyamadı, kayberen ana'yı gönderdi, kayberen çocukları doyurdu, büyüttü, baktı...
o 40 çocuğun her biri ulu ruh oldu, her biri bir kayberen oldu...
görsel
gel zaman git zaman, bozkırda yaşayanlar (kırgızlar) uzun zaman sonra dünya işlerine daldılar, ulu ruhu, töreyi unuttular...
oysa ki verdiği nimetlerle bozkıra hayat veren ulu ruh'tu...
görsel
günlerden birgün bir kırgız avcı günlerce sürdürdüğü avdan eli boş dönmek üzereyken yavrulu bir geyiğe rast geldi.
o kadar zaman harcayıp bir şey avlayamamış olmak onu iyice hırslandırmış, gözünü adeta kan bürümüştü.
yavrusu olan bir geyik olduğunu bildiği hâlde son okunu da ona fırlatmıştı. yavrulu geyik yaralanmış ama yere düşmemişti.
inatçı avcı peşinde düştü, ne yapıp edip onun canını alacaktı. avcıdan kaçan geyik nihayet bir mağara buldu ve korunmak için derinliklerine doğru ilerledi.
avcı karanlık mağarada usul adımlarla ilerledi ve mağaranın nihayetinde korkuyla kendisine bakan bir çift gözü fark etti.
avcı belindeki keskin hançeri çıkardı ve geyiğe doğru yaklaştı. o an gaipten bir ses işitti "ona ilişirsen kendi yavrunu öldürürsün" diyordu sesin sahibi.
avcı kırgız o an sanki bir kabustan uyanır gibi irkildi. "ben ne yapıyorum? yavrulu bir geyiği öldürecek kadar kendimi nasıl kaybettim? ömür boyu lanetlenmek mi istiyorum?" diye kendine kızdı ve hançeri yerine soktu.
oradan uzaklaşmak için arkasını döndü.
karşısında yaşlı bir kadın duruyordu. "al yavrum susamışsındır" diyerek ona bir tas kımız verdi.
kırgız teşekkür edip tası aldı ve kafasına dikti.
tası indirdiğinde tastaki kımızın tek damla eksilmemişçesine durduğunu fark etti. o an karşısındakinin kim olduğunu anlamıştı.
ulu ana kırgız avcıya "bundan sonra sen sen ol yavrulu geyiğe dokunma, yazıktır, vebali büyüktür. başına öyle işler gelir ki altından kalkamazsın. var dön yurduna şimdi, bağışladığın geyiğin mükafatını alacaksın." dedi.
adam yurduna döndü ve kayberen'in dediği gibi mükafatını fazlasıyla aldı.
hayvanları da ürünleri de iki katına çıktı.
birçok çocuğu oldu. onlar büyüdü, hepsi birer yurt edindi, bey oldu. bu bolluğun sebebini soranlara ise "merhamet" cevabını verdi.
başından geçeni anlattı "kim kayberen ana'nın elinden bir şey yer içerse bay olur, bayındır olur!" sözü dilden dile dolaştı. yavrulu geyikler de güven içinde yaşadılar...
görsel
#mitoloji
-------------------------------
------------------------------
ben bu yazıyı neden yazdım???
bizim öz kültürümüz, tarihimiz, inançlarımız doğaya saygı, doğa ile bütünleşmeye dayanır.
doğa ana türk milletine her zaman bonkör davranmış, pek çok zenginlik bahşetmiştir.
ama doğa ana'nın bir şartı vardır.
saygı bekler.
bizim kültürümüz, doğa ana ile inatlaşan, doğa'nın kanunlarını yok sayanların başına neler geldiğine dair mitlerle doludur.
işte yukarıda aktardığım kırgız avcı ve kayberen ana hikayesi de bunlardan biridir.
doğa anayı unuttuğun, yok saydığında ve o küçücük beynin ve yarım aklınla doğa'nın dengesini bozmaya kalkıştığında başına neler geleceğine dair ibretlik hikayelerimiz var.
tabi her şey türk kültüründen uzaklaşıp yabancı kültürlerin, özellikle ortadoğunun insanlık dışı kültürlerinin etkisi altında kalmakla ilgili.
bugün başımıza ne geliyorsa da bundandır işte.
kendi öz kültürümüzü unutup, doğaya saygı duymaz, onu yok etmeye kalkarsan bunun kötü sonuçları olacaktır.
sen doğanın sana bahşettiği nimetleri tek tek yok ediyorsun.
kaz dağlarını, kuzey ormanlarını, denizlerini, göllerini, akarsularını yok ettin.
tarım arazilerini kirletip, ekin vermez hale getirdin.
her sıkıştığında, her paraya ihtiyaç duyduğunda doğayı biraz daha katlettin.
şimdi ise doğa ananın öz evlatlarını para için av turizmi adı altında peşkeş çekmeye çalışıyorsun.
(bkz: türkiye de yaban hayatını bitirecek kanun teklifi)
şüphesiz ki doğa ana'nın gözü kulağı kayberen'lerin senden soracak hesapları olacak elbet...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar