bugün
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek7
- migros'a sorulacak tek soru14
- velvet34
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- 2026 ekonomik krizi4
- bu saatte evde oturmak yerine işte olan insan4
- yalınayak başı kabak3
- now tv neden gelmedi5
- burcu özberk3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- victor osimhen15
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- tostumu yaptım5
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- iş mi bulamadın karton topla3
- şizoid bipolaryanist manik ataklı sohbetler2
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi4
- aleksey batrakov21
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi3
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- livakovic'in barcelona transferi5
- the mossad is watching you2
- twin peaks4
- gocu abi buraya yumruk havaya2
- koşer ürün alan müslüman2
- osuruktan şiirler58
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi4
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- devletin bireye müdahalesi2
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- abdullah öcalan13
- genelev3
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- bik bik kız kaçırdı9
- alparslan kuytul13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarhana çorbası7
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- yılmaz güney filmleri6
Dönerin tarihini yazmış bir Artvinli olarak yamacıma toplanın anlatıyorum beyler.
Dönere kanatlı etini ilk kez 1960’lı yılların sonuna doğru Almanya’daki gurbetçiler soktu. Çünkü o yıllarda Almanya’da kırmızı et halen çok pahalıydı ve Almanlar elini her cebine attığında akrep varmış gibi geri çekiyorlardı. Dönerin porsiyonunu satılabilecek derecede daha ucuza mal etmek için Türk ustalar dönere hindi eti ve niteliksiz etler karıştırdılar. Bugün dahi Alman gıda kodeksine göre Alman dönerinin türkiyedekinden daha dandik malzemelerden üretilmesine sebep olan şartlar bu yüzden gerçekleşti(Türkiye’de kırmızı etle kanatlı eti karıştıramazsınız adamın götünden kan çekerler, ancak Almanya’da serbesttir)
Dönere hindi etinin girmesi tavuk dönerin ortaya çıkışındaki evrim basamağında ara form özelliği taşır. Ancak Türkiye’de hindi eti sevilmediğinden süreç biraz gecikti. Ta ki 90’lı yıllarda deli dana hastalığına bağlı olarak et fiyatları anormal yükselince dönerciler hızla çeşitli alternatiflere yöneldiler. Her icat ihtiyaçtan doğar dostlarım. Ve böylece kıyma döner ortaya çıktı. Mevzuata göre dönerin büyükbaş veya küçükbaş etinden yapılması gerekiyordu ancak etin niteliği açıkça yazmıyordu. Böylece kıyma dönerin içine boynuz, tırnak ve deri hariç neredeyse herşey girdi, hele bir de üstüne salçalı sosla, tereyağ döküldü mü baya baya yenilir birşey oldu, ancak bu yıllarda uğur Dündar tarzı kameralı denetimlerin sıklaşması bu alandaki sahteciliği bir nebze olsun düzeltti. Zaten insanlar deli danadan ötürü kırmızı etten acayip tırsmıştı.
Ta ki Ankaralı dönerciler tavuk göğüs ve sarmadan(but ve inciğin fileto açılmış hali) tavuk döneri icat edene kadar. Türk halkı bu yeni döneri çok sevdi. Sonuçta ucuz ve lezzetliydi. Dönerciler de durumdan memnundu, sonuçta tavuk pişerken kırmızı et kadar fire vermiyordu, Ocakta kolay pişiyordu ve kar marjı daha yüksekti.
Fakat yine büyük bir problem vardı. Döner her türlü hileye müsait bir gastronomi alanıydı, 1 gün soğan suyu, tuz ve karabiber içinde bekletilen bozuk tavuk eti hele bir de e621 msg(monosodyumglutamat) katıldığı zaman bırak bayat olduğunu farketmek insanlar yemelere doyamıyordu, bir de işin içine deri, kıkırdak vb. Girdi ki sorma gitsin, tamam belki bunları maliyeti düşürmek için özellikle katıyor değillerdi belki olsa olsa dikkatli temizlemiyorlardı ancak son kullanma tarihi geçmiş bu parçalarda daha hızlı bakteri ürüyordu. Endüstriyel tavuğun zaten ne kadar sağlıksız olduğunu siktir edelim(ki o başka bir tartışma konusudur) özetleyecek olursak bırakın babanızın oğlunu siz kendiniz yapmadıkça tavuk döner yemenin tabiri caizse ölü kuş yemekten farkı yoktur!
Dönere kanatlı etini ilk kez 1960’lı yılların sonuna doğru Almanya’daki gurbetçiler soktu. Çünkü o yıllarda Almanya’da kırmızı et halen çok pahalıydı ve Almanlar elini her cebine attığında akrep varmış gibi geri çekiyorlardı. Dönerin porsiyonunu satılabilecek derecede daha ucuza mal etmek için Türk ustalar dönere hindi eti ve niteliksiz etler karıştırdılar. Bugün dahi Alman gıda kodeksine göre Alman dönerinin türkiyedekinden daha dandik malzemelerden üretilmesine sebep olan şartlar bu yüzden gerçekleşti(Türkiye’de kırmızı etle kanatlı eti karıştıramazsınız adamın götünden kan çekerler, ancak Almanya’da serbesttir)
Dönere hindi etinin girmesi tavuk dönerin ortaya çıkışındaki evrim basamağında ara form özelliği taşır. Ancak Türkiye’de hindi eti sevilmediğinden süreç biraz gecikti. Ta ki 90’lı yıllarda deli dana hastalığına bağlı olarak et fiyatları anormal yükselince dönerciler hızla çeşitli alternatiflere yöneldiler. Her icat ihtiyaçtan doğar dostlarım. Ve böylece kıyma döner ortaya çıktı. Mevzuata göre dönerin büyükbaş veya küçükbaş etinden yapılması gerekiyordu ancak etin niteliği açıkça yazmıyordu. Böylece kıyma dönerin içine boynuz, tırnak ve deri hariç neredeyse herşey girdi, hele bir de üstüne salçalı sosla, tereyağ döküldü mü baya baya yenilir birşey oldu, ancak bu yıllarda uğur Dündar tarzı kameralı denetimlerin sıklaşması bu alandaki sahteciliği bir nebze olsun düzeltti. Zaten insanlar deli danadan ötürü kırmızı etten acayip tırsmıştı.
Ta ki Ankaralı dönerciler tavuk göğüs ve sarmadan(but ve inciğin fileto açılmış hali) tavuk döneri icat edene kadar. Türk halkı bu yeni döneri çok sevdi. Sonuçta ucuz ve lezzetliydi. Dönerciler de durumdan memnundu, sonuçta tavuk pişerken kırmızı et kadar fire vermiyordu, Ocakta kolay pişiyordu ve kar marjı daha yüksekti.
Fakat yine büyük bir problem vardı. Döner her türlü hileye müsait bir gastronomi alanıydı, 1 gün soğan suyu, tuz ve karabiber içinde bekletilen bozuk tavuk eti hele bir de e621 msg(monosodyumglutamat) katıldığı zaman bırak bayat olduğunu farketmek insanlar yemelere doyamıyordu, bir de işin içine deri, kıkırdak vb. Girdi ki sorma gitsin, tamam belki bunları maliyeti düşürmek için özellikle katıyor değillerdi belki olsa olsa dikkatli temizlemiyorlardı ancak son kullanma tarihi geçmiş bu parçalarda daha hızlı bakteri ürüyordu. Endüstriyel tavuğun zaten ne kadar sağlıksız olduğunu siktir edelim(ki o başka bir tartışma konusudur) özetleyecek olursak bırakın babanızın oğlunu siz kendiniz yapmadıkça tavuk döner yemenin tabiri caizse ölü kuş yemekten farkı yoktur!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar