bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı28
- claudian clouds33
- sarapci koala hatayi33
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- okan buruk8
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- meriç dükalığı8
- gecenin şarkısı20
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız3
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- rafael leao2
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlük kızlarının kekleri24
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- islamda namaz yoktur30
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- okan çık hesap ver4
- habire124
- galatasaray10
- leroy sane2
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- fusya semsiyeli yabanci22
- kadir inanır'ın mirası4
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- rakı arasında çay içmek2
- insanları birbirine düşürmek4
- galatasaray rezil oldu2
- trabzonspor5
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- etli biber dolması5
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- kürdistan10
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- bana onu sormayin8
- habire12 istenmiyorsun algısı2
insanlar duyarlı olmaktan çok duyarlı olduklarının bilinmesini isterler. Duyarlı olmak üzerinde durduğun meseleyi anlamanı gerektirir. Şimdi sen şeker hastası birine "yazıktır o da yesin" diyerek pastalar çörekler ikram edersen bu iyilik değil kötülüktür, Bu düşüncenin abartılmış halinin psikolojide bir adı vardır: Yapay bozukluk. Klinik vakaların birinde bir anne çocuğuna ne kadar düşkün olduğunu göstermek için önce ona çamaşır suyu içiriyor, Sonra da hastane hastane dolaşıp "ben çocuğumu çok seviyorum" duyarı kasıyormuş. O kadar meşru bir güzelliğin ardına saklanmış ki dışarıdan bakan olayın gerçek yüzünün bu olacağına ihtimal vermez. Şeytan görse "yok yav o kadar da değil" der yani.
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar