bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri11
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- sözlük kızlarının kekleri24
- kürdistan9
- islamda namaz yoktur33
- günün sözü15
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- tanrı nazarında insan nedir3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- dantelli sütyen takan erkek12
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- sözlükten kız kaçırmak3
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- ağzı kokan insan2
- imalı laflardan anlamamak2
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- peynir helvası5
- kefir patlaması3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı3
- atatürk'ün en büyük türk milliyetçisi olması2
- ölümsüzlük var4
- hadisler2
- sözlükte ki gay başlıkları5
- yesene beni diyen kız9
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- dindarların çoğunun fakir olması7
- neme lazım diyen erkek6
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ölümden korkuyor musunuz17
- türk açılımı5
- pandela3
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- etli biber dolması3
- kıvırcık ali dinlerken varoluşsal sancılar çekmek2
- uludağ sözlük ün bugları3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
insanlar duyarlı olmaktan çok duyarlı olduklarının bilinmesini isterler. Duyarlı olmak üzerinde durduğun meseleyi anlamanı gerektirir. Şimdi sen şeker hastası birine "yazıktır o da yesin" diyerek pastalar çörekler ikram edersen bu iyilik değil kötülüktür, Bu düşüncenin abartılmış halinin psikolojide bir adı vardır: Yapay bozukluk. Klinik vakaların birinde bir anne çocuğuna ne kadar düşkün olduğunu göstermek için önce ona çamaşır suyu içiriyor, Sonra da hastane hastane dolaşıp "ben çocuğumu çok seviyorum" duyarı kasıyormuş. O kadar meşru bir güzelliğin ardına saklanmış ki dışarıdan bakan olayın gerçek yüzünün bu olacağına ihtimal vermez. Şeytan görse "yok yav o kadar da değil" der yani.
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar