bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- fenerbahçe 3 liverpool 14
- atatürk düşmanı değilim5
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı29
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- gastronomi4
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- sözlükteki kızların benim memem daha büyük kavgası2
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- cezaevine özenen gençler8
- aşermek2
- insan sevmemek3
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- sözlük klasikleri8
- ucanpembekoala5
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- aleksey batrakov27
- bencil olmak2
- dedeağaç2
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- anın görüntüsü33
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- kasım indirimleri2
- akepem yapmaz5
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- adolescence2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- kamala harris4
- doların 50 tl olması10
- sözlük kürdü55
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
insanlar duyarlı olmaktan çok duyarlı olduklarının bilinmesini isterler. Duyarlı olmak üzerinde durduğun meseleyi anlamanı gerektirir. Şimdi sen şeker hastası birine "yazıktır o da yesin" diyerek pastalar çörekler ikram edersen bu iyilik değil kötülüktür, Bu düşüncenin abartılmış halinin psikolojide bir adı vardır: Yapay bozukluk. Klinik vakaların birinde bir anne çocuğuna ne kadar düşkün olduğunu göstermek için önce ona çamaşır suyu içiriyor, Sonra da hastane hastane dolaşıp "ben çocuğumu çok seviyorum" duyarı kasıyormuş. O kadar meşru bir güzelliğin ardına saklanmış ki dışarıdan bakan olayın gerçek yüzünün bu olacağına ihtimal vermez. Şeytan görse "yok yav o kadar da değil" der yani.
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Sosyal medyada köy okuluna yardım kampanyaları çok revaçta ve bir gelenek haline geldi. Önce bir öğretmen bilmediği bir köye atanır, sonra oradaki çocuklara bakar ve der ki: bu çocuklar Dostoyevski okumalı, tiyatro seyretmeli, müze gezmeli vesaire vesaire. Sonra hemen köy okuluna yardım diye gönderi oluşturur ve durumun ne kadar hazin olduğundan bahsederek yardım ister, işin saçmalığı burada. Bu öğretmenin bilmediği bir şey var. Van'da kitaba ihtiyaç yoktur. 7. 8. sınıfa giden her çocuk eğer kitap okumak istiyorsa gerek kitabevlerini soyarak, gerekse gasp yaparak bir şekilde kitaba erişir. Tiyatro, müze vs. işi de tam anlamıyla bir "eurocentrism". Kısacası izmir'de fularıyla alsancak kafelerinde karı kız düşürmeye çalışan genç öğretmenimiz Van'daki öğrencilerin bundan mahrum kaldığını görünce bu duruma çok üzülmektedir. Gerek yok kardeşim gerek yok. Senin batılı değerlerinin köye getirilmesine gerek yok, Köylü çocuğu senin bilmem bilmem ney konulu seminerini takmaz. Eski köye yeni adet getirmeye gerek yok.
ilk cümlemde dediğim gibi insanlar duyarlı olmak istemez, Duyarlı görünmek ister. Dolayısıyla facebook'ta köy okuluna yardım gönderilerine hep yardım edecek insan bulunur. Kimse de şunu demez: biz köye Dostoyevski götürerek neyi amaçlıyoruz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar