bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri28
- claudian clouds33
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- okan buruk9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- tai lung8
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- meriç dükalığı8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sözlük kızlarının kekleri24
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- var ekranı2
- sevdiğiniz yazarlar8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- uğurcan çakır3
- moral olsun bik bik ime2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- fusya semsiyeli yabanci22
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- galatasaray10
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- kürdistan10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- habire124
- kadir inanır'ın mirası4
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- rafael leao2
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- etli biber dolması5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
Tanpınar "Ağrı" şiirini değerlendirirken "Ağrı için yazdığı büyük manzumede belki de asıl istediği şeye, geniş dil ve aydınlığa kavuştu" diyerek Dıranas' ın bu şiirde sanatının doruğuna ulaştığını teyit eder.
Dıranas vezin ve kafiyeye önem veren bir şairidir. Vezin ve kafiye şiiri doğuran iki ana unsurdur. Ağrı şiirinde kafiyelerin cümleye tesir ettikleri açık bir şekilde gözükür. Şair çok defa şiir cümlelerini kafiyeden hareketle kurar.
Ağrı şiiri baştan sona 12 heceli mısra yapısına sahiptir. Bu kalıp Türk şiir geleneğinde yoktur. Mısraların kendi içinde düzenli olarak aynı sayıda hecelere bölünmesi, yeknesak bir ritim doğurur. Cumhuriyet devrinde Cahit Sıtkı ve Tanpınar bu yeknesaklığı kırmak için sabit durakları kaldırmışlar, mısradan mısraya değişen duraklar kullanmışlardır. Dıranas 12'li heceyi kullanmakla Türk okuyucusunun alışkanlıklarını kıran yeni bir ritim oluşturmuştur.
Cahit Sıtkı gibi Dıranas da Nazım Hikmet tesiriyle serbest vezin veya vezinsiz, kafiyesiz şiir akımının hakim olmaya başladığı bir dönemde yazar.
Tercih ettiği birim, mısra veya beyit değil, cümledir. Dıranas' ın şiirlerinde cümle, servet-i fünuncularda olduğu gibi vezin ve kafiye ile savaşır ve çoğu defa onlara üstünlük sağlar. Türk şiir geleneğinde, şiiri nesir cümlesine yaklaştıran geniş cümle ve anjanbman (şiirde cümlelerin bir dize veya beyitte bitmeyip diğer dize, beyit veya bendlere kayması) yoktur. Fikret, bu cümle şeklini Fransız edebiyatından almıştır. Dıranas' ın da Fransız şairlerini örnek tutmuş olması muhtemeldir.
Ağrı şiirinde kelime ve ifade tekrarlarından doğan dil musikisinden çok hitabet edası hakimdir.
Dıranas, şiirinde kafiyeye bağlı olmakla beraber, yeknesak, basmakalıp kafiye kullanmamaya çalışır. Şiirlerinde kullandığı kelimeler içinde bulunan seslerle bir iç ahenk oluşturur.
Şiire mana bakımından bütün olarak Ağrı Dağı' nın yücelik ve ihtişamı ile şairin içinde duyduğu beşeri zaaf, şüphe, günah, boşluk duygusu arasındaki tezat hakimdir. Şiirde çok zengin bir çağrışımlar sistemi vardır.
Şiirin anafikirlerinden biri Ağrı Dağı' nın uyandırdığı yücelik ve "tanrısallık" tır. Daha ilk mısrada kullanılan "secdeye kapandım" kelimeleri, bu duyguyu dile getirir. Şemsettin Sami "secde" kelimesini şu şekilde açıklar:"namazda ve makam-ı tazim ve ubudiyette(kulluk) eğilip yüzünü yere sürme, yere kapanma". Ağrı şiirinde Dıranas bu manayı tabiata uyguluyor. Bu suretle, onda Tanrıya has bir özellik buluyor.
Şiirde hastalık kavramını ifade eden pek çok kelime ve imaj vardır. Ağrı şiiri bütünü ile bir kurtuluşun, içten dışa, insandan tabiata, sonsuzluğa ve Tanrı' ya, karanlıktan aydınlığa gidişin bir ifadesidir.
Dıranas' ın şiirinde tasvir ettiği "şüphe" daha ziyade felsefi bir mana taşır. O "iman" ın zıddıdır. Ağrı Dağı ile karşılaşan, onun telkin ettiği duygu ile sonsuza ve "tanrısala" ulaşan şair, kendisini hayat boyu rahatsız eden "şüphe" den kurtuluyor.
Dıranas' ın şiirinde, içi dışla ifade eden istiareler önemli yer tutar. Dıranas mısralarını kafiyelerine göre yaratır. Mısralarında önemli bir motif daha vardır: insanlık. Birinci parçada kendi içi ile dışı karşılaştıran şair, ikinci parçada çevreye geçer. Üçüncü parçada artık, şahsi ben unutulmuş, onun yerini "biz" veya "insanlık" almıştır. Şiirin dördüncü kısmında şair yeniden tabiata, hayata ve sevgiye döner. Üçüncü kısım ölüm ile biterken dördüncü kısım neşe, hareket ve güzellikle başlar. Şiirin dördüncü kısmında "çağrışımlar ağı" kelime, mısra ve cümle örgüsü daha karmaşıktır.
Dıranas' ın şiirlerinde dikkati çeken özelliklerden biri, gerek kısımdan kısıma geçerken, gerek her kısmın kendi içinde ani dönüşlerdir. Bunlar şiire bir hareketlilik ve zenginlik kazandırır.
Dıranas vezin ve kafiyeye önem veren bir şairidir. Vezin ve kafiye şiiri doğuran iki ana unsurdur. Ağrı şiirinde kafiyelerin cümleye tesir ettikleri açık bir şekilde gözükür. Şair çok defa şiir cümlelerini kafiyeden hareketle kurar.
Ağrı şiiri baştan sona 12 heceli mısra yapısına sahiptir. Bu kalıp Türk şiir geleneğinde yoktur. Mısraların kendi içinde düzenli olarak aynı sayıda hecelere bölünmesi, yeknesak bir ritim doğurur. Cumhuriyet devrinde Cahit Sıtkı ve Tanpınar bu yeknesaklığı kırmak için sabit durakları kaldırmışlar, mısradan mısraya değişen duraklar kullanmışlardır. Dıranas 12'li heceyi kullanmakla Türk okuyucusunun alışkanlıklarını kıran yeni bir ritim oluşturmuştur.
Cahit Sıtkı gibi Dıranas da Nazım Hikmet tesiriyle serbest vezin veya vezinsiz, kafiyesiz şiir akımının hakim olmaya başladığı bir dönemde yazar.
Tercih ettiği birim, mısra veya beyit değil, cümledir. Dıranas' ın şiirlerinde cümle, servet-i fünuncularda olduğu gibi vezin ve kafiye ile savaşır ve çoğu defa onlara üstünlük sağlar. Türk şiir geleneğinde, şiiri nesir cümlesine yaklaştıran geniş cümle ve anjanbman (şiirde cümlelerin bir dize veya beyitte bitmeyip diğer dize, beyit veya bendlere kayması) yoktur. Fikret, bu cümle şeklini Fransız edebiyatından almıştır. Dıranas' ın da Fransız şairlerini örnek tutmuş olması muhtemeldir.
Ağrı şiirinde kelime ve ifade tekrarlarından doğan dil musikisinden çok hitabet edası hakimdir.
Dıranas, şiirinde kafiyeye bağlı olmakla beraber, yeknesak, basmakalıp kafiye kullanmamaya çalışır. Şiirlerinde kullandığı kelimeler içinde bulunan seslerle bir iç ahenk oluşturur.
Şiire mana bakımından bütün olarak Ağrı Dağı' nın yücelik ve ihtişamı ile şairin içinde duyduğu beşeri zaaf, şüphe, günah, boşluk duygusu arasındaki tezat hakimdir. Şiirde çok zengin bir çağrışımlar sistemi vardır.
Şiirin anafikirlerinden biri Ağrı Dağı' nın uyandırdığı yücelik ve "tanrısallık" tır. Daha ilk mısrada kullanılan "secdeye kapandım" kelimeleri, bu duyguyu dile getirir. Şemsettin Sami "secde" kelimesini şu şekilde açıklar:"namazda ve makam-ı tazim ve ubudiyette(kulluk) eğilip yüzünü yere sürme, yere kapanma". Ağrı şiirinde Dıranas bu manayı tabiata uyguluyor. Bu suretle, onda Tanrıya has bir özellik buluyor.
Şiirde hastalık kavramını ifade eden pek çok kelime ve imaj vardır. Ağrı şiiri bütünü ile bir kurtuluşun, içten dışa, insandan tabiata, sonsuzluğa ve Tanrı' ya, karanlıktan aydınlığa gidişin bir ifadesidir.
Dıranas' ın şiirinde tasvir ettiği "şüphe" daha ziyade felsefi bir mana taşır. O "iman" ın zıddıdır. Ağrı Dağı ile karşılaşan, onun telkin ettiği duygu ile sonsuza ve "tanrısala" ulaşan şair, kendisini hayat boyu rahatsız eden "şüphe" den kurtuluyor.
Dıranas' ın şiirinde, içi dışla ifade eden istiareler önemli yer tutar. Dıranas mısralarını kafiyelerine göre yaratır. Mısralarında önemli bir motif daha vardır: insanlık. Birinci parçada kendi içi ile dışı karşılaştıran şair, ikinci parçada çevreye geçer. Üçüncü parçada artık, şahsi ben unutulmuş, onun yerini "biz" veya "insanlık" almıştır. Şiirin dördüncü kısmında şair yeniden tabiata, hayata ve sevgiye döner. Üçüncü kısım ölüm ile biterken dördüncü kısım neşe, hareket ve güzellikle başlar. Şiirin dördüncü kısmında "çağrışımlar ağı" kelime, mısra ve cümle örgüsü daha karmaşıktır.
Dıranas' ın şiirlerinde dikkati çeken özelliklerden biri, gerek kısımdan kısıma geçerken, gerek her kısmın kendi içinde ani dönüşlerdir. Bunlar şiire bir hareketlilik ve zenginlik kazandırır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar