bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek26
- sinemada yiyişen sevgililer7
- nervio abla13
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- ayak sevecek kadar abaza olmak8
- instagram da artan erotizm sebebi6
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı7
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- kuru amlı9
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- ümit kocasakal20
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- nervio tarzı entry girmek24
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı4
- ayağa boşmalmak9
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- uyuyan çocuğu uyandırmak2
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- başlayabilmek3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- at suratlı kadın4
- sokum2
- kamos4
- çetik örebilen sözlük kızı3
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- mersin7
- çiftleşen yazarlar bana mesaj atsın3
- kate nash2
- güney kore34
- hobbit ayaklı kız sevgili2
- medeniyeti yabancı dil sanmak2
- kızıl kmerler4
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- baş ayakçı4
- yazarların sözlükten kaçması5
- iyi ingilizce konuşamayan yazar sözlükten atılmalı2
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- öksürmekten uyuyamamak5
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- fabrikator saim bey3
- vazallı sözlük yazarları2
- yunanistan5
- 21 ekim 2026 sporting lizbon lask linz maçı2
- avlusu olan ev2
- from gold from dust35
Depresyon denilen şey grip gibi kısa süren bir şey değil. Yıllarca çürüyen bir duvarın yavaşça üzerinize devrilmesi gibi metaforlayabiliriz bunu. Ama o enkazın altından çıkması devrilmesinden daha uzun süren bir şey. Önce o ağırlığın altında da yaşayabileceğimizi düşünürüz, sonra baskı artar nefes alışımız zorlaşır. Yok bu böyle olmaz deriz. Tabi hepimiz tipik birer Ortadoğulu olduğumuzdan bizi içinde bulunduğumuz durumdan kurtaracak bir mucize yada bir kurtarıcı bekleriz. Bir el alsın elimi, bir bilge ki ben yapsın beni deriz. Tabi, beyhudedir tüm bunlar ne o muzice gerçekleşir ne de o beklenen bilge tutar elimizi. Kendimiz çıkarız yine o enkazın altından. Yavaş yavaş, önce molozları atarız üstümüzden, sonra tozları çırparız. Ayağa kalkarız dönüp arkaya bakar düşünürüz ben burada ne kadar yattım. Neden bu kadar uzun sürdü kalkmam deriz. Bir daha böyle bir duruma kendimi sokmayacağım diye söz veririz kendimize. Ayrıca, dibin de dibi vardır. Kimine göre enkaz olan diğerine göre bir kurtuluş, bir idealdir. Basit bir şükür anlayışı ile karıştırılabilir kavram tabi bu ama öyle değil. Herkes kendi gücünün yetmediği yerde düşer. Neyse çok uzattım güzel başlayıp kötü bitirmek gibi bir huyum olduğundan, özetle herkesin bir popisi vardır diyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar