bugün
- öldüreni öldürmek11
- sözlükteki tramessi yazarlar7
- la loba8
- asansörde selam verme zorunluluğu5
- abi lavabo var mı5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi11
- demokles'in kılıcı abi ya7
- hesabını gizleyen erkek yazar19
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız6
- mahallede rönesans başlaması5
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- israil seçimleri4
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması7
- x hanım kasa lütfen3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- neden uyandınız6
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- güzel ayaklılar eklesin2
- menemen yiyen erkek6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- skechers giyen kız2
- hoşgelmiş inşallah kazdır2
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- çay demlemekle övünen kız2
- kot kafalı2
- kalıcı yaz saati uygulaması2
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim2
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- dm kuşu yazarlar3
- topuklu ayakkabı2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- durduk yere armadilloya dönüşmek2
- kendi cenazende kavga çıkarmak2
- ingiliz lord unvanı3
- karınca yuvasının yanına çay şekeri dökmek2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- akplisin yani27
Enteresan bir hikayesi var bu meselenin.
--spoiler--
izlandalılar TÜRKLERi NEDEN SEVMEZ?
16 temmuz, Türkiye’de birkaç kişinin ancak bildiği/duyduğu, izlanda’nın Osmanlı denizcileri tarafından yağmalanma hadisesinin tarihi.
iskandinav dilinde “Tyrkjaránið” olarak bilinen hadisenin ingilizce karşılığı “Turkish raids”, Türkçesi ise “Türk istilası”.
Kendi kaynaklarımızda “izlanda seferi” olarak geçen hadisenin hikayesi şu şekilde;
16. Yüzyıldan itibaren Akdeniz'de Osmanlı/Türk sancağı çekerek yağma eylemlerine katılan çok sayıda korsan gemisi bulunmaktadır.
Bu gemiler Osmanlı sancağı çekmelerine rağmen köken olarak Türklerden değil, çoğunlukla Kuzey Afrikalı denizci kabile mensuplarından oluşmaktadır. Korsanlar, yağma yaparken kendileri için bir güvence teşkil ettiği için Osmanlı sancağı çekerken, Osmanlı idaresi de kendi nam ve hesabına yağma yapan korsanlardan yüklü miktarda vergi almaktadır. Zamanla bir Türk gölü haline gelen Akdeniz'de neredeyse yağmalanmayan gemi ve liman kenti bırakmayan Kuzey Afrika asıllı korsanlar, bir süre sonra Akdeniz'e sığmaz hale gelirler.
Bunun neticesinde de Cebelitarık Boğazı'ndan geçerek Atlantik Okyanusu'na açılmaya ve Avrupa'nın okyanus kıyısındaki el değmemiş sahil kentlerine göz dikmeye başlarlar.
Hollanda sahillerinin topa tutulduğu sırada Jan Janszoon isimli Hollandalı bir korsan, Osmanlı’nın denizlerdeki heybetinden etkilenerek Osmanlı gemilerinde Türklerle ve Kuzey Afrikalılarla birlikte çalışmak istediğini bildirir.
Osmanlı sancağı altında kılıç sallamak için Müslüman olmak gerektiği bilgisi kendisine verildikten sonra anında islam dinine geçen Jan Janszoon, "Küçük Murat Reis" ismini alarak Osmanlı donanmasında rütbeli bir denizci oluverir.
Yıllar önce Hollanda ile ispanya arasında yapılan 8 yıl savaşlarında ispanyollara kan kusturan bu kişi, Hollanda'nın savaşı kaybetmesinin ardından karada yaşamaya ve kendisini atıl hissetmeye başlar.
Boy göstereceği bir donanmayı sonunda bulan Hollanda asıllı korsan, kısa bir süre sonra kendisine tahsis edilen kadırga ve toplarla yağmalayacağı yeni liman ve gemiler aramaya koyulur.
1620'li yılllarda küçük Murat Reis komutasındaki dev kadırgalar iskandinav ülkeleri üzerine bir sefer başlatır. Danimarka ve isveç'in liman kentlerine yaklaşmaya çalışan Murat Reis, kökeni Vikinglere dayanan ve savaşçı denizcilerden oluşan iskandinavlardan sıkı bir mukavemet görür.
Kuzey denizlerinde geçen ve yıllar süren seferler sonucu tek bir liman kenti ya da gayrimüslim gemisi yağmalanamaz; bu yüzden hem reiste, hem de tayfada büyük huzursuzluk baş gösterir. Murat Reis'in içinde uzun süre bekleyen ve patlamak için fırsat kollayan bu enerji sonunda kendini savunma gücü bulunmayan, sadece balıkçılıkla geçinen, küçük bir ülke bulur. Bu ülke izlanda’dır.
Diğer iskandinav kabilelerden farklı olarak buzuldan oluşan bir adada yaşayan izlandalılar, binlerce yıllık tarihlerinde o döneme kadar kimseyle savaşmamışlardır. Çünkü adına Iceland(buz adası) denilen bu toprak parçası için kendilerine meydan okuyan kimse çıkmamıştır.
Bu yüzden savaşçı yetenekleri gelişmeyen ve sadece balıkçılıkla hayatlarını idame ettiren bir ada ülkesinin Murat Reis'in güçlü kadırgalarına karşı koyması hiçbir şekilde mümkün olmamıştır.
izlanda'nın güney ve batı kıyılarını istila eden Murat Reis komutasındaki korsanlarımız ilki 1627 yılında gerçekleşen izlanda yağmasında ada halkının tüm değerli eşyalarına ganimet olarak el koyarlar.
Ayrıca Murat Reis, genç ve sağlıklı olan erkekler ile kadınlardan oluşan yaklaşık 800 ila 1000 kişiyi yanına alarak adadan ayrılır. Sarışın, renkli gözlü, uzun boylu ve iri kemikli kızlar kadın pazarlarında, güçlü ve iri yapılı erkekler ise köle pazarlarında çok büyük talep görür.
Bu yüzden yakın bir tarihte izlanda'ya ikinci bir sefer düzenlenir. Bu kez daha fazla insan taşıyabilmek için daha büyük kadırgalarla yola çıkan Murat Reis, ikinci izlanda seferinde 2000 genç kadın ve erkeği yanına alarak önce Cezayir'e, ardından da istanbul'a doğru yola koyulur.
O dönem nüfusu 60.000 civarında olan izlanda, sadece iki seferde genç ve üretken nüfusunun büyük bölümünü, değer ifade eden milli servetinin de tamamını kaybeder. Bunun üzerine savaş eğitimi alan genç izlandalılar önce silah kullanmayı, ardından da kendilerini savunmayı öğrenirler
izlanda tarihi, "Tyrkjaránið" olarak bilinen ve büyük bir yıkımı ifade eden Türk seferleri sonucu adeta yeniden yazılır. 17. Yüzyılın ortalarında çıkarılan bir yasayla ülkede Türk öldürmek meşru bir eylem olarak kabul edilir ve Türk öldürenlere hiçbir ceza verilmeyeceği duyurulur.
Bu yasa yaklaşık 350 yıl boyunca yürürlükte kaldıktan sonra, 1990’larda başkent Reykjavik'te Türk milli hentbol takımı ile izlanda arasında oynanacak Dünya Kupası eleme maçı öncesi fark edilerek apar topar ilga edilir.
izlandalılar için milli bir yas vesilesi olan ve her yıl 16 temmuz günü anılmaya devam edilen bu hadise için yüzyıllar önce bir de halk şarkısı (Tyrkjaránid ) bestelenmiştir.
https://kocaeliekspres.ne...altislem=detay&id=351
--spoiler--
görsel
Edit: hellenicperson arkadaşımıza değerli katkılarından dolayı teşekkür ederim.
https://www.wikizeroo.org...3JUMzJUJDa19NdXJhdF9SZWlz
--spoiler--
izlandalılar TÜRKLERi NEDEN SEVMEZ?
16 temmuz, Türkiye’de birkaç kişinin ancak bildiği/duyduğu, izlanda’nın Osmanlı denizcileri tarafından yağmalanma hadisesinin tarihi.
iskandinav dilinde “Tyrkjaránið” olarak bilinen hadisenin ingilizce karşılığı “Turkish raids”, Türkçesi ise “Türk istilası”.
Kendi kaynaklarımızda “izlanda seferi” olarak geçen hadisenin hikayesi şu şekilde;
16. Yüzyıldan itibaren Akdeniz'de Osmanlı/Türk sancağı çekerek yağma eylemlerine katılan çok sayıda korsan gemisi bulunmaktadır.
Bu gemiler Osmanlı sancağı çekmelerine rağmen köken olarak Türklerden değil, çoğunlukla Kuzey Afrikalı denizci kabile mensuplarından oluşmaktadır. Korsanlar, yağma yaparken kendileri için bir güvence teşkil ettiği için Osmanlı sancağı çekerken, Osmanlı idaresi de kendi nam ve hesabına yağma yapan korsanlardan yüklü miktarda vergi almaktadır. Zamanla bir Türk gölü haline gelen Akdeniz'de neredeyse yağmalanmayan gemi ve liman kenti bırakmayan Kuzey Afrika asıllı korsanlar, bir süre sonra Akdeniz'e sığmaz hale gelirler.
Bunun neticesinde de Cebelitarık Boğazı'ndan geçerek Atlantik Okyanusu'na açılmaya ve Avrupa'nın okyanus kıyısındaki el değmemiş sahil kentlerine göz dikmeye başlarlar.
Hollanda sahillerinin topa tutulduğu sırada Jan Janszoon isimli Hollandalı bir korsan, Osmanlı’nın denizlerdeki heybetinden etkilenerek Osmanlı gemilerinde Türklerle ve Kuzey Afrikalılarla birlikte çalışmak istediğini bildirir.
Osmanlı sancağı altında kılıç sallamak için Müslüman olmak gerektiği bilgisi kendisine verildikten sonra anında islam dinine geçen Jan Janszoon, "Küçük Murat Reis" ismini alarak Osmanlı donanmasında rütbeli bir denizci oluverir.
Yıllar önce Hollanda ile ispanya arasında yapılan 8 yıl savaşlarında ispanyollara kan kusturan bu kişi, Hollanda'nın savaşı kaybetmesinin ardından karada yaşamaya ve kendisini atıl hissetmeye başlar.
Boy göstereceği bir donanmayı sonunda bulan Hollanda asıllı korsan, kısa bir süre sonra kendisine tahsis edilen kadırga ve toplarla yağmalayacağı yeni liman ve gemiler aramaya koyulur.
1620'li yılllarda küçük Murat Reis komutasındaki dev kadırgalar iskandinav ülkeleri üzerine bir sefer başlatır. Danimarka ve isveç'in liman kentlerine yaklaşmaya çalışan Murat Reis, kökeni Vikinglere dayanan ve savaşçı denizcilerden oluşan iskandinavlardan sıkı bir mukavemet görür.
Kuzey denizlerinde geçen ve yıllar süren seferler sonucu tek bir liman kenti ya da gayrimüslim gemisi yağmalanamaz; bu yüzden hem reiste, hem de tayfada büyük huzursuzluk baş gösterir. Murat Reis'in içinde uzun süre bekleyen ve patlamak için fırsat kollayan bu enerji sonunda kendini savunma gücü bulunmayan, sadece balıkçılıkla geçinen, küçük bir ülke bulur. Bu ülke izlanda’dır.
Diğer iskandinav kabilelerden farklı olarak buzuldan oluşan bir adada yaşayan izlandalılar, binlerce yıllık tarihlerinde o döneme kadar kimseyle savaşmamışlardır. Çünkü adına Iceland(buz adası) denilen bu toprak parçası için kendilerine meydan okuyan kimse çıkmamıştır.
Bu yüzden savaşçı yetenekleri gelişmeyen ve sadece balıkçılıkla hayatlarını idame ettiren bir ada ülkesinin Murat Reis'in güçlü kadırgalarına karşı koyması hiçbir şekilde mümkün olmamıştır.
izlanda'nın güney ve batı kıyılarını istila eden Murat Reis komutasındaki korsanlarımız ilki 1627 yılında gerçekleşen izlanda yağmasında ada halkının tüm değerli eşyalarına ganimet olarak el koyarlar.
Ayrıca Murat Reis, genç ve sağlıklı olan erkekler ile kadınlardan oluşan yaklaşık 800 ila 1000 kişiyi yanına alarak adadan ayrılır. Sarışın, renkli gözlü, uzun boylu ve iri kemikli kızlar kadın pazarlarında, güçlü ve iri yapılı erkekler ise köle pazarlarında çok büyük talep görür.
Bu yüzden yakın bir tarihte izlanda'ya ikinci bir sefer düzenlenir. Bu kez daha fazla insan taşıyabilmek için daha büyük kadırgalarla yola çıkan Murat Reis, ikinci izlanda seferinde 2000 genç kadın ve erkeği yanına alarak önce Cezayir'e, ardından da istanbul'a doğru yola koyulur.
O dönem nüfusu 60.000 civarında olan izlanda, sadece iki seferde genç ve üretken nüfusunun büyük bölümünü, değer ifade eden milli servetinin de tamamını kaybeder. Bunun üzerine savaş eğitimi alan genç izlandalılar önce silah kullanmayı, ardından da kendilerini savunmayı öğrenirler
izlanda tarihi, "Tyrkjaránið" olarak bilinen ve büyük bir yıkımı ifade eden Türk seferleri sonucu adeta yeniden yazılır. 17. Yüzyılın ortalarında çıkarılan bir yasayla ülkede Türk öldürmek meşru bir eylem olarak kabul edilir ve Türk öldürenlere hiçbir ceza verilmeyeceği duyurulur.
Bu yasa yaklaşık 350 yıl boyunca yürürlükte kaldıktan sonra, 1990’larda başkent Reykjavik'te Türk milli hentbol takımı ile izlanda arasında oynanacak Dünya Kupası eleme maçı öncesi fark edilerek apar topar ilga edilir.
izlandalılar için milli bir yas vesilesi olan ve her yıl 16 temmuz günü anılmaya devam edilen bu hadise için yüzyıllar önce bir de halk şarkısı (Tyrkjaránid ) bestelenmiştir.
https://kocaeliekspres.ne...altislem=detay&id=351
--spoiler--
görsel
Edit: hellenicperson arkadaşımıza değerli katkılarından dolayı teşekkür ederim.
https://www.wikizeroo.org...3JUMzJUJDa19NdXJhdF9SZWlz
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar