bugün
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- karaburun4
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- allah varsa beni milli yapsın5
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- sözlüğün kanayan yarası2
- nick içeren başlıklar direk engellensin2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- nickli başlık sözlüğe ihanettir2
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- gocu'nun heykeli4
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- narlıdere2
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- true namussuzdur2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- true'nun maaşı2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- balık ekmek2
- maruf güneş4
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- türklerin ileri olduğu konular21
- türklerin başarıları2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünya fenerbahçeliler günü3
Can Yücel'in Başka türlü bir şey şiirini anımsatan belgesel.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar