bugün
- nervionun mavi gözleri8
- sözlük yazarlarının köpekleri9
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması9
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı6
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı7
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi4
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- etek tıraşı2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri2
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak2
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- mesihin inişi4
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- üst yaşam pilici memesi2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- fransa11
- hayrına karpuz dağıtmak4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- danyal peygamber in mezarından yayılan güzel koku2
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- cep telefonu22
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- nokia20
- doğu türkistan4
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- usualsuspects'in ayağı6
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- hacker saldırısı gazileri8
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- eskişehir de motosikletliye 258 bin lira ceza2
- misafir gelince odaya kacmak4
Can Yücel'in Başka türlü bir şey şiirini anımsatan belgesel.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar