bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri18
- insan olmaya ceyrek kala15
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek37
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması5
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- dindarların çoğunun fakir olması15
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması4
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz22
- vatanseverliği askerlik yapmaya indirgemek3
- meyveli soda içen erkek2
- yandaş basını okumak7
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- mavi3
- herkes işiyle ilgili bir bilgi versin3
- sude sendromu10
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- ismet gürbüz6
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez5
- truenun 2157 gündür cevap aradığı soru2
- kız kıza sevişmek4
- 2027 hedefleri2
- yagmurcu6
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- devlet aklı2
- kadıköy de kara gece3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- benicio del toro2
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- silver ile evlenecek erkek52
- kürt kızlarının güzel olması5
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- rams parkta kara gece2
- maun2
- en sevdiğiniz ayı3
- kızları en güzel olan şehir13
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
Can Yücel'in Başka türlü bir şey şiirini anımsatan belgesel.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
başka bir dünya isteyenlere, yaygın şekilde ulaşabilen alternatif fikirlerin sunulduğu belgesel. isterim 2150 yılında balık çağı bitmeden yıkılsın bu ''düzen''. bu dünya, bir altmış veya bir doksan boyunda insanların, tek başına 7 kişilik arazi aracıyla bakkala ekmek almaya götüren egolarına dar geliyor. ya başka gezegenlere gidecekler, ya da akıllı olacaklar*. bu arada 6 milyar yeni ego yolda ve 2050'de 12 milyar oluyoruz.
stephen hawking'in zamanın kısa tarihi kitabında bir arkadaşından aldığı tavsiye vardı: ''kitaba koyduğun her formül, satışları yarıya düşürür'' diye. bu yüzden sadece e=mc2 ile anlatmıştı derdini. ben de formül gördükça kaçanlardanım. anlamam ekonominin teknik detaylarından. yok 100 dolar şu kadar olmuş bik bik. o ekabirlerin işi. sonuca bakarım, ki dünya bugün* böyle bir yer:
görsel (bkz: kevin carter)
doğduğunuz yere göre değişen standartlarımıza bağlı olarak ya bu düzenden yanayız, ya da karşısında. imreniyorum şu ıspartacusgillere. adamların köle olduklarını hatırlamaları için ayaklarındaki prangaya bakmaları veya sırtlarına kırbaç yemeleri yeterliydi. bizim jetonun düşmesi için fight club gibi filmlerde ikea kataloglarıyla sopa yememiz gerekiyor. sonra da birbirimizi dövmemiz!
gerçek teröristler, tekbir getiren müslüman ''usame''ler değil; 5000 dolarlık takım elbise giyen bankacılar, borsacılar, işadamları, hitmanler ve başkan danışmanlarıdır fikri üzerine, bu kenelerin olmadığı venüs projesi * ile alternatif bir gelecek sunuyorlar. utopik dersem umudu kesmişim demektir. eğer sonradan yüzyılın pazarlama hareketi veya bu sistemin yedeği gibi bir boku çıkmazsa; ''why so serious''değil, ''why not'' diyorum.
zeitgeist the movie ile idrak yollarımızı tıkayan, bizi insanca yaşama isteklerimizi cennete erteleyerek bu modern köleliğe mahkum eden dini, militarizmi, yani sorunun elebaşlarını afişe ettikten sonra; addendum ile de şimdiki düzenin düzme pozisyonlarını anlatıp kendilerince çözümü sunuyorlar. gerçi petrolün son damlası yakılıp atmosfere kusulmadan ne rüzgara, ne jeotermale sıra gelecek. sonraki mecburiyet zaten.
neyse, tasarımlar, idea güzel. lakin bu insanlıkla mı olacak bu işler diye soruyor insan. insanın elde ettiklerinden vazgeçmeyen ve etmeyi umanlarının sınırsız hırsı ne olacak bakalım bu ütopyada. zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayanlar için tamam da bizi din ve vatan, millet, missisipiyle güdenler bu işe ne diyecekler bakalım. en alttakiler hariç herke'z' ucundan köşesinden eklemlenmiş bu sisteme. tıpkı agatha christie'nin doğu ekspresinde cinayet'i gibi. herkes suçlu. gerçekten prangalı olanlar da umutla yaşıyor. velhasıl çıkmazdayız. türk kızları gitsin de nereden kız gelirse gelsin misali; insanlar gitsin, mr. spockgiller gelsin, ancak onlarla başarıya ulaşır bu planlar gibi. ya da enseyi karartmayalım*, daha iyisi olana kadar ''herkes için'' en iyisi bu diyelim*.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar