bugün
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- hırvatistan9
- beni özleyenler elime mum diksin15
- anın görüntüsü15
- ılımlı islam5
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sümer dili6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- şanssız bir insan olmak4
- koç üniversitesi2
- kız kardeş2
- karamürsel2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- mutlu kalmak için öneriler2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- diyetteyken kitap okumak3
- yunanistan29
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- türk ateisti7
- arkadaşlar naber ya4
- ak parti2
- inşaat gürültüsü4
- en son aldığınız iltifat14
- slip mayo giyen erkek4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- nervio ile travertenlere gitmek4
- almanya11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- beynin dopamin salgılamaması3
- zorunlu eğitim6
- sevişirken video çekmek10
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
küçüğükene pek bi severdim rakip olarak gördüğüm takımların avrupa takımlarına yenilmesini. hoşuma giderdi, türkiyede şah olanların edirneyi geçince piyonlaşması.. belki de hedefsiz, iddiasız bi anadolu takımının taraftarı olmamdan kaynaklanıyordu bu durum. kahpe bizans diye nitelendirdiğimiz grubun fark yemesi, kaleye şut atamaması zevk veriyordu..
büyüdükçe ülke onurunun ne olduğunu anlamaya başladım. bu tür maçlardan sonra taşak geçilenin yenilen takım değil o takımın temsil ettiği ülke olduğunu gördüm.. tüm memleket yani, yani biz. sike sürülmeyecek espri anlayışları sayesinde turkey ve türevleri dışında taşak mevzusu bulamasalar da, dokunuyordu yine de..
işte bu sebeple bıraktım rakip takımı desteklemeyi ya da onalrın galibiyetleriyle mutlu olmayı. biz kendi içimizde birbirimizi yesek de, bi kaşık suda boğacak kadar nefretle dolsak da, temsil edilen hepimiziz..
sarı- lacivert, sarı- kırmızı, siyah- beyaz, bordo- mavi.. böyle maçlarda aslında hepsi kırmızı- beyaz. öyle olmalı en azından.. öyle bakmak gerek. ha yeniliriz, kendi kendimizle zaten eğleniriz biz, ama dışarısı başka aybalam. orda tek vücut olmak gerek, fanatizmi bi kenara bırakıp..
bu maç da çok zor. fenerbahçe yokları oynuyor, arsenal ise kendi liginde tozu dumana katıyor. harika futbolcuları, muhteşem bi teknik adamları ve izlemeye doyulmayacak bi oyun anlayışları var.. tüm bunlar yeterli mi galip gelmeleri için? büyük ölçüde evet. ama tamamen değil.. futbol bi yerden sonra yürek, inanmışlık işi.
biz biliyoruz ki fenerbahçe onları yenmek için yeterli yüreğe sahip ve inanıyorlar bunu başarabileceklerine. neden olmasın? denizlispor lyon'u elerken, kim tahmin etti? ya da galatasaray uefa kupasını kazandığı yıl fatih terim'den başka "mayıs ayını göreceğiz!" diyen var mıydı? hayır.. kimse ne denizlispor'un tur atlayacağına inandı ne de terim'in sözlerine katıldı. fakat başardılar..
bugün bi mucize daha gerçekleşebilir. bi destan daha yazılabilir.. yeter ki holiganlığı bırakıp, manevi de olsa, biraz destek verelim.. o renklere gönül verenler zaten yeterli fiziki desteği vereceklerdir..
büyüdükçe ülke onurunun ne olduğunu anlamaya başladım. bu tür maçlardan sonra taşak geçilenin yenilen takım değil o takımın temsil ettiği ülke olduğunu gördüm.. tüm memleket yani, yani biz. sike sürülmeyecek espri anlayışları sayesinde turkey ve türevleri dışında taşak mevzusu bulamasalar da, dokunuyordu yine de..
işte bu sebeple bıraktım rakip takımı desteklemeyi ya da onalrın galibiyetleriyle mutlu olmayı. biz kendi içimizde birbirimizi yesek de, bi kaşık suda boğacak kadar nefretle dolsak da, temsil edilen hepimiziz..
sarı- lacivert, sarı- kırmızı, siyah- beyaz, bordo- mavi.. böyle maçlarda aslında hepsi kırmızı- beyaz. öyle olmalı en azından.. öyle bakmak gerek. ha yeniliriz, kendi kendimizle zaten eğleniriz biz, ama dışarısı başka aybalam. orda tek vücut olmak gerek, fanatizmi bi kenara bırakıp..
bu maç da çok zor. fenerbahçe yokları oynuyor, arsenal ise kendi liginde tozu dumana katıyor. harika futbolcuları, muhteşem bi teknik adamları ve izlemeye doyulmayacak bi oyun anlayışları var.. tüm bunlar yeterli mi galip gelmeleri için? büyük ölçüde evet. ama tamamen değil.. futbol bi yerden sonra yürek, inanmışlık işi.
biz biliyoruz ki fenerbahçe onları yenmek için yeterli yüreğe sahip ve inanıyorlar bunu başarabileceklerine. neden olmasın? denizlispor lyon'u elerken, kim tahmin etti? ya da galatasaray uefa kupasını kazandığı yıl fatih terim'den başka "mayıs ayını göreceğiz!" diyen var mıydı? hayır.. kimse ne denizlispor'un tur atlayacağına inandı ne de terim'in sözlerine katıldı. fakat başardılar..
bugün bi mucize daha gerçekleşebilir. bi destan daha yazılabilir.. yeter ki holiganlığı bırakıp, manevi de olsa, biraz destek verelim.. o renklere gönül verenler zaten yeterli fiziki desteği vereceklerdir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar