bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- yaşanmamışların yası6
- en iyi vampir filmi4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- en iyi kurt adam filmi3
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak4
- gary oldman2
- claudian clouds33
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- the crow2
- cok da abartmaya gerek uok6
- insan ne ister4
- annem2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- anın görüntüsü25
- yazarların akşam yemekleri5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- günlük2
- sözlük kızlarının kekleri24
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- true'nun engelli olması6
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- kadınlar6
- okan buruk9
- true ile tatlı sert3
- önyargı2
- allah11
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- morkstar2
- sevdiğiniz yazarlar8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- islamda namaz yoktur30
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- fusya semsiyeli yabanci22
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- kürdistan10
- tai lung8
- seni tanıyorum4
- amedspor maçından korkmak3
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- victor osimhen2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
küçüğükene pek bi severdim rakip olarak gördüğüm takımların avrupa takımlarına yenilmesini. hoşuma giderdi, türkiyede şah olanların edirneyi geçince piyonlaşması.. belki de hedefsiz, iddiasız bi anadolu takımının taraftarı olmamdan kaynaklanıyordu bu durum. kahpe bizans diye nitelendirdiğimiz grubun fark yemesi, kaleye şut atamaması zevk veriyordu..
büyüdükçe ülke onurunun ne olduğunu anlamaya başladım. bu tür maçlardan sonra taşak geçilenin yenilen takım değil o takımın temsil ettiği ülke olduğunu gördüm.. tüm memleket yani, yani biz. sike sürülmeyecek espri anlayışları sayesinde turkey ve türevleri dışında taşak mevzusu bulamasalar da, dokunuyordu yine de..
işte bu sebeple bıraktım rakip takımı desteklemeyi ya da onalrın galibiyetleriyle mutlu olmayı. biz kendi içimizde birbirimizi yesek de, bi kaşık suda boğacak kadar nefretle dolsak da, temsil edilen hepimiziz..
sarı- lacivert, sarı- kırmızı, siyah- beyaz, bordo- mavi.. böyle maçlarda aslında hepsi kırmızı- beyaz. öyle olmalı en azından.. öyle bakmak gerek. ha yeniliriz, kendi kendimizle zaten eğleniriz biz, ama dışarısı başka aybalam. orda tek vücut olmak gerek, fanatizmi bi kenara bırakıp..
bu maç da çok zor. fenerbahçe yokları oynuyor, arsenal ise kendi liginde tozu dumana katıyor. harika futbolcuları, muhteşem bi teknik adamları ve izlemeye doyulmayacak bi oyun anlayışları var.. tüm bunlar yeterli mi galip gelmeleri için? büyük ölçüde evet. ama tamamen değil.. futbol bi yerden sonra yürek, inanmışlık işi.
biz biliyoruz ki fenerbahçe onları yenmek için yeterli yüreğe sahip ve inanıyorlar bunu başarabileceklerine. neden olmasın? denizlispor lyon'u elerken, kim tahmin etti? ya da galatasaray uefa kupasını kazandığı yıl fatih terim'den başka "mayıs ayını göreceğiz!" diyen var mıydı? hayır.. kimse ne denizlispor'un tur atlayacağına inandı ne de terim'in sözlerine katıldı. fakat başardılar..
bugün bi mucize daha gerçekleşebilir. bi destan daha yazılabilir.. yeter ki holiganlığı bırakıp, manevi de olsa, biraz destek verelim.. o renklere gönül verenler zaten yeterli fiziki desteği vereceklerdir..
büyüdükçe ülke onurunun ne olduğunu anlamaya başladım. bu tür maçlardan sonra taşak geçilenin yenilen takım değil o takımın temsil ettiği ülke olduğunu gördüm.. tüm memleket yani, yani biz. sike sürülmeyecek espri anlayışları sayesinde turkey ve türevleri dışında taşak mevzusu bulamasalar da, dokunuyordu yine de..
işte bu sebeple bıraktım rakip takımı desteklemeyi ya da onalrın galibiyetleriyle mutlu olmayı. biz kendi içimizde birbirimizi yesek de, bi kaşık suda boğacak kadar nefretle dolsak da, temsil edilen hepimiziz..
sarı- lacivert, sarı- kırmızı, siyah- beyaz, bordo- mavi.. böyle maçlarda aslında hepsi kırmızı- beyaz. öyle olmalı en azından.. öyle bakmak gerek. ha yeniliriz, kendi kendimizle zaten eğleniriz biz, ama dışarısı başka aybalam. orda tek vücut olmak gerek, fanatizmi bi kenara bırakıp..
bu maç da çok zor. fenerbahçe yokları oynuyor, arsenal ise kendi liginde tozu dumana katıyor. harika futbolcuları, muhteşem bi teknik adamları ve izlemeye doyulmayacak bi oyun anlayışları var.. tüm bunlar yeterli mi galip gelmeleri için? büyük ölçüde evet. ama tamamen değil.. futbol bi yerden sonra yürek, inanmışlık işi.
biz biliyoruz ki fenerbahçe onları yenmek için yeterli yüreğe sahip ve inanıyorlar bunu başarabileceklerine. neden olmasın? denizlispor lyon'u elerken, kim tahmin etti? ya da galatasaray uefa kupasını kazandığı yıl fatih terim'den başka "mayıs ayını göreceğiz!" diyen var mıydı? hayır.. kimse ne denizlispor'un tur atlayacağına inandı ne de terim'in sözlerine katıldı. fakat başardılar..
bugün bi mucize daha gerçekleşebilir. bi destan daha yazılabilir.. yeter ki holiganlığı bırakıp, manevi de olsa, biraz destek verelim.. o renklere gönül verenler zaten yeterli fiziki desteği vereceklerdir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar