bugün
- 30 lu yaşlar11
- şu anda ne yapıyorsun12
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- erkeklerin kadınsılaşması9
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- sözlükte altın günü yapmak11
- kamp yapmayı seven kadın2
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi4
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- insanların gözlem yapmaması7
- sigara içen erkek karizması3
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta2
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- eşek sucuğu16
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- yirmili yaşlar2
- iran'a saldiri var ameri kan pornosuna hayir2
- dengesiz biri olmak2
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- insanın bu hayattaki amacı17
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- maldivler6
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- yarın iş olması4
- aşık yorguni10
- kimseyi memnun edememek12
- dünyanın en güzel omleti5
- ankastre bozukluğu4
- şirinevler8
- hakan taşıyan2
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- allah6
- kendini feda etmek2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kızartma yağından sabun yapmak8
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- flört edinmek7
- üstteki yazar ne yapıyor5
- şeytan5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- biraderleri üst üste koymak7
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- cem yılmaz'ın kent d range grey içmesi2
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- kendini gizleyip geri gelen yazarlar2
bir deneme denemesi yapmadan önce sık sorulan bir soruya yanıt vermeliyim.
bana milyonlarca insan (tamam abarttım.) neden bu kadar az yazıyorsun diye soruyor. şu yanıtım yeterli olur umarım:
ben marangoz çırağıyım. ağaç ürünlerini işleyip masa, sandalye ya da yatak (çift kişilik yatak yaparken bir hüzün kaplar içimi.) gibi eşyalara dönüştürdükten sonra elimde kalan küçük parçalarla sevimli şeyler yapmaya çalışırım. bunları da çocuklara dağıtırım. bu bana inanılmaz keyif yaşatır. fakat biliyorsunuz ki dolar yükseldi ve bizim işler yavaşladı. bu yüzden çocuklara eskisi kadar fazla oyuncak yapamıyorum.
benim yazım sürecim de böyle. hikayeleri oluşturduktan sonra kalan parçalarla sizler için sevimli şeyler yazmaya çalışıyorum ve bunları sözlükte paylaşıyorum. yani bütünü değil, parçaları sunuyorum sizlere. bu durumda sizler, oyuncak dağıttığım o minicik çocuklar oluyorsunuz. sanırım doların yükselmesi yazılarımı da olumsuz etkilemiş ki sizlere bolca oyuncak veremiyorum.
biliyorum, içinizden "bu kılıksız herif yine saçmalıyor." diyorsunuz ama yapabileceğim bir şey yok.
şimdi sizlere bir parça daha hediye etmek istiyorum. hazırım, başlıyorum:
-içsel yolculuk-
kendimi tanımayı, incelemeyi, kendi içimde derinleşmeyi her zaman sevmişimdir. ruhumu kazıdıkça içimde hali hazırda bulunan ben'lerin yüzeye çıktığını görmek heyecan veriyor bana. bu heyecanı sık sık yaşayayım diye dünya işlerini her fırsatta toplayıp gözlerimden uzak bir köşeye istifler, içimde uzun yolculuklara çıkarım. yolculuk sırasında birçok duyguyu aynı anda yaşadığımı görebiliyorum: dünyanın bütün çingene'leriyle şarap eşliğinde dans edip eğlenirken yine onlarla birlikte sebebini bilmediğim bir hüznün gövdesine doğru ilerliyorum. bazen de dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan herhangi bir bireyin yerine geçtiğimi hissediyorum: wall street'te takım elbiseli bir ceo, burkina faso'nun kırık dökük sokaklarında akordeon çalan bir çocuk, kolombiya'da uyuşturucu ticaretine dahil edilen hamile bir kuryenin midesindeki kokain poşetinin patlaması sonucu doğmadan uçuşa geçme keyfini yaşayarak kafası bir dünya olan ve dünyaya gelmeden dünyayı siktir etme onuruna erişebilen esmer bir bebek...
bir dakika, çişim geldi.
geldim.
işte, ruhum bu şekilde farklı tatlar sunuyor bana. gün içinde bile bu derece değişken olan ruhum, yıllar sonra nasıl bir yapıya bürünecek? bana öyle geliyor ki içimdeki ben'ler fazlalaştıkça bütün parçalarımdan bir bir ayrılıp sürekli kendimden uzaklaşacağım.
pek iyi olmadı bu deneme en iyisi gelin ortaçgil dinleyelim.
https://youtu.be/6lO7wSZ_WL4
bana milyonlarca insan (tamam abarttım.) neden bu kadar az yazıyorsun diye soruyor. şu yanıtım yeterli olur umarım:
ben marangoz çırağıyım. ağaç ürünlerini işleyip masa, sandalye ya da yatak (çift kişilik yatak yaparken bir hüzün kaplar içimi.) gibi eşyalara dönüştürdükten sonra elimde kalan küçük parçalarla sevimli şeyler yapmaya çalışırım. bunları da çocuklara dağıtırım. bu bana inanılmaz keyif yaşatır. fakat biliyorsunuz ki dolar yükseldi ve bizim işler yavaşladı. bu yüzden çocuklara eskisi kadar fazla oyuncak yapamıyorum.
benim yazım sürecim de böyle. hikayeleri oluşturduktan sonra kalan parçalarla sizler için sevimli şeyler yazmaya çalışıyorum ve bunları sözlükte paylaşıyorum. yani bütünü değil, parçaları sunuyorum sizlere. bu durumda sizler, oyuncak dağıttığım o minicik çocuklar oluyorsunuz. sanırım doların yükselmesi yazılarımı da olumsuz etkilemiş ki sizlere bolca oyuncak veremiyorum.
biliyorum, içinizden "bu kılıksız herif yine saçmalıyor." diyorsunuz ama yapabileceğim bir şey yok.
şimdi sizlere bir parça daha hediye etmek istiyorum. hazırım, başlıyorum:
-içsel yolculuk-
kendimi tanımayı, incelemeyi, kendi içimde derinleşmeyi her zaman sevmişimdir. ruhumu kazıdıkça içimde hali hazırda bulunan ben'lerin yüzeye çıktığını görmek heyecan veriyor bana. bu heyecanı sık sık yaşayayım diye dünya işlerini her fırsatta toplayıp gözlerimden uzak bir köşeye istifler, içimde uzun yolculuklara çıkarım. yolculuk sırasında birçok duyguyu aynı anda yaşadığımı görebiliyorum: dünyanın bütün çingene'leriyle şarap eşliğinde dans edip eğlenirken yine onlarla birlikte sebebini bilmediğim bir hüznün gövdesine doğru ilerliyorum. bazen de dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan herhangi bir bireyin yerine geçtiğimi hissediyorum: wall street'te takım elbiseli bir ceo, burkina faso'nun kırık dökük sokaklarında akordeon çalan bir çocuk, kolombiya'da uyuşturucu ticaretine dahil edilen hamile bir kuryenin midesindeki kokain poşetinin patlaması sonucu doğmadan uçuşa geçme keyfini yaşayarak kafası bir dünya olan ve dünyaya gelmeden dünyayı siktir etme onuruna erişebilen esmer bir bebek...
bir dakika, çişim geldi.
geldim.
işte, ruhum bu şekilde farklı tatlar sunuyor bana. gün içinde bile bu derece değişken olan ruhum, yıllar sonra nasıl bir yapıya bürünecek? bana öyle geliyor ki içimdeki ben'ler fazlalaştıkça bütün parçalarımdan bir bir ayrılıp sürekli kendimden uzaklaşacağım.
pek iyi olmadı bu deneme en iyisi gelin ortaçgil dinleyelim.
https://youtu.be/6lO7wSZ_WL4
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar